Saadet Partisi olarak, Siyonist İsrail güvenlik güçlerinin Müslümanların ilk kıblesi olan kutsal mekan Mescid-i Aksa’ya girerek terör estirmesini nefretle ve şiddetle kınıyoruz.

İslam coğrafyasındaki terör olaylarının her birinde parmağı olan işgalci İsrail, Müslümanları kışkırtmaya yönelik davranışlarına devam etmektedir. Uluslararası camiada devlet vasfı taşıyan ve gerçekte bir terör örgütü gibi davranan İsrail’in silahlı unsurları, ayaklarındaki kirli postallarla Mescid-i Aksa’ya girerek Camii’nin içerisinde terör estirmiş ve  bu silahlı unsurlar camide bulunan Kur’an-ı Kerimleri yerlere atarak ayaklarıyla üzerlerinde gezinmişler ve Cami içindeki müslümanları tartaklamışlardır.

Cami dışında olayları protesto eden Müslümanların üzerine ses bombası, gaz bombası ve plastik mermi ile saldırmışlar ve çıkan çatışmada birçok kardeşimizi yaralamışlardır. Terör örgütü İsrail’in yaklaşık bir haftadır Mescid-i Aksa ile ilgili kışkırtmaya yönelik yaklaşımlarının Filistin’de kan dökmeye yönelik bir çaba olduğu aşikârdır. İsrail tüm kutsal değerlerimize saldırarak gerek Filistinli Müslümanları ve gerekse dünyadaki diğer Müslümanları çileden çıkarmaktadır. Terör örgütü İsrail’in silahlı unsurlarının yapmış oldukları bu rezillikler asla kabul edilemez.

İsrail sadece Müslümanlar için değil, insanlıktan nasibini almış herkes için bir beladır. Bu belanın ortaya çıkmasının arkasındaki sapkın düşünce olan Siyonizm tüm insanlık için her zaman problem üretetmiştir.

Siyonist İsrail’in bu küstahca davranışlarının kaynağı Batı’dan almış olduğu cesarettir. Birleşmiş Milletler, NATO, ABD ve Avrupa Birliği İsrail’in her sapkınlığına el altından ya da açıktan destek olmaktadır. İslam coğrafyasının parçalanmışlığı, başta Türkiye olmak üzere İslam Ülkelerindeki hükümetlerin Batı ile olan ilişkileri İsrail’i cesaretlendirmektedir. Şunu tüm dünya bilmelidir ki, Müslümanların Yahudi düşmanlığı yoktur. Ancak işgalci İsrail’in varlığı ve sapkın Siyonizm düşüncesi  müslümanlar tarafından asla kabul edilemez. Terör örgütü İsrail var olduğu müddetçe bu coğrafyanın barış ve huzura kavuşması mümkün değildir. Bölgedeki etnik kavgaların, mezhep savaşlarının ve  tüm terör olaylarının kışkırtıcısı İsrail’dir. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın, İsra ve Mirac’ın şehri olan Kudüs’ün işgali kabul edilemez.

Bizim için mübarek kılınmış topraklarda, mübarek kılınmış bir şehirde ve mübarek kılınmış bir mabette küstah İsrail’in silahlı unsurlarının kanlı ve kirli postalları ile dolaşması en aşağılık bir davranış olup, bu davranışı nefretle kınıyoruz. Üstün ve seçilmiş bir ırk olduğunu iddia eden Siyonizm’in insanlığa getireceği ancak ve ancak köle düzenidir.

Bölgeye barış ve huzurun gelmesinin tek yolu Kudüs’ün tekrar Müslümanlarca idare olunmasından geçmektedir.   Bugün İslam dünyasını parçalayıp bölmeye çalışanlar, kana ve gözyaşına boğanlar, Irak’ı işgal edenler, Zalim İsrail’e, daha fazla Filistinliyi şehit etsin diye destek verenler, hep aynı güçler, aynı batılı ülkeler, aynı haçlı zihniyeti.

Unutmayalım ki,

12 Yıllık Akp iktidarının,  Türkiye-İsrail ilişkilerindeki tutum, davranış ve icraatları karşısında

İsrail’in iştahı kabarmakta, artmakta ve canavarlaşmaktadır.

–          Bölgesel Kürt yönetiminin petrollerinin Türkiye üzerinden İsrail’e satışına vesile oldunuz.

–          İsrail’i ziyaret ettiniz ama Gazze’ye gideceğim deyip gitmediniz.

