agd_logo_g.antep

Kardeş ülke Mısır’da darbe yönetiminin kontrolündeki yargı daha önce aldığı 529 idam kararının üzerine 683 idam kararı daha almıştır. Aralarında İhvan-ı Müslimin’in Genel Mürşidi Muhammed Bedii’nin de olduğu İhvan yöneticilerine ve mensuplarına verilen bu yeni idam cezaları da elbette kabul edilemez. Aklıselim sahibi herkes bu cezaların hukuki bir dayanağının olmadığının farkındadır.

 

Mısır’da darbe ile yönetime el koyan cuntanın bu süreci uluslararası destek olmadan işlettiği düşünülemez. Elbette bu sürece destek olanlar Mısır’daki kaos ortamından fayda umanlardır. Biz İslam coğrafyasındaki çatışmalardan ve karmaşadan sadece ve sadece ırkçı emperyalizmin beslendiğine inanmaktayız. Tarih, ırkçı emperyalizmin taşeronluğunu yaparak kendi halklarına karşı zulmedenlerin, kullanılma süreleri bitip buruşturulup atıldıklarında tutunacak bir dal bulamadıklarını defalarca yazmıştır.

 

Geçtiğimiz yıl 3 Temmuz’da meydana gelen askeri darbenin kardeş ülke Mısır’a, kardeş Mısır halkına, Mısır’ın geleceğine zerre kadar bir faydası olmadığı gibi, bizzat bu darbede taşeronluk yapanlara da herhangi bir fayda sağlamayacaktır. Bu darbeden ve darbecilerin kontrolündeki yargının idam kararlarından çıkarı olan tek merkez Siyonizm’dir.

 

Bir ülkenin yöneticileri ya da bir devlet kendi halkının iradesine ya da tercihlerine karşı en acımasız bir şekilde yaptırımlar uygulayarak ilelebet ayakta kalamaz. Zulüm ilelebet devam edemez. Hiçbir hukuki dayanağı olmadan, üstelik askeri bir darbenin gölgesinde kalınarak alınan idam kararları ile Mısır’da barış ve huzur ortamının da tesis edilemeyeceği açıktır.

 

529 idam kararından sonra başta Türkiye olmak üzere, İslam ülkelerinin her biri, insan hak ve özgürlüklerinden dem vuran her kuruluş, sözde askeri darbelere karşı Batılı ülkeler tepkilerini Mısır’daki darbe yönetimine gerçekten iletmiş olsalardı bu yeni idam kararlarına cüret edilemezdi. Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi uluslararası resmi platformların Mısır üzerinde en ufak bir yaptırım gücü yoktur. İkincisi Mısır’a gösterilen tepkiler en ufak bir yaptırım içermeyen sözde tepkilerdir. Maalesef biz ikincisinin olduğunu düşünüyoruz ve bu konuda gerçekten çaba sarf etmeyen uluslararası resmi tüm makamları ve kuruluşları samimi olmaya davet ediyoruz.

 

 

Her türlü haksızlık ve hukuksuzluğa rağmen Mısır halkı ve İhvan-ı Müslimin taraftarları yaşanılan bu süreçte itidal ile hareket etmelidirler. Darbe yönetimince uygulanan şiddet ve hukuksuzluğun amacının Mısır’da bir iç savaş ortamı oluşturmak olduğuna dair endişelerimiz devam etmektedir. Muhtemel bir iç savaşın kazananı yine ırkçı emperyalizm ve Siyonizm olacaktır. Mısır halkı ve İhvan-ı Müslimin haklı mücadelesine gölge düşürmeden idamlara karşı tüm tepkilerini ortaya koymalıdırlar.

 

Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak,  her zaman olduğu gibi kardeş ülke Mısırın geleceğinin ve kardeş Mısır halkının geleceğinin yanında olmaya devam edeceğiz. Aynı şekilde bölgenin tüm ülkelerinin ve halklarının barış ve huzura kavuşmasının ancak ve ancak İslam Birliği yolunda atılacak adımlarla sağlanabileceğini de haykırmaya devam edeceğiz.

 

Irak’ta rutine bağlanmış bombalama olaylarının, Suriye’deki iç savaşın, Mısır’da işletilen darbe sürecinin ve coğrafyamızı kana bulayan diğer olayların arkasında Siyonizm’in olduğunu ısrarla vurgulamaya devam ediyoruz. ABD, AB ve İsrail bu sürecin dışında değildir. NATO bu sürecin dışında değildir.

 

Yapılan açıklamalarda Siyonizm gerçeği, ABD, AB ve İsrail gerçeği ifade edilmiyor da sadece darbeci Mısır yönetiminden ve birkaç Körfez ülkesinden dem vuruluyorsa maalesef vicdan ve duyarlılık sahibi kitleleri manipüle etmekten öteye gidilmiyordur.

 

Buradan ülkesi ılık suda bekletilmekte olan ya da bizzat ateşin ortasına atılmış olan tüm mazlumlara sesleniyoruz:

 

Yeryüzünde sömürülen, ezilen, yoksul ve yoksun bırakılan ve çocuklarının oluk oluk kanı akıtılan toplumlar bütün bu zulümlere karşı ortak bir irade beyanında bulunmadığı müddetçe değişen bir şey olmayacaktır. Hakkı üstün tutan bir anlayışla Yeni Bir Dünya’nın mutlaka kurulması gerekmektedir. Olup bitenler bu coğrafyadaki farklı çevrelerin üç günlük iktidar ve çıkar hesapları nedeni ile bu ideali tehir etmeleri ve ırkçı emperyalizm ile işbirliğine gitmelerinin neticesidir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here