İnsani Yardım Derneği (İHH) Gaziantep Eski Şube Başkanı Mehmet Emin Arslan, 16 Nisanda gerçekleşecek referandumla ilgili Referans gazetesine değerlendirmelerde bulundu.

16 Nisan referandumunun sadece bir seçim olmadığını dile getiren Arslan, Emperyal güçlere, dünyayı yöneten ve gücü üstün tutan zihniyete karşı verilebilecek ciddi bir cevap olacağını söyledi. Arslan, “Dünyanın beşten büyük olduğunu ortaya koyan bir zihniyetin varlığına inanıyoruz. İsrail’e ‘one minute’ diyen, Filistin’deki mazlumlara, mağdurlara sahip çıkan, yakın zamanlarda Irak ve Suriye de yaşanan acı olaylardan sonra Türkiye’nin ev sahipliği, tutumu, kucak açmış olması göz ardı edilemez bir durumdur. Halkımızın mazlumlar, mazlum coğrafyalar adına yaşanmış yakın tarihi göz önüne alarak referandumda oy vermesini istiyoruz ve biz inanıyoruz ki mazlumlar adına oy kullanılacaktır. 16 Nisan bir cevaptır. Bu referandum yerli olan yani; bize ait olan, bizden olanlar ile ithalin bir anlamda savaşı olacak.” dedi.

“ MAALESEF ACI, GÖZYAŞI VE KATLİAM GÖTÜRDÜLER” 

16 Nisanda gerçekleşecek referandumla ilgili Referans gazetesine değerlendirmelerde bulunan (İHH) İnsani Yardım Vakfı Gaziantep Şube Eski Başkanı

Mehmet Emin Arslan, “ 16 Nisan tarihinde ülkemizde yeni anayasa ile ilgili bir referandum söz konusu. Bu referandumun mahiyeti, kesinlikle yeni bir anayasadan dada büyük anlam taşımaktadır. Bizler yıllardır mazlum coğrafyalarda bulunan, oralarda gezen ve oralarla ilgili projeler üreten bireyleriz. Şuanda yeni anayasanın mazlum coğrafyalar için çok ama çok önemli olduğu noktasında bir kanaate sahibiz. Çünkü; yer yüzünde şuanda emperyal güçlerin hakimiyeti söz konusu. Özellikle kuvveti, gücü, iktidarını egemen tutan ya da tutmak isteyen yapının dünyada son 200 yılda hâkimiyetlerini ortaya koymak istediler. Dünyanın neresine giderlerse gitsinler mutlaka kan, gözyaşı, matem götürdüler. İnsan hakları demokrasi diyerek maalesef bu coğrafyalara köleliği, sömürgeci anlayışlarını götürdüler. O coğrafyanın tümünü sömürdüler. Son 15-20 yıldır Türkiye’ de bu sömürgeci zihniyete ve yapılara karşı bir akım gelişmiş olmakta. Bu yeni değişikliğinde bu açıdan önemini hissediyoruz, görüyoruz. Emperyal güçlere, dünyayı yöneten ve gücü üstün tutan zihniyete karşı bir başkaldırı mahiyetinde algılıyoruz. Mazlum coğrafyalarda biz bunu görüyoruz. En son gittiğimiz birkaç ülkede; Sudan, Pakistan her iki ülkede de gerçekten bu minvalde bir beklenti söz konusu. Bu referandumu Biz de bu açıdan değerlendiriyoruz. Çünkü; sömürgeci güçler; 1. dünya savaşında 10 milyon insanı, 2. Dünya Savaşı’nda10 milyon insanı son gelinen noktada da aşağı yukarı 10 milyon insanı öldürdülererek  Toplamda (30 milyon insanı) katlettiler, sürgün ettiler ve gittikleri yerlere güya insan hakları, demokrasi götüreceklerdi ama maalesef acı, gözyaşı ve katliam götürdüler. Biz bu açıdan 16 Nisan referandumunu onlara verilebilecek ciddi bir cevap olacağını düşünüyoruz. En azından mazlum coğrafyaların savunuculuğunu yapan, dünyanın beşten büyük olduğunu ortaya koyan bir zihniyetin varlığına inanıyoruz. İsrail’e ‘one minute’ diyen, Filistin’deki mazlumlara, mağdurlara sahip çıkan, yakın zamanlarda Irak ve Suriye de yaşanan bu acı olaylardan sonra Türkiye’nin ev sahipliği, kucak açmış olması göz ardı edilemez bir durumdur. Halkımızın mazlumlar, mazlum coğrafyalar adına yaşanmış yakın tarihi göz önüne alarak referandumda oy vermesini istiyoruz ve biz inanıyoruz ki mazlumlar adına oy kullanılacaktır. Bu referandum yerli olan yani; bize ait olan, bizden olanlar ile ithalin arasındaki bir mücadeledir.” ifadelerini kullandı.

MANSUR YALVAÇ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here