–          İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’i TBMM’de konuşturup, milletvekillerine zorla alkışlattırdınız,

–          İsrail’in 2008 yılının son günlerinde Gazze’ye yaptığı Dökme kurşun operasyonuna karşı yardım kampanyası açıp, toplanan paraları (70 Milyon TL’yi aşkın) İsrail istemediği için Gazze Yönetimine teslim etmek yerine uzun süre Vakıfbank Finans Market Şubesinde değerlendirmeniz ve netice olarak derde deva sadra şifa olmayacak şekilde çerez haline getirdiniz.

–          İktidarınız döneminde Türkiye’nin İsrail’le Ticaret hacminin tarihinin en yüksek seviyesine çıkardınız.

–          Türkiye’de hiçbir İktidarın müsaade etmemesine rağmen 2010 yılında İsrail’in OECD’ye girişine onay verdiniz.

–          İsrail yıllardır zulümlerine ve işgaline aralıksız devam etmesine rağmen Katil Şaron’a, Anti-semitizmi “insanlık suçu” olarak gördüğünüzü ifade ettiniz.

–          Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Şimon Perez’in konuşmasında “Bizim için Türkiye, Orta Doğu’da önemli bir oyuncudur” sözlerini alkışladınız,

–          Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e 13 Şubat 2009 tarihinde, okullarda İsrail mallarının boykot edilmemesi için genelge yayımlattırdınız.

–          İsrail’in güvenliğini sağlayan Kürecik Radar Üssü’nün ev sahipliğini üstlendiniz,

–          Aralık 2012’de İsrail’in NATO çalışmalarına katılmasına onay verdiniz,

–          Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun İsrail’in nükleer potansiyeli var mı yok mu oylamasında diplomatlarınıza çekimser kalın talimatı verilerek İsrail’e uluslararası alanda yardımcı oldunuz,

 

Evet, yukarda saydığımız ve daha sayabileceğimiz uygulama, davranış ve tavırlardan dolayı İsrail’in iştahı kabarmakta, artmakta ve canavarlaşmaktadır, Zulmüne devam etmektedir.  Bu mesele lafla geçiştirilecek bir şey değildir. Lafla geçmez. Aksiyon gerekir. Milletimiz İcraat istiyor, laf değil! Etkisiz naralara karnımız tok. Lütfen milletin gazını almayın. Marifet İsrail’in operasyonuna karşı caydırıcı bir güç oluşturmak ve yaptırımlarla dur demektedir, harekete geçmektedir.

Filistin  için İsrail’i lanetlemek kınamak önemlidir. Ancak devlet dediğin ya diplomasi yapar ya da askeri destek gönderir. Türkiye İsrail’e karşı ciddi şekilde uluslararası diplomasi oluşturmalıdır. Uluslararası kuruluşlar derhal     harekete geçirilmeli, yaptırımlar planlanmalı ve icraata geçirilmelidir. İsrail kendisine karşı devletler bazında yaptırım uygulanmaması ve tepki verilmemesinden güç almaktadır.

İsrail güçten anlar. Güçlü bir çıkış yapılması lazım. İsrailli diplomatlar derhal ülkesine gönderilmelidir. İsrail ile askeri, ticari, siyasi ve kültürel tüm anlaşmalar derhal askıya alınmalı ve hatta iptal edilmelidir. İsrail’e yapılan Türk Havayolları ve Özel şirketler ile gerçekleştirilen uçuşların ve kargo seferlerini acilen iptal edilmeli ve yasaklanmalıdır. Kürecikteki Radar Üssünün faaliyetini derhal durdurup İsrail’i körleştiriniz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Afganistan ve dünyanın diğer yerlerinde konuşlandırılmış askerimizin Filistin’de de  görevlendirilmesi için acil çalışma başlatılmalı. Libya’da hiç BM veya NATO kararı olmadan Fransa haçlılara öncülük etmiş ve sizde bir Müslüman ülke hükümeti olarak peşlerine takılmıştınız.  Şimdi sizde İslam ülkelerine öncülük edin.   Evet Sayın Başbakan, karınca misali safınızı belli etmek için atılması gereken bu adımları acilen atınız ve  safınızın  Filistin’den  yana olduğunu gösteriniz.

Biz Saadet Partisi olarak diyoruz ki; Azıp sapmışlarla ve lanetlenmişlerle beraber yürümenin insanlığa hiç bir faydası yoktur. Tüm dünyaya Kudüs’ün ve Filistin halkının sahipsiz olmadığını beyan ediyoruz.

Terör örgütü İsrail’e “çok yakında nasıl bir inkılâba uğrayıp devrileceğini” bir kez daha haykırmış oluyoruz. Terör örgütü İsrail’in Kudüs’ten ve işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacağı günler çok yakındır.

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here