Ramazan ÇETİN Yazdı…

 

Bir bilge ve filozof aralarında tartışmaktadırlar. Bilge, filozofla birlikte girdikleri gül bahçesindeki güllerin, çiçeklerin, sevincinden aşkından bahseder. Her gülün bir aşk olduğunu, aşkının bu sevgiyle dolduğunu ifade eder. Ve şöyle konuşur : “Ben, şu an güllerin ve çiçeklerin sevgiyle açtığını, sevgiyle koktuğunu, onların sevgiyle yaşadığını düşünüyorum, biliyorum.

Bunun üzerine filozof der. “Nereden biliyorsun güllerin çiçeklerin sevgiyle dolduğunu, âşık olduğunu. Hem sen çiçeklerin, güllerin dilini ne biliyorsun?” Bilge, Aşkın dili olmaz, der. Aşkın dili dilsizliktir. Ben onların sevgiyle aşkla dolduğunu,  kalbimden, içimden yüreğimden biliyorum. Bana kalbim haber veriyor. Haberin kalbi, kalbin haberidir.

Yüreği aşk ile dolana ne mutlu! Âşık olan ayıplardan beridir, aşkın yolu aşığın gözleridir. Aşka kalbinden başka yer vermeyen ne yücedir, aşk sevene bir kılavuz, hayat bir veren bir candır. Aşksız sevgisiz yaşam cana hicrandır! Mademki aşktır varolamın anlamı, aşk ile var kılmalı cihan-ı eyyamı. Gördümse her güzelliği aşkın bahçesinde gördüm, her zerrede her kürede ondan bir güneş gördüm. Âşık kalbini sevgiliye yar kılmıştır, kalbi âşık olan her mevsimi bahar bilmiştir..

Her mevsimi  bahar kılan, kendini Mevlaya yar kılmıştır….

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here