Mazlumder Gaziantep Şubesinde yapılan basın açıklamasını Mazlumder gyk üyesi Mehmet Alkış okudu.

Son zamanlarda Gaziantep’te ve başka yerlerde Suriyelilere karşı oluşan tepkiler üzerine aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı hâsıl olmuştur.

Bu bir tespit, hatırlatma ve sağduyu çağrısıdır.

Suriyeliler hayati tehlike içine girdiklerinden dolayı canlarını kurtarabilmek amacıyla sınırı aşarak komşu ülke Türkiye’ye sığınmışlardır. Bu keyfi bir durum olmayıp zorunlu bir göçtür.

Hiç kimse yaşadığı toprakları, evini, barkını, işini, çoluk çocuğunu, akrabalarını terk edip bir başka yerde sefalet içinde yaşamayı kendi isteğiyle seçmez.

Suriyeliler sığındıkları Gaziantep gibi yerleşim merkezlerinde barınacak bir yer bulmakta büyük sıkıntı çekmişler, uygun olup olmamasına bakmaksızın bulabildikleri yerlere yerleşmek zorunda kalmışlardır. Yeterli konut bulunmadığından garaj, dükkan, bodrum, ambar, çatı arası gibi yerlere sığınmışlardır. Bunları bulamayıp sokakta, parkta kalanlar da olmuştur.

Zorunluluktan yerleştikleri bu tür yerlerin bir kısım mülk sahipleri kira almak şöyle dursun eşya, yiyecek, giyecek gibi yardımlarda bulunmuşlardır.

Ne yazık ki; bir kısım mülk sahipleri ise fırsatçılık yaparak mecbur kalan sığınmacılardan fahiş bedeller tahsil etmişlerdir. Kabul etmeyenleri dışarı atmakla tehdit etmişlerdir.

Su, elektrik, tüp bedeli ve yiyecek gibi zorunlu giderleri de karşılamaları mümkün olmayan bu insanlar tam bir çaresizlik içinde kalmıştır.

Ev eşyası, yiyeceği, giyeceği, her hangi bir geliri ve birikmiş parası olmayan bu sığınmacıların çoğunluğu çok zor şartlarda hayatta kalma mücadelesi vermektedirler.

Sivil Toplum Kuruluşları ve hamiyetli insanların yardımları ile bir kısım ihtiyaçlarını karşılayanlar olduğu gibi bu yardımlara ulaşamayan ciddi bir kitle de vardır.

Çalışma hakkına sahip olmadıkları için ancak kaçak olarak çalışabilmektedirler. Bu da hak ettikleri bedelin altında bir ücrete razı olmalarına yol açmaktadır. Fırsatçılık yapan kimi iş sahipleri bir taraftan sığınmacıları sömürürken, diğer taraftan kimi vatandaşların işsiz kalmasına neden olmaktadırlar. Bu da sığınmacılara karşı nefreti tahrik etmektedir.

Oysa bu onların suçu değil, aç kalmamak için çaresizce katlandıkları bir durumdur.

Ruhsatsız işyeri açan kimi sığınmacılar, vergi mükellefi esnafın aleyhine haksız rekabete yol açtıklarından kimi küçük esnafın düşmanlığına muhatap olmuşlardır.

Buna karşılık yaşadıkları yerlere sermaye transferi sağlayan ve yatırım yapanların olduğu, böylece ekonomiye olumlu katkıda da bulunanlar olduğunu da hatırlamak gerekir.

 

Unutmayalım ki; kısa bir zaman öncesine kadar Gaziantep Halep’in ilçesi idi. İki tarafta yaşayanlar aynı halkın, aynı kültürün, aynı dinin ve aynı devletin mensupları idiler. Gaziantep’i işgal eden Fransızlar çizdikleri uyduruk bir sınırla aynı halkı ikiye böldüler. Ancak bunun geçici bir bölünme olduğuna ve yeniden bir arada yaşayacağımıza inanıyoruz.

Birbirinin devamı olan bu topraklarda aynı kaderi yaşayan insanlar; ilişkileri, akrabalıkları, sevgiyi, saygıyı, bağlılığı güçlendirmek zorundadırlar.

