aecf703685ffeb0cd1aa9336b37b199d_400x400

Parmağını uzatıp “şu nedir” diye soran birine “o parmaktır” cevabı verilmez, çünkü asıl olan parmağın göstermek istediğidir.

İşte “Algı Yönetimi” dediğimiz olgu, aya bakılmasının istenmediği durumlarda parmağın öne çıkarılması veya kafasını kaldıran adamın yıldızlara bakmasını sağlama sanatıdır.

Mesela:

Kandildeki PKK mevzileri bombalandığı halde, “bu operasyonlar oy vermeyen kürt halkına karşı yapılıyor” demek,  “algı yönetimi” nin ta kendisidir…

Türkiye’ye karşı parmakla sayılabilecek kadar eylem yapan DAEŞ’i, PKK’dan daha büyük bir sorun ve tehditmiş gibi yansıtmak “algı yönetimi” nin ta kendisidir…

DAEŞ militanlarının büyük bir kısmı ajan ve ruh sağlığı yerinde olmayan kişilerden oluşmasına rağmen bu örgüte islami örgüt demek “algı yönetimi” nin ta kendisidir…

DAEŞ’ e gittiği kanıtlanmadığı halde silah taşıyan MİT tırlarıyla ilgili koparılan vaveylanın yarısının bile PKK’ya silah taşıdığı kanıtlanan milletvekili için seslendirilmemesi “algı yönetimi” nin ta kendisidir…

CIA, FBA, MOSSAD, KGB gibi örgütlerden habersiz hiçbir iş yapmayan  istihbaratçılarla ilgili tek bir haber yapılmazken, MİT’ i tamamen milli bir unsur haline getiren müsteşarla ilgili bazı devletlerle iş tutuyor demek “algı yönetimi”nin ta kendisidir…

Ülkedeki birkaç şaibeli ölümden dolayı ülke ziyaretini yarıda kesmediği için başbakanı günlerce manşetlerden düşürmeyip, kendisi için ölen insanlara operasyon yapıldığı esnada havuz sefası yapan lider ile ilgili tek bir manşetin bile yapılmaması “algı yönetimi” nin ta kendisidir…

Barış süreci devam ederken hep alttan başka hesaplar yapan ve verdiği hiçbir sözü tutmadığı gibi eylem ve öldürmelere devam eden PKK yerine, sürecin sona ermesinden PKK dışındaki herkesi suçlamak “algı yönetimi”nin ta kendisidir…

Türklerin ve kürtlerin kitlesel olarak birbirlerini asla düşman görmedikleri halde PKK olayını türk-kürt kavgasının sonucuymuş gibi göstermek “algı yönetimi”nin ta kendisidir…

Yalan olduğunu bile bile Zergele Köyü’nde  “sivil ve hamile kadın öldürüyorlar” diye feryat ederek, hamile taşıyan ambulansların yakılması, küçük çocuğunun gözleri önünde sivil olarak dolaşan polisin öldürülmesini normal bir şeymiş gibi göstermek “algı yönetimi” nin ta kendisidir…

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

ilk  “Algı Yönetimi” şeytan tarafından denenmiş ve adem sonsuzluk vaadiyle algısı yönetilen ilk kurban olmuştur.

Her asrın öne çıkan bir takım algıcıları ve kandırıcıları olsa da, günümüzün en büyük oyalayıcı ve kandırıcısı, “Algı Yönetimi”dir.

Çünkü “Algı Yönetimi”, en büyük yardımcısı olan iletişim ve sosyal ağlar sayesinde o kadar hızlı gelişiyor ki…

Allah, hakkı hak bilip ona uymayı; batılı batıl bilip ondan uzak durmayı nasip eylesin…

Selam ve dua ile…

1 YORUM

  1. algının kralı iktidar tarafından yapıldığı halde ,bunu görmezden gelmek te algı yönetimine girer mi Bülent kardeş?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here