Samimi olarak ifade edeyim ki, Antep’in yerlisine ya da benim gibi sonradan olma Anteplilere karşı bir önyargı taşımıyorum.
Elbette herhangi bir kavme ya da ırka karşıda bir önyargım yok hamdolsun.
Bu mukaddimeyi yapmayı gerekli gördüm, çünkü bu yazıda “Antepli olmak” üzerine düşüncelerimi sizlerle paylaşmak niyetindeyim.
Nedir Antepli olmak?
Bey Mahallesi, Boyacı mahallesi, Eblehan, Tabakhane, Yazıcık yada Şehreküstü gibi eski mahallelerden birinde doğmuş olmak mıdır Antepli olmak?
Veya satarken sağlamcı, alırken ‘başireci’ olmak mıdır?
Ya da haftanın altı günü deli gibi çalışıp, bir gün kebabın dibine vurmak mıdır Antepli olmak?
Antepli olmanın bu şehrin tarihiyle, bu şehrin mimarisiyle, bu şehrin ahlakıyla, imarıyla, bu şehrin kimliğiyle hiç mi bir ilgisi yok?
Bir şehri en çok sahiplenmesi gereken, en çok koruması gerekenler o şehrin yerlileri olması gerekmiyor mu?
Ama bu şehirde kalıcı olarak karşımıza çıkan sorunlarının altında yerlilerin imzası durmaktadır.
Mesela bu şehrin düzgün bir imar planı olmamış ya da uygulanmamışsa bunun sorumlusu Besnililer, Birecikliler, Urfalılar ya da Siirtliler değildir.
Bu şehrin tarihi talan edilmişse yine bunların bir sorumluluğu yok.
Çünkü göç dalgasından önceki dönemlerde yapılaşmasını tamamlamış semtlerimizde de durum diğer semtlerden farklı gelişmemiştir.
Son bir hafta içerisinde Büyükşehir Belediye Başkanımızla, Şehitkamil Belediye Başkanımız yüksek binalarla ilgili yapılaşmanın gerekliliği üzerine paralel açıklamalar yapmaktalar.
Böyle bir niyet ve açıklama karşısında Antep’in yerlilerinin bir düşüncesi kaygısı var mıdır?
Ya da sonradan olma Antepliler gibi onlar da aidiyetlerini terk edip sadece menfaatlerinin peşinde mi koşmaktadır?
Sonradan olma bir Antepli ile yerli bir Antepliyi maddi varlığı, kabalığı ya da inceliği üzerinden analiz etmek değil niyetim. ‘Bir şehre duyulan aidiyet ona verilen emekle ölçülür’ ü anlatmaya çalışıyorum.
Mesela eğer belediye başkanlarımız Gaziantep’i gökdelenler şehri yapmaktan bahsediyorsa, bu konuda en kararlı ve duyarlı sesin kimden gelmesini beklemeliyiz?
Bu Gaziantep’e ne getirir ne götürür kimin kaygısıdır?
Kimin kaygısı olmalı?
“Biz Antep’in yerlisiyiz” diyenlerin değil mi?
Asıl fark burada olmalı değil mi?
Antep yerlisi bir vatandaşımız şehir dışından misafiri geldiğinde ona şehrin bütün tarihi dokusunu ifade edecek mekânları gezdirir, gezdirirken de onu bilgilendirir diyebiliyor muyuz?
Yoksa kebabını yedirir, beyranı içirir, katmer, ciğer neyse tattırır, sonunda da koltuğunun altına baklavayı, fıstığı sıkıştırıp uğurlar mı?
Peki sonradan olma / gelme Antepli ne yapar?
Aynısını mı?
Yok canım fark var, biri İmam Çağdaş’a götürür diğeri herhangi bir kebapçıya.
Biri beyranı en iyi yapan yerde içirir, diğeri nerde denk gelirse orada mı?
Fark bu mu?
Eğer fark bu ise; bu fark adamı Antepli yapmaz ağam ! 

22.11.2009