Ramazan Çetin yazdı…

WP_20141006_064

     Ey  Dost! Yıllardır aynı yollarda gidip gelmektesin,koskoca ömrü heder etmektesin,alem yalnızca gidip gelmek midir,yaşamak sadece nefes almak mıdır,eğer Rabbin ışığı hayatımızı aydınlatmazsa O’nun nuru ruhumuzun aydınlığı olmazsa ne diye yaşamak söyle.Hem biz  şu alemde neyin bekçisiyiz,ne için bekleriz.Kimi bekleriz.Çıkalım artık nefsin  karanlık   mağarasından,sevda güvercinini aşkın tohumuyla besleyelim,her an sevgiliyle berabermiş gibi yürüyelim.Eğer canı canan derman olmasaydı gönlümüze,inan ki bıkardık yaşamaktan,ve uzak olurduk insan-ı kamil olmaktan.Her  sabah nasıl taze bir doğuşsa,her gün nasıl  yeni bir günse,her gül nasıl kendini kokarsa  öyle de kokalım kendimiz gibi.Yani bir gül gibi.İnsan bir kelebek gibi özgür olmazsa,bir karınca kadar çalışkan olmazsa söyle işe yarar mı? Sevgisi olmayanın kalbine rahmet kuşu konar mı?

 

        Ey Can! Seni ebedi sevgiliye davet ediyorum.Gül kokulu bir iz kalmalı ardından,sevgiliye el açmalı çiçekler kalbin sokaklarından,umut ve aşk doğmalı yarından.Kutlu  bir bahar   gibi  ağarmalı  ebedin sabahına,sevgi ve iman  ışıkları  vurmalı mahşerin   semalarına.Derler ki insanlar, hep fazla toplayalım.Ama unutma ki fazla toplamak az  kalmaktır,az kalmak kemale ermemektir.İnsan nice zaman kendi elleriyle kendini acınacak duruma düşürür.Sen mütevazı  yüreğinle mabede koşarken  duyduğun sevinci mal biriktirme hırsıyla kendini yeyip bitirenin öfkesine  değişir misin? Yalnızca kime  muhtaç olduğunu bilendir arif, ihtiyacını  Halik-ı Rahime sunandır abid.Bilgiyle kalbini gölgeleyenle yoktur işimiz,şefkat ve merhamet sahibi olanadır gidişimiz.Aldırma halkın deli demesine,deli(!) olmayanda  akıl arama.Gecenin karanlığında parlayan yıldızlar gibi ol daima,göklerin derinliğinden ilham alan aşık gönüllere yön ver ışıklarınla, huzur armağanlarıyla dön kalplerin yurduna.Güneşin batışı nasıl doğuş oluyorsa sende, battığın yerde doğacaksın yeniden.Hakkın yurduna yürüdükçe doğuşların/yücelişlerin  anası olacaksın.En güzel mutluluk,en büyük saadet sen hiçlik ufkunda batarken, şems-i hakikatin sende tülü etmesidir.Kalbinin ve  ruhunun aşkla ve imana ebedi Sevgiliye  yürümesidir. Cahiller uğursuzluğu kendinden uzakta bilir,oysa uğursuz taşlar insanın nefsinden kendine yuvarlanır.Her fenalığı kendinden,her iyiliği,güzelliği,kemali Rabbinden bilmelisin.Dolmak isteyen boşalmalı,boşalmak  dileyen   dolmalıdır.Kendinde kal ki sevginin tatlılığı kucaklasın seni.

Selam ve dua ile.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here