10015026_10203506238846884_3759908219324375372_n

 

Bu bildiri

Emperyalistlere, yerli işbirlikçilerine ve her ortamda onları savunmayı kendine borç bilen kuklalarına değil, ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz asla diyenlere…

 Bu bildiri

Dünya zulüm sisteminin sahiplerinin başta Ortadoğu olmak üzere tüm Dünya’da dil, din, ırk ayırmaksızın işledikleri suçları görmeyenlere değil, insanlık onurunu ayağa kaldırmayı kendine namus bilenlere…

Bu bildiri

Mısır’da ki zulme darbe bile diyemeyenlere değil, Siyonistler’in kendi güvenliği için tüm dünyayı yakabileceklerinin farkında olanlara…

Bu bidiri

Demokrasi, insan hakları, özgürlük şarkıları söyleyip söz konusu Müslüman halklar olduğunda şarkının sözlerini karıştıranlara değil, herkes için adalet diyecek kadar evrensel düşünenlere, sözü namus bilenlere…

 Bu bildiri

Twitter ve Facebook’tan mangalda kül bırakmayan, iş sorumluluk ve fedakarlığa gelince ise ortadan kaybolanlara değil, bir canı kurtarmak ya da bir zulme engel olmak için taşın altında ezilmeyi göze alanlara…

 Bu bildiri

Çift maaş derdinde dirsek çürütenlere değil, paylaşım, bölüşüm, emek, adalet demek adına fikir çilesi çekenlere…

 Bu bildiri

Müntesibi olduğu cemaatin, grubun, derneğin taassubunda olanlara ve körü körüne her şeyini savunanlara değil, aydınlık zihinlere basiret sahibi kalpelere, haksızlık kimden gelirse gelsin dur diyenlere…

Bu bildiri sana

Bu bildiri artık yeter diyenlere…

 Bu bildiri

İnanç, etnik köken ve düşünce ayırt etmeksizin zulüm son bulsun adalet herkes için yerini bulsun diyenlere…

200 yıldır Ortadoğu’da barış, insan hakları, demokrasi şarkıları söyleyen emperyalistler, bugün, Türkiye’den Suriye’ye Mısır’dan Filistin’e kadar Ortadoğu’da işlenen zulümlerin asıl sorumlularıdır.

 Emperyalistler, bütün erdemlerin kendinde temerküz ettiği dolmasını estirdirdiği kriz ve savaş rüzgarlarıyla yutturmaya çalışmış, bu kriz süreçlerinin reçetesi olarakta dünyaya kendi kanlı ellerinden tutmanın tek çıkar yol olduğunu sırıtarak ifade etmişlerdir.

 

Dünyanın büyük çoğunluğunu yoksulluk ya da açlıkla karşı karşıya bırakan dünya sisteminin egemenleri, bu sistemin dışına çıkmaya çalışan halkları yeni kumpaslarla oyunda tutma çabasındadır. Mısır’dan Türkiye’ye, Suriye’den Tunus’a kadar bu oyundan çıkıp kendi iradesini ortaya koymaya çalışan Ortadoğu halklarına türlü oyunlar ve komplolarla rotasını saptıracak operasyonlar yapılmaktadır. Bu kimi zaman darbeyle, kimi zaman sermayeyle, kimi zaman aşırı şiddet gruplarıyla yapılmaktadır.

Türkiyede 28 şubat darbesiyle özgürlük hakları gasp edilen Zekeriya şengöz, fahri memur ve Salih mirzabeyoğlu  için adalet arayışı sürerken daha 1 hafta önce yine 28 şubat sürecinde komik suçlamalarla yargılanan çocuk yaştaki Yakup köse ve arkadaşlarına mahkumiyet verilmiş olması adalet umutlarımıza gölge düşürdü. Darbeciler ellerini kollarını sallayarak soakaklarda dolaşırken 28 şubatl madurlarının bu şekilde zulme uğramasına göz yumulduğu bu ortamda adaletin ve hukuk varlığına kim inanabilir? Ve hala inançlı insanlara, Kürtlere ve Alevilere devletin o hasmane uygulamalarının yarattığı acıların yarası kapanmadı bile. Ve bu hasmane tavırla ilgili olumlu gelişmelere rağmen hala tam anlamıyla sonlanmış değildir.

