annelerimiz_vazgecilmez_degerlerimiz_hayat_zenginligimizdir_h8771

Nuray Adalar Yazdı…

 

OĞLUM ALPEREN’E DOĞUM GÜNÜ MESAJIMDIR
Canım oğlum;
İlk göz ağrım, yaşama sevincim, gelecekten umudum, hayallerimin kahramanı, küçük kızımın kahraman abisi, yüreği şefkatlim, merhametlim, İyi ki doğdun İyi ki senin annen oldum.
Senden sonra bana sorduklarında, “kendini en çok yakıştırdığım meslek ne diye” ben annelik dedim.
Her Anne bir evladı olacağın da çok sevinir. Ben de çok sevindim. Tabi sevincin yanında bir de kaygı vardı. Acaba hayırlı bir evlat olur mu yavrum diye. Bir de ben iyi bir anne olabilecek miyim kaygısı taşıyordum.
Varlığını öğrendiğim ilk günden şu ana kadar bütün dualarım, Allah’a layık bir kul, Peygambere layık bir ümmet, vatanını milletini seven vefalı hayırlı bir evlat olman içindi. Bundan sonra da öyle olacak inşallah.
Adını koyarken çok düşündük hangi ismi koyalım diye. Sonra dedik ki ALP olsun içinde isminin. Çünkü ALP kahraman, bahadır, yiğit demekti. Çünkü bir Müslüman ismiyle de yiğit olmalıydı. Korkaklık bir Müslümanda hiçbir şekilde olamazdı olmamalıydı. Sonra yiğitlik imanla birleşmeliydi, çünkü imanla beslenmeyen bir yiğitlik kaba kuvvetten başka bir şey olamazdı. Yiğitliğini imanla bütünleştiren insan zalimin tankının önüne atlayıp bedeniyle engel olurdu zulme. O yüzden EREN ekledik ALP’in yanına.
Bugün 20 Temmuz 2016 Çarşamba, senin doğum günün. Bundan 5 gün önce büyük bir ihanete şahit olduk, Vatana ihanete. Bu vatan toprağında doğmuş, adları Ahmet, Mehmet, Muhammed, Yusuf, İsa koyulmuş, belki dünyaya geldiklerinde sevinilmiş ve vatana hayırlı birer insan olsunlar diye dua edilmiş, ama sonra kendi özlerini unutup onun bunun köpeği olmuş soysuz hainler, düşmana karşı kullanılsın diye alınan topları, tankları, silahları Milletimize çevirip ateşleyerek darbe yapmaya kalkıştılar. Müslüman görüntüsü altında yahudilik yapan köpeklerin uşağı oldular. Elinde al bayraklarla vatan için, din için, namus için, ezan için, hürriyet için, sokağa çıkan yiğitlerimizi mücahitlerimizi vurdular. Onlar orada vurulurken biz de burada yüreklerimizden vurulduk.
Uzakta da olsak dualarımızı mermi yapıp gönderdik hainlerin üzerine ve Allah belki bu ümmetin fiili ve kavli duasıyla zalimlerin tuzaklarını başlarına geçirdi. Ebreheyi ve ordusunu ebabillerle nasıl darmadağın ettiyse, şimdide yüreği iman ve vatan aşkıyla dolu yiğitlerle zalimlerin tuzaklarını başlarına geçirdi.
Ben de o gece askerler darbe yapıyormuş haberini duyar duymaz, “Anne ben de babamla sokağa çıkacam burada da tanklar askerler sokaklardaysa onların karşısında duracam” demenle mutlu oldum, umutlarım çoğaldı geleceğe dair ve şükrettim Rabbime. Ben ki değil gece, gündüz bile seni bir yere gönderirken kaygılanan, kılına zarar gelmesinden korkan bir anneyim. Gözüm hiçbir şey görmedi o gece. O gün o tankın paletinin önüne yatan sen olsaydın değil zerre kadar üzülmek, dünyanın en gururlu annesi olurdum. Çünkü bizler doğarken ölümle nişanlandığımızı bilerek başlarız hayata ve deriz ki;
“ Madem ölüm tek bir defa gelecek
Oda neden Allah için olmasın”
Güzel oğlum; bu günleri unutma! Mevki için, makam için, para, mal-mülk için asla kimseye boyun eğme. Asla Allah’tan başkasına kul köle olma. Onurunla, gururunla, şerefinle yaşa. İnancından asla taviz verme. Namazını asla terk etme, merhameti yüreğinden çıkarma, vefasızlardan olma.
Bu günler bize gösterdi ki onurlu bir çoban, imanlı bir bakkal, vefalı bir yüreğe sahip 15-16 yaşlarındaki bir genç, kamyona şoförlük yapan yiğit bir kadın, savaş uçakları uçamasın diye belki de bir yıllık iaşesini karşılayacağı buğday tarlasını ateşe veren yaşlı amca, motosikletiyle tanklara meydan okuyan kocaman yürekli çırak, okumuş binlerce sözde aydından daha yüksektelerdi mevkice. Bir çoğu şehadet şerbetini içti, imanına canıyla şahitlik etti ve en yüce makama ulaştılar. Dünyanın en önemli mevkilerini işgal eden, en önemli teknolojilerine sahip olan ve kullanabilen hainler ise cehennemi boyladılar inşallah.
Benim senden istediğim ister bilim adamı ol istersen bakkal, ister çoban ol ister öğretmen, ne olursan ol ama önce imanlı, inançlı, güzel ahlaklı bir insan ol. Öyle yaşa ki seveninde sevmeyeninde sana kötü denebilecek bir vasfı yakıştıramasınlar.
Şimdiye kadar sana hiçbir zaman öğretmen ol, doktor ol, mühendis ol gibi bir dayatmada bulunmadım. Ama bütün samimiyetimle senin ve kardeşinin edepli, ahlaklı, imanlı, namuslu, iyi birer insan olmanızı ve Allahtan başkasına muhtaç olmadan rızkınızı helal yoldan kazanmanızı istiyorum.
Rabbim senin ve bütün Müslüman evlatlarının hayırlı evlatlar olmalarını nasib etsin.
Son olarak çok beğendiğim bir şiirin sözleriyle diyorum ki:


“ Vatanına göz dikeni ez oğlum
Dostun kim Düşmanın kim sez oğlum
Söz ver bana geç karşıma söz oğlum.”
Seni çok seviyorum bil oğlum!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here