Çok şükür, eğitim sistemini eleştiren ve bu sistemin silkinip, dirilmesinden söz eden birileri oluyor. İnanın çocuğumuzu okula göndermeyi düşünmüyoruz lâkin yerine ne koyabileceğiz? Çocuklarımız ecdâdımızı, bizim düşünürlerimizi ne zaman nerede öğrenecek?

Ben üniversite de dahil hiç bir zaman hiç bir hocamdan dinlemedim bize ait âlimleri ve söylemlerini. Sorsanız, tüm batı düşünürlerini kuramlarıyla birlikte söylerim size. Bilmeyelim demiyorum fakat eksik öğrenmeyelim diyorum. Bizi biz yapan değerlerden mahrum kalmayalım diyorum.

Benim çocuğum okula başladığında sayı saymayı okumayı biliyorsa ne yapacak, bilmeyen arkadaşlarını beklemek zorunda kalacak, belki okuldan soğuyacak.Sonra sıkıldığı için yerinde durmak istemeyecek hocası da teşhisi koyacak; ” “dikkat dağınıklığı” , “hiperaktivite” var çocuğunuzda. ” Okuldan eve geldiğinde uyuyana kadar, dersi çocuğun yaşam alanına nüfuz ettirememiş hocasının verdiği testlerle, ödevlerle boğuşacak. Elbette biz de oturup masaya saatlerce test çözeceğiz çocukla. Çünkü Ali’yi Ayşe’yi geçmesi lazım. Veli toplantısında çocuğunuzun ilk koşuda 1. gelmesi lazım ki siz iyi bir anne baba olun!

En iyi (!) ihtimalle doktor olan çocuğunuz, acaba İbn-i Sînâ’yı tanımış, okumuş,tekniklerini biliyor ve kullanıyor olacak mı? Peki bu çocuk insani duyguları,îmânı,manevi değerlerini nerede ne zaman öğrenecek? Ailesiyle vakit geçiremedği için sınav vakti (ergenlik dönemi) geldiğinde de yurtlarda vakit geçirdiği için sonrası malumunuz yalnız ana babalar ve başına buyruk, anlayışsız ve anı yaşayan gençler.

Her an stres yaşatacağız; ” aman ha derslerine iyi çalış sınavların var” kötü not alınca suratımızı asacağız, belki iyi alınca bile neden daha iyi almadın diyerek sistemin vagonuna bizler de eklemlenmiş olacağız. Strese giren çocuğa arkadaşı; şunu iç, bunu çek rahatlarsın diyecek çocukta zaten ana babayla o derin ve duygusal muhabbeti kuramamış ki ne yapacak teselliyi başka yerlerde arayacak.

Bir yerden başlamak gerekiyorsa hepimiz taşın altına elimizi koyacağız ve ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmaya çalışmayacağız, yapacağız. Aksi taktirde neslin iflâhı mümkün değildir.

Allah kuvvetimizi, bâsîretimizi artırsın.


* * *
Birşeyler yazmanın zorluğuyla birlikte yazılan ve konuşulanların bizde bıraktığı etkiye bakınca karar vermek gerekiyordu ve bu yazmak yönünde oldu. İnşallah belirli aralıklarla Anteppress’te yazılar paylaşmaya çalışacağım. Hayr olması ümidi ile..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here