Mısır da ise durum çok daha acı haldedir.Dünya sisteminin yerli kuklası zalim mübarek ve karteline karşı 25 Ocak’ta başlatılan onurlu isyan emperyalist ve siyonist egemenlerin müdahalesi sonucu başarısızlığa uğratılmak istenmiş, eski rejimin kalıntılarına yaptırılan darbe operasyonuyla başta İsrail olmak üzere dünya sisteminin güvenliği için Mursi yönetimine ve Mısır halkına operasyon yapılmıştır. Dünya sistemi kendi çıkarlarına hizmet etmeyen tüm odakları tasfiye ettiği gibi Mısır’da da İhvan ve üyelerine aynı operasyonu yaptı. Elinde bulundurduğu iletişim ağlarıyla zihinsel manipülasyon yaparak ihvanı itibarsızlaştırma operasyonu maalesef bazı zihinlerde makes bulmuştur.

Bugün Mısır’da darbeye ve uluslararası zulüm sistemine, şer odaklarına, siyasal ve finansal sömürü sistemnin sahiplerine, emperyalistlere direnen 529 ihvan üyesi idamla yargılanıyor.

Şu ana kadar mısırda 5 binin üzerinde ihvan üyesi direnerek şehit oldular. Liberaller, demokratlar, insan hakları savuncuları, birleşmiş milletler arsızca ve haysiyetsizce kendilerinin senaryosunu yazdıkları darbe tiyatrosunu ve kanlı sonuçlarını seyrettiler.

Filistinde ise10larca yıldır olup bitenler insanlık tarihinin en utanç ve alçakça olaylarıdır. Ortadoğunun çete devleti İsrail ve kapitalizmin en vahşi şirketlerinin ortaklaşa düzenlediği operasyonlarda onlarca yıldır binlerce Filistinli şehit oldu.

Doğu Türkistan ‘da çinin, çeçenistanda  rusyanın akıttığı kanlarsa abd ve israilinkiyle yarışır durumdadır.

Afrika hala sömürü altında kıvarınıyor ve o toprakların yerlileri açlıktan ölümle burun buruna yaşıyor.

Bugün onların başına gelenler yarın bizim de başımıza gelmesin diye değil, her halükarda insanlık onuru ve haysiyeti bunu gerektiriyor diye naçizane bir duruş ve söz yükseltelim. İnternetten, meydanlardan, ibadetlerden, ortamlardan bir söz, bir dua, bir tavır yükseltelim.

Ve herkes şunu  bilmelidir ki, Bizi öldürmeleri bir işe yaramayacak.

Bir işe yaramayacak kardeşlerimizi her sabah kurşuna dizmeleri.

Her sabah Mısır’da, her sabah Suriye’de, her sabah Filistin’de, her sabah Arakan’da, her sabah Myanmar’da, her sabah türkiyede  her sabah yeni bir ülkesinde yeryüzünün yeniden uyanacağız. Üstüne titerdikleri demokrasi yalanlarının, insan hakları dolmalarını, özgürlük ve barış satan tuzaklarını bir bir yüzlerine çarpacağız.bir çekirge sürüsü gibi geçeceğiz kolladıkları, üstüne titredikleri servetlerinin, ordularının, avm lerinin  herşeyin üstünden. Ve bir bir çökecek başlarına, asgari ücretli insanların, sömürülen emekleri, alın teri ve kanlarıyla inşa ettikleri mermer tapınakları.

Ve bizi kandıramayacaklar. hizalarına gelmeyeceğiz, ve uzatmayacağız boyunlarımızı uysal koyunlar gibi onların imansız bıçaklarına. gidin burdan, cellatlarınızı ve katillerinizi de alıp gidin, kapılarınızda bekleyen köpekleri ve boynuna kurdele bağladığınız sümsük kedilerinizi de alarak gidin.  

Kahrolsun Amerika, kahrolsun İsrail, kahrolsun emperyalizm, kahrolsun Siyonizm,

Yaşasın intifada, yaşasın esmaların davası, yaşasın insanlığın adalet ve özgürlük arayışı.

Selam olsun mursiye, selam olsun Yakup köse ve arkadaşlarına, selam olsun tüm dünyanın mazlumlarına ve zulme rıza göstermeyenlerine.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here