AİLE YAPIMIZ İFSAD EDİLİYOR!

Kapitalizmin hızlı ve azgın bir tarzda geliştiği ve “tüketim toplumu” zaaflarının her alanda fazlasıyla yaşandığı  kâr mantığını,  izzetli ve erdemli bir hayat yaşama çabasının önüne çıkarmaktadır. Maalesef toplumumuzda; Bir başkasına fiziki müdahale olmadıkça  “isteyenin istediğini yaptığı, aldığı ve sattığı” bir toplum düzeni anlayışının bireysel hak ve özgürlükler adı altında yaygınlaştırılıp, dayatılmaya
çalışılmakta ve ilkesiz, değersiz, ahlaksız bir toplum yapısı oluşturmaya yönelik sistematik bir kampanya yürütülmektedir.

Gaziantep’te bir AVM’nin tuvaletinde  “Yanınızda bulunsun”  sloganıyla bulunması ve satılması batılı ülkelerde ahlaki ve toplumsal çöküşün bir simgesi olarak değerlendirilirken, aynı manzaranın ülkemizde şüphesiz birilerinin kârını, gelirini artırırken,  aynı zamanda toplumun ahlakını ise çürütmektedir!
Geçmişte televizyonlardan evlerimizin içine boşaltılan  ahlaksızlık için  “düğmesi yok mu, kapatın” pişkinliğiyle savuşturmaya kalkan vurdumduymazlık, günümüzde sokaklara taşan rezilliğe de “bakmak zorunda değilsiniz, kafanızı çevirin” önermesiyle geçiştirmekte  ve aynı vurdumduymazlık, aynı zihniyet devam etmektedir.
Oysa ne birilerinin kâr hırsının, ne de ahlak yoksunluğunu özgürlük diye çarpıtan zihni bulanıklığın bedelini ödemek  ve halkın inançlarıyla, değerleriyle çelişen, toplumu dejenere etmeye yönelik girişimlere katlanmak zorunda değiliz!
Halkımız yediden yetmişe birçok vatandaşımızın alışveriş için gittiği mekanlarda, nesilleri hedef alan bu tür uygulamalara seyirci kalınmaması ve aleni bir ifsad kaynağı olan bu tür faaliyetlerin görmemezlikten gelinmemesi hususunda yetkilileri uyarıyoruz.

İSTİSMARA GÖZ YUMAMAYIZ

Suriye’de iç savaşın yaşandığı ve bu sebepten dolayı Ülkemize sığınan bir milyonu aşkın sığınmacıların büyük çoğunluğunu kadın ve çocuklar oluşturmaktadır.
Ancak, üzücü olan bir gerçek var ki, kadın ve çocukların çoğu zaman istismara, açlığa, taciz ve tecavüzlere maruz kaldıklarıdır. Çoğu zamanda art niyetli kişilerin “iyilik ve yardım” gerekçesiyle Suriyeli kadınların çaresizliklerinden yararlanmaya çalıştıkları aşikardır.
Çaresizliğin ortaya çıkardığı bu insanlık onuruna aykırı durumları ortadan kaldırmak, her türlü kadın ticaretini ve istismarını engellemek,  iman, ahlak ve namus sahibi herkesin boynunun borcudur.

Biz Saadet Partisi olarak, 40 yıldır “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyerek, yaşanabilir bir Türkiye’nin, iyinin, doğrunun, güzelin ve hakkın hakim olmasının mücadelesini veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz.