Çok uzun zamandır yaz(a)mıyordum. Öncelikle özür diliyorum. Uzun bir bekleyişten sonra  şehrimizde tramvayın işlemeye başlaması ve sayın Müteharrika’nın tahrikleri yazmaya mecbur etti. Bundan sonra arayı fazla uzatmadan, “yatar”lıktan yazarlığa terfii edebilmek için yazmaya çalışacağım.

Ortadoğu’da 21. Yüzyıl yeni başlıyor.

Son günlerde oldukça önemli bir kırılma döneminden geçiyoruz. Bir yandan Ortadoğu’da yüzyıllık siyasi yapının değişme sancıları, arka arkaya patlayan isyanlar, Libya’ya askeri müdahale öte yandan  Türkiye’de devlet içindeki derin yapılanmanın çözülmeye başladığı Ergenekon ve bağlantılı davalar.

Ortadoğu’da yirmibirinci yüzyıl yeni başlıyor. 1902’de İran’da petrolün bulunması ile başlayan, büyük güçlerin çıkarları etrafında şekillenmiş siyasal yapıların artık devam ettirilemeyeceği anlaşıldı. Tunus’ta başlayıp, diğer ülkelere de hızlı bir şekilde yayılan halk hareketleri bölgede geri dönülemez yeni bir sürecin başladığını gösteriyor. Bu süreçte tarihe tanıklığımız kadar sürece ne kadar dahlimizin olacağı da önemi bir mesele. Gelişmeler bölgede yaşayan halklar açısından özgürlük ve demokrasi taleplerini dile getirmeleri açısından oldukça önemli gelişmeler. Ancak bu sürecin kimler tarafından nasıl kullanılacağı ciddi bir soru işaretleri içeriyor. Bu bölgede birilerinin bizim için yazdığı senaryoda, ustalıkla hazırlanmış rolleri oynamak veya oyunu bozmak arasında oldukça ince bir çizgi var. Bu nedenle süreci çok dikkatli takip etmek gerekiyor.

İki gün önce olaylar Suriye’ye de sıçradı. Dera’da başlayan Cuma günü Şam’da devam eden, 100 kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylar başlayan hükümet karşıtı gösteriler bölgeyi, özellikle de Gaziantep’i yakından ilgilendiriyor. Suriye ile ekonomik ilişkilerin artması Gaziantep ekonomisini olumlu yönde etkiledi. Gaziantep bölge açısından hem ticari ilişkiler hem de turizm açısından oldukça önemli bir potansiyel içeriyor. Hızla gelişen ilişkiler şehrimizin büyümesine de önemli katkıda bulunuyor. Suriye’de meydana gelecek bu tür bir karışıklık şehrimizi de olumsuz yönde etkileme potansiyeline sahip görünüyor. Beşşar Esad’ın demokratikleşme taleplerine olumlu yaklaşımı, vaadlerin bir an önce gerçekleştirilmesi bölgenin istikrarı açısından oldukça önemli.

Ergenekon’da neler oluyor?

Öte yandan Ergenekon sürecinin Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir dönemeç olduğu kesin. Ancak son günlerdeki gelişmeler neler oluyor dedirtecek cinsten. Basılmamış bir kitabın kopyasının silinmesi için yayınevine ve gazeteye baskın yapılması anlaşılır gibi değil. Basılmamış bir kitabın yasaklanması bir tarafa, bilgi aktarımının bu kadar kolaylaştığı bir dönemde bir dosyayı milyonlarca kez çoğaltıp, farklı şekillerde dağıtabilirsiniz. Kimse de buna engel olamaz. Son günlerde gerçekten anlayamadığım bir şeyler var. Birileri bu süreci “sulandırmaya” mı  çalışıyor acaba. Türkiye’nin daha demokratik bir ülke olmasının kesinlikle bu sürecin sağlıklı bir şekilde sonlandırılması ile mümkün olacağına inanıyorum .

 

 

26.03.2011