Kimsenin birbirine karşı bencillik, kıskançlık, düşmanlık, tahammülsüzlük göstermeye hakkı yoktur. Herkes birbirini sevmek, birbirine yardım etmekle yükümlüdür..

 

Her toplumda iyiler olduğu gibi kötü işler yapanlar, suç işleyenler de vardır. Bu Suriyeliler için geçerli olduğu kadar Türkiyeliler, Antepliler için de geçerlidir. Nasıl ki; içimizdeki suçlular yüzünden bizler cezalandırılmıyorsak, Suriyelilerin içindeki suçlular yüzünden de onların hepsini cezalandırma hakkına kimse sahip değildir.

İster Suriyeli olsun, ister Antepli olsun, Türk olsun, Kürt olsun, Arap olsun, hep birlikte suçlulara, haksızlık yapanlara karşı durmalıyız.

Ama Suriye yönetiminin zulmettiği, öldürdüğü, evlerini başlarına yıktığı, yoksulluğa ve sefalete mahkûm ettiği insanlara bir darbe de biz vurmamalıyız. Zalim Beşşar Esed’in suç ortağı olmamalı, Türkiye’yi de Suriye’ye çevirmek isteyenlere alet olmamalıyız.

 

Sınırları açarak onları davet eden Hükümet olduğu için onlar Türkiye’nin misafiridirler. Misafire kötü muamele edilmez. Kısa zamanda geri dönmeleri mümkün görünmeyen hem bu misafirlerin hem de kendi vatandaşlarının sorunlarını çözmek Hükümetin görevidir.

Haksızlığa uğradığını düşünen insanların muhatabı Hükümet, yani Devlettir. Misafir ettiğimiz Suriyeli sığınmacılar değildir

Başta barınma olmak üzere herkesin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak bir imkân sağlamak Ülke yönetimine aittir.

Toplumu da sorunların çözümüne yöneltmek de yöneticilerin görevleri arasındadır. Bu bağlamda; “Kardeş Aile Projesi” sosyal dayanışmaya, paylaşmaya ve kaynaşmaya katkıda bulunabilecek çok önemli bir çözüm aracıdır. Kamu gücünü elinde tutanlar bununla halkı çözümün parçası haline getirebilirler.

 

Son olarak şu hatırlatmayı yapmayı zorunlu görüyoruz: Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanının ve diğer yöneticilerin Suriyelilerin kamplara taşınması gerektiğini sık sık ifade etmesi Suriyelileri potansiyel suçlu konumuna sokmuştur. Fırsatçılar, şovenler, provokatörler buna dayanarak düşmanlıkta ileri gitmişler ve halkı tahrik etmişlerdir.

Bundan dolayı Kamu Yöneticileri, sağduyunun hâkim olması için beyanlarında daha özenli ve dikkatli bir dil seçmelidirler. Halk arasında oluşan bu olumsuz algıyı değiştirecek adımlar atmalıdırlar.

Bunun için; Belediyeler başta olmak üzere Medyanın, Sivil Toplum Kuruluşlarının, Meslek Örgütlerinin ve Kamu Kuruluşlarının kalıcı yardım kampanyaları başlatmaları kin ve nefretin ortadan kalkmasına büyük katkıda bulunacaktır. Bu örneklerin çoğalması halkı da bu yönde teşvik edecektir.

 

NOT: Bu vesile ile bir duyuruyu da sizlerle paylaşmak istiyorum:

Mazlumder olarak Hukukçu, İlahiyatçı, Sosyolog, Psikolog ve Eğitimcilerin içinde yer aldığı bir ekiple sorunların ve çözüm önerilerinin tespiti amacıyla Gaziantep’teki Suriyelilerle ilgili kapsamlı bir çalışma başlatmış bulunuyoruz. Rapor haline getirilecek bu çalışma tamamlandığında ilgililerle ve kamuoyu ile paylaşılacaktır.

16.08.14

 

Mehmet Alkış                       Abdurrahim Çelik                        Sabri Sayan

Mazlumder GYK Üyesi        Mazlumder GYK Üyesi                 Mazlumder Gaziantep Şb. Bşk.

Destek Veren Kuruluşlar: Kitapder- Kalemder- Özgür Eğitimsen- Gaimder-Ensar Vakfı-Ayder.Gaimder

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here