Resim_1342764573Bebeğini özleyen annenin özlediği bebeğe yazdığı mektup var elimde.. Rabbimizin rahmetinin ve ilahi ikramlarının çoğaldığı bu Ramazan gününde, bu mektubu kendine yazılan bebekle buluşturması duası ile, Rabbime sunmak istiyorum.

 

Bebeğini özleyen annenin özlediği bebeğe yazdığı mektup var elimde..   Rabbimizin rahmetinin ve ilahi ikramlarının çoğaldığı bu Ramazan gününde, bu mektubu kendine yazılan bebekle buluşturması duası ile, Rabbime sunmak istiyorum.
Bu mektubu rabbime sunarken, Annelerin annesi, babasının annesi, İmam Hasan, İmam Hüseyin ve Hz. Zeynep gibi örnek çocuklar yetiştiren anne, insanlık tarihinin en aziz annesi olan Hz.Fatıma, bana arkadaş olsun istiyorum. Bu mektubu rabbime Fatıma annemizin eli ile sunmak istiyorum.
Zira bu mektubu asıl sahibine, ancak alemlerin rabbi ulaştırabilir. O dilerse ancak, bu mektup adresini bulur.
Annelik böyle bir şey olsa gerek. Bebeğin olmadan onu sever, ona mektuplar yazarsın. Ve mektubuna cevap beklersin. Bu mektubun cevabı, özlenen bebekle annenin kavuşması olur inşallah…..
Rabbim dilerse her kadını anne kılar, onunla nice canlara can bağışlar. Bu mektup kendisine yazılan, pudra kokulu bebekte, annesinde can bulsun ve bir gün kendisine yazılan bu mektubu okusun diye yayınlamak istiyorum…
Bu duygu özlem yüklü mektubu önce sizler okuyun…  Bir günde mektubun asıl sahibi okur inşallah….  (Ramazan Deveci)
Bebeğime Mektup
Merhaba… Belki de dünyaya hiç gelmeyeceksin, belki de sesimi duymayacak, renklerimi keşfedemeyeceksin… “Bebeğim”!.. Bu kelimeyi dile dökmeyi ne denli istiyorum bir bilsen… Sana dair, içimde beslediğim ve biriktirdiğim sesleri bir duyabilsen… Cümlelerimi, kelimelerimi ve sana sakladığım dokunuşlarımı… Bebek tenine dokunabilmeyi, cennet kokunla sabahlamayı, bana bakan gözlerinde uyanmayı, minicik parmaklarını avuçlarıma koymanı ve bana içten-hesapsız-sımsıcak gülümsemeni… Ne çok hayal ediyorum, kimseler bilmiyor biliyor musun?
Aslında ben çok şanslıyım ki, bana hiçbir anneye nasip olmayan bir olayı lütfetti, Yaratan ve Yaşatan Rabbim… Sen dünyaya gelemedin belki ama ben hiçbir annenin göremeyeceği şekilde, senin embriyo halini gördüm… Toplu iğne başı kadar, yuvarlak, beyaz bir hücreydin, seninle ilk tanıştığımızda… Evet henüz gözlerin, kalbin, ellerin, yüzün, ağzın, burnun, tenin yoktu ama benim heyecanlanmama ve şaşkınlığıma neden oldun işte… O minicik beyaz varlığınla…
Sana dair, içimde büyütüp yeşerttiğim hayalleri bilmek ister misin? O zaman iyi dinle beni pudra kokulum…
Varlığını öğrendiğim an, karnıma kulaklık koyup sana hergün düzenli bir zaman diliminde, Kur`an-ı Kerim dinletecektim, sahabe hayatlarını okuyacaktım, Peygamber Efendimiz`in ( S.A.V) hayatını anlatacaktım, hergün bir ayet- bir hadis paylaşacaktım seninle… Beraber Lâ İlâhe İllâllah diyecektik…
Ve bana geldiğin günden, doğacağın güne kadar, hergün seninle yaşadıklarımı ve hislerimi, satır satır yazıp, sana özel bir günlük hazırlayacaktım…
Elbise dolabının her çekmecesine gül suyu dökecektim, gül kokulu ol diye… Evde seni incitebilecek her eşyayı kaldıracak, zararlı olabilecek her şeyi kamufle edecektim… Sana renk renk şapkalar alacaktım, çizgili çizgili çoraplar hazırlayacaktım… Battaniye alacaktım, bebek tenin üşümesin diye, gerçi ben seni kollarımda ısıtırdım, sen bana gelseydin… Gelebilseydin…
Doktor amcaları ve teyzeleri şaşırtıp, her tedavide bana sürpriz yapmanı bekledim… O kadar zor zaman dilimlerini birlikte aştık ki, sadece sen ve ben vardık, o geçmek bilmeyen sürelerde… Seninle sessiz konuştum hep, sessiz ve derinden… Kimse duymasın istedim sana ait duygularımı, sanki seni kıskandım herkeslerden… Aramızda ki özel bağ kopacak sandım, birileri duyarsa cümlelerimi… Sadece sen duy istedim, yüreğimde her ne varsa…
Biliyorum, seninle bir gün karşılaşacağız ve sana yazdığım tüm hayalleri birlikte yaşayacağız… Belki çok geç olacak hayallerin gerçeğe dönüşmesi ama beklemesi bile her şeye değer… En çok gözlerini merak ediyorum, sonra saçlarını ve gül tenini…
Senden bir isteğim var sevgili bebeğim… Haydi bana bir sürpriz yap ve bu gece rüyama gel… Usulca-sessizce-derinden… Sarmaş dolaş olalım, birbirimizi koklayalım, bize ait renk ve hislerimizi gizlice işleyelim yüreklerimize… Bırak zaman bize gülsün, biz zamanı bekleyelim… Ne dersin?
Unutma olur mu? Annen Müge, son nefesine kadar, seni kokluyor her gece… Yokluğunda bile sen kokuyor… Varlığının olacağı güne şimdiden şükrediyor… Seni seviyorum, seni çok seviyorum bebeğim… Annen…