İsav Gaziantep Üniversitesi Sempozyum

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İlahiyat Fakültesi ve İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) tarafından hazırlanan “Toplumsal Birliğin Sağlanmasında Dini Söylemin Önemi” konulu Sempozyum 16-18 Ekim tarihleri arasında GAÜN Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Açılış, değerlendirme ve ayrıca altı oturumdan oluşan sempozyumda 18 tebliğ sunuldu. Tebliğlerde İslam dininin temel kaynaklarında birliğin temelleri, Farklı inanç gruplarıyla bir arada yaşama tecrübesi, dinî faaliyetlerin birliğe oluşturmadaki katkıları, Diyanet, medya ve sivil kuruluşların bu amaçla icra ettikleri faaliyetler gibi alanlarda sunum ve değerlendirmeler yapıldı. İki gün süren sempozyumda dinleyicilerin oturumlara aktif olarak katılması için, soru-cevap bölümleri de gerçekleştirildi.

KISA KISA …

Sempozyumu takip etmeye çalışan yazarlarımızın katıldıkları oturumlardan aktardığı bilgiler şu şekilde:

  • Açılış konferansına Diyanet işleri başkanının gelmesi beklenirken katılamadılar. Ancak protokol konuşmalarında özellikle Abdulkadir Konukoğlunun konuşması ilgi çekiciydi. Antep ağzıyla samimi bir konuşma yapan Konukoğlu, özellikle zekat ve infak konularında sempozyum yapılabilmesi gerektiğini bu konuda her türlü masrafı karşılayacaklarını belirttiler…
  • Çukurova Üniversitesi’nden katılan Prof.Dr.Mustafa Öztürk Kur’anın bütünleştirici bir dili olmasına rağmen kişisel ve mezhebsel sayılabilecek bilecek çıkarlar adına aynı ayetin farklı manalarda kullanılarak bir ayrıştırmaya gidildiğini bu ayrıştırmanın kelam ve tefsir ekollerine sirayet ettiğini belirtti. Özellikle Peygamberimizin hayatı yani sünnetiyle Kur’an’ın ayrıştırılmaya çalışılmasının anlamsız olduğu belirterek, ayeti bizatihi alan ve uygulayan kişiyi safdışı bırakarak Kur’an’ı ancak eksik ve ayrıştırıcı bir mantıkla anlayabilirsiniz anlamında beyanatlar verdi.
  • Aynı  oturumda konuşan Prof.Dr.Adnan Demircan da Raşid halifeler döneminde çoğunlukla toplumsal birliğin sağlandığı, mnodern zamanların aksine problemlerin gayri müslimlerden ziyade müslümanların kendi iç problemleri olarak yansıdığını belirtti….
  • Yardım kuruluşlarının toplumsal birliğie katkısı konulu sunumunu yapan Arş.Gör.Mehmet Aksürmeli Konya özelinde yaptıkları çalışmanın ayrıntıları hakkında bilgiler verdi. Yardım kuruluşlarının kendi öz kaynaklarıyla ciddi çalışmalar yaptığını belirten Aksürmeli, yardım dağıtım ve kurumsallık konusunda sıkıntılar olduğunu bu sebeple kimi zaman toplumda iyi anılan kuruluşların kötü bir algıya da sebebiyet verdiğini belirtti. Ayrıca her cemaatin bir yardım kuruluşu kurmaya başladığını da belirten Aksürmeli, standartlaşma yoksulların seçimi gibi hususlarda alınması gereken yollar olduğunu belirtti.
  • Sempozyuma Sivas’dan katılan Prof.Dr.Kadir Özköse sufi geleneğin toplumsal birliğe katkısına yönelik sunumunu yaptı. Tarikatların toplumsal problemlerde daha fazla yer alarak yaşamaya çalıştıkları ahlaki zemini topluma da sunmaları gerektiğini belirten Özköse, geçmişteki sufi hareketlerden örnekler vererek,  “ümmetin problemleriyle uğraşmadan kendi nefsimizi adam etmenin manası yoktur” mantığıyla karşılığını bulmuş sufi geleneğin bugün bu algıyı oluşturacak ve besleyecek bir dinamizm kazanması gerektiği üzerinde durdu.
  • Özköse Senusilik üzerine yaptığı çalışmalar ile ilgili çay arasında , İstiklal harbi dolayısıyla Halife adına Şeyh Ahmet eş Şerif Senusi’ ve yanındaki 400 kişinin İstanbul’a geldiğini, aynı ekibin şehir şehir dolaşarak insanları cihada yüreklendirdiğini , hatta Senusinin Antep’e gelerek misafir olduğu, halkı direnişe çağırdığını da belirtti. Gelen ekipten 300 kişinin Antep ve civarına yerleşerek geri dönmediğini de belirten Özköse, Senusi’nin Şam bölgesine gittikten sonra Anadolu’ya gelmek istediğinde Anadolu’da batılılaşmanın izlerinin iyice belirginleşmesinden ötürü ve İngilizlerin baskısından geri dönemediğini de belirtti.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here