ContactPhoto-IMG_20140310_161725utf

Camianın, Ak Parti ile olan asıl derdinin;

temiz siyaset,

yolsuzluğun önlenmesi,

gelecek nesillerin dindarlaştırılması,

bu ülkeye en iyi hizmet edeni bulma arayışı,

mit müsteşarlığı kadrosunun verilmemesi,

ülke içindeki etkinlik ve kadrolaşmalarının engellenmesi,

dershane ve okulların kapanması,

veya kurum ve projelerine yeterli desteğin verilmemesi gibi nedenler olmadığı aşikar.

Peki camianın asıl derdi ne?

Bu sorunun cevabını şöyle bir açılımla aramaya çalışalım:

Ak Parti’de arayıpta bulamadığınız ve başka bir partide bulmayı ümit ettiğiniz ne var?

Mesela diğer partiler hakkında kimsenin bilmediği İlhami bir bilginiz mi var?

diğer partilerin ekonomik ve sosyal vaatleri çok mu ikna edici?

Din ve diyanetle ilgili vaatlerinden mi etkilendiniz?

Yolsuzluk yapmayacaklarına dair kesinleşmiş bir kanaatiniz mi oluştu?

Veya camianıza verilecek destek konusunda sağlam vaatleri mi var?

Umardık ki bunlardan biri olsun!

Maalesef, asıl sebep bunların hiçbirisi değil ve bunu herkes biliyor…

Peki neden temel meselenin; iktidar ve güç gösterisi, bir boyun eğdirme ve burun sürtme operasyonu olduğunu veya patronlarınızın böyle buyurmasının sonucu olduğunu itiraf etmiyorsunuz?

Çünkü itiraf etmek ikinci adımda tevbe etme ihtimalini doğurur.

Ve bir şey daha:

Normal şartlarda, kendisini dindar diye niteleyen bir insan veya gurup oy verirken; ülkedeki dini faaliyet ve çalışmaların önünü açacak bir partiye meyilli davranır ve bu saiklerle oy vereceği partiye karar verir. Geçmişte “genel karakterleri olmadığı halde” dini vaatlerde bulunarak oyunu yükselten partilerin varlığı buna en güzel delildir.

Şimdi final olsun babından şunu söyleyebilir miyiz?

daha önceleri Nurlu Süleyman’a, Özal’a ve hatta Ecevit’e “hem de Erbakan gibi bir siyasetçiye rağmen” destek vermedeki, yine 10 yıl boyunca hem de ölümüne Ak Parti’ye destek vermedeki refleks ve sebepler her ne ise;

Bugün, hem de ölümüne Ak Parti’ye düşman olmadaki refleks ve sebepler aynı.

Not:

Bu acı ve elem dolu satırları yazdığım için çok üzgün olduğumu belirtmek isterim ve benim gibi binlerce insanın duygularıyla oynayanların Ruz-i Mahşerdeki hesaplarından çok endişe ederim.

Allah; eğer “Sırat-ı Mustakim” de isek ayaklarımızı sabit kılsın, eğer değilsek Fatiha’da okuduğumuz gibi bizi “Sırat-ı Mustakim” e iletsin (amin)

Selam ve dua ile…