Aziz okuyucularım, Molla’nız bu yazıyı fena halde sinirli bir ruh haliyle yazmaktadır.
Öfkesinden burnundan solumakta, sinirinden nargilesini fokur fokur fokurdatmaktadır.
Düşündükçe sakalının bütün tüyleri kıyam etmekte, bu bozuk sisteme baş kaldırmaktadır.
Bu yüzden bu yazıyı bir manifesto olarak görmenizi istirham ediyorum.
ANTEP PRESS namındaki bu sitenin bütün sorumlularını uyarıyorum.
Duyduk duymadık demesinler.
Efendiler, bu sistem bozuktur.
Bu sistemi değiştirin