user_5  Tarih: 19 Ekim 2009

  Yani bundan tam beş yıl önce

Gaziantep’i seven birkaç gayretkeş insan bir araya gelir:

“Gaziantep’i en çok biz seviyorken, insanı en çok biz seviyorken neden hep başkaları arz-ı endam edip toplumu yanlış yönlendiriyorlar? “  diye soruvermişler. Sorularına cevaplar aramışlar. Ve ardından “anteppress” adında nurtopu bir haber sitemiz oluvermiş.

İyi ki oluvermiş !…

Çünkü; mazlumlar, mustazaflar, sancısı olanlar, ezilmişler, zayıflar, fakirler, işçiler, işsizler,  hiç kimse tarafından fark edilmeyenler, önemsizce ve özensizce dışlanmışlar, hakları ellerinden alınanlar, haklarını koruyacak avukat bulamayanlar, hiç kimseye seslerini duyuramayanlar, hep haksızlığa uğradığı halde hiçbir hakkı verilmeyenler, seslerini duyuracak bir yola kavuşmuş oldular.

İyi ki oluvermiş !…

Çünkü; zalimler, ezenler, sömürücüler, emiciler, patronlar, kodamanlar, müstekbirler, gizli kulisçiler, kumpasçılar, zehirciler, dikeyciler, paralelciler, yandan çakanlar, üstten bakanlar, çelme takanlar, benim adamlarım var hallederim-ciler, param varan satın alırım-cılar, reklam verir sustururum-cular karşılarında dimdik duran birilerinin olduğunu görmüş oldular.

Yurtlarından kovulmuşların sığınağı, sokaktaki evsizlerin evi, sesini duyuramayanların sesi, aç kalanların ekmeği, üşüyenlerin tüten sıcak ocağı, emeği gaspedilenlenlerin sözcüsü, yitiğini arayanın gözcüsü olmaya çalıştı anteppress…

Bunun içindir ki bizim açımızdan: Bir çocuğun gözyaşı, pahalı şaraplardan; bir yetimin başını okşayan el, güçlülerin elini sıkan ellerden; gönüllere giden yollar, uzaya giden yollardan; bir mültecinin kısık sesi, bir yerlinin sarhoş narasından; bir çadırdaki pilav, beş yıldızlı restoranttaki kebaplardan; kenar mahallelere yapılan asfalt,  sitelere yapılan kilittaşından daha değerliydi ve  haber yapmaya da daha layıktı.

Biz eğilmeden, korkmadan, yılmadan hep doğruları yazmaya; konjöktürün, patronların, zenginlerin üst perdeden söylediğine değil, vicdanların fısıltılarını duymaya çalıştık.

Yazarlarımız mı? Onlar sadece ruhsuz bir klavyeyle yazı yazan değil; düşünen, sancı duyan, koşturan, hisseden, halkla birlikte olan, halkın sesiyle seslenen bir duyarlılıkta oldular.

Dolayısıyla bu sitede gördüğünüz her şey, büyük emeklerle oluşan ve titizlikle, alınteriyle yoğrulan bir çalışmanın ürünü.

Siz de bizimle birlikteyseniz; “arada bir tıklarım”, “önemsizce tararım” modunda olmayın lütfen.

Sahip çıkın, sorgulayın, eleştirin ama bizi sadece “sanal bir arkadaş” olarak bilmeyin.

Gayret bizden, teşfik sizden, tevfik Cenab-ı Hak-tan’dır.

Selam ve dua ile…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here