Bir Kudüs’ünüz Olsun
 
Evinizin görünen bir yerinde mutlaka bir Kudüs resmi olsun.
Her sabah uyandığınızda, yüzünüzü yıkadığınızda, yanlışlıkla da olsa gözünüz çarpsın.

Sonra eve gelen misafirler görsün o resmi, sormasalar da görsünler sadece.
 
Bakışlardan gönle düşen “bize rağmen”lerden olsun; zarif, süzgün bir Kudüs resmi
 
Sıradanlaşmış bir şafağın ağaran yüzü olsun bakışlarınızda.
 
Sonra evlenin işte çoluk çocuk vs… Ama o resim hala orada dursun.
Kudüs`ün yüzüne alışsın yüzünüz, çoluğunuz çocuğunuz…
Bir Kudüs’ünüz olsun evinizde:
 
Köşe başlarında sürekli karşınıza çıkıp size unuttuğunuzu hatırlatan; ağarmış bir yüz gibi, his gibi, ses gibi…

Yediğiniz elvan çeşit yemekler, abdest alırken kurulandığınız havlular, televizyon izlerken arada çıkan reklamlar, radyodaki eski halk türküleri hep Kudüs eşliğinde olsun.


Kudüssüz bir evin kendine faydası olmaz çünkü. Tıpkı soğuk kış gecelerinde yalnız başına yürüdüğüz yollarda boynunuza doladığınız atkı gibidir Kudüs, sarar sizi sıcacık.

Deniz kenarında martılara atılan umut gibidir Kudüs, doyurur adamı, aç bırakmaz.

İlk hecesi hâlâ peltek diline oturmayan evladınızın göz aydınlığıdır Kudüs, gösterir görülemeyeni.

Markete giderken oluşturduğunuz alış veriş listesi gibidir unutturmaz size kendinizi.

Uzak dağ yollarına yaptığınız yürüyüşler de yolunuzu bulmanıza yardım eden pusuladır Kudüs, kaybetmez sizi.

Asın bir Kudüs resmi evin en güzel duvarına.


O size baksın siz ona…

Yürek denilen o et yığını var ya sol yanınız da; gör bak nasılda takır takır işlemeye başlayacaktır göğüs kafesinizin gerisinde.

Asın resmi! Yüreklere dönmüş duvarlara!
 
Asın! Sizin olmaktan çıkmış evlere, eviniz olsun Kudüs; bağrında yeşertsin sizi yeniden

Yoksa hâlâ, durmayın…


Kudüssüz ev çorak çöller gibidir, Ebu Zer`siz…

Hacer gibi hem de, Safa-Mervesiz

İbrahim`i de görürsünüz orada, Selahaddin’i de Hamas`ı da

Kudüs`ü görünce Kudüs`ü sevenleri de hatırlarsınız. Sonra ümmet

 
coğrafyasını, Endülüs’ü, Patani’yi, Çeçenistan’ı, Açe Sumatra`yı…

De hadi asın!

06.01.2012