Yeni Başlayanlar İçin Türkçe Sözlük
Bizde genellikle, sözlüklerin nötr bir dil kullandığına ilişkin yaygın bir kanı vardır. Bu yüzden sözlükleri siyasal bir metin olarak okumaya pek itibar ettiğimiz söylenilemez. Oysa bir dönemin siyasal tavrının en iyi yansıdığı metinlerden birisi de sözlüklerdir. Bu yüzden bir dönemin siyasal tarihini yazılmış sözlüklerden izlemenin hayli ilgi çekici ve öğretici olacağında kuşku yok.
        Aslında, “her siyasal sistem kendi sözlüğünü yapar” desek abartma olmayacaktır. Çünkü pek çok sözcük anlamı itibarıyla nötr değildir. Lehte veya aleyhte bir değer yüklüdür. Ve her siyasal sistemin, lehte ya da aleyhte tanımlama zorunluluğu duyduğu sözcükler vardır. Bu yüzden her sözlüğün – ister onaylasın, ister karşı çıksın – mevcut siyasal sistemle bir biçimde ilişkisi vardır.
         Herhangi bir siyasal irade tarafından yapılan her sözlükte, kelimelerin, sadece halk arasında bilinen ve kullanılan (müsta`mel) anlamları değil, aynı zamanda o sözcüklere kazandırılmak istenen anlamlar da yer alır. Ayrıca, bu sözlüklerde yer alan ya da almayan sözcükler de siyasal bir tavrın ifadesidir.
         Bu söylediklerinizi örnekleyecek olursak, 1945’de basılan Cumhuriyet döneminin ilk ciddi sözlük çalışması sayılabilecek olan “Türkçe Sözlük” somut bir örnek teşkil etmektedir.
          Türk Dil Kurumu Lügat Kolu tarafından 1939’dan itibaren hazırlanmaya başlayan ve 1945 yılında basılan “Türkçe Sözlük” yaklaşık 670 sayfa civarında küçük boy bir sözlüktür. Bu günkü şartlarda ancak bir öğrenci sözlüğü hacmindeki bu sözlük, aynı zamanda bir “medeniyet dili”nin (Osmanlıca) nasıl bir “kabile dili” haline getirildiğinin somut bir ifadesidir.
         “Türkçe Sözlük” amacını, “(…) bu gün – hiçbir yabancı tesir ve özentiye düşmemek şartıyla – yazılan yazılarda ve söylenen sözlerde geçen yabancı kelimelerle birlikte dilimizde kullanılmakta olan veya kullanılacağı umulan Türkçe kelimeler için başvuracak bir kaynak olmaktan başka bir şey değildir” diye açıklar. Yani, sözlüğün amacı sadece, “kullanılan” sözcüklerin anlamını tespit değil, aynı zamanda bazı kelimelerin yerine “kullanılacağı umulan” (yani uydurulan) sözcükler önermektir.
         Ancak bu “kabile dili” sözlüğünün yine de yarısından fazlası yabancı kelimelerden oluşmak durumunda kalmıştır. Eğer onlar da sözlükten çıkarılıp, sözlüğe sadece (Öz) Türkçe kelimeler alınsaymış, tam anlamıyla “kuş dili” bir sözlükle karşı karşıya kalacakmışız.
         Bununla birlikte sözlüğü hazırlayan irade, bu yabancı sözcüklerin dilde yaşamasını arzu etmediğini ifade etmekten geri kalmaz.
         Okuyalım: “Bununla beraber, Kurum (= TDK kastediliyor), burada yer almış yabacı sözlere dilde yaşama hakkı vermek istemiş olmadığını açıkça bildirmeği borç sayar
          * * *
         En iyisi, gelecek yazıda, Cumhuriyet`in bu ilk Türkçe sözlüğünden bir seçkiye yer verelim.
          Bakalım, Cumhuriyeti kuran irade hangi sözcüklere ne anlamlar vermiş.
          Ve bir de, hangi sözcükler bu sözlükte yer almamış…
          Siyasal tarih meraklılarının bilgisine ve ilgisine sunalım…
          Belki bundan böyle bir “siyasal metin” olarak sözlük okumayı da önemserler.

26.12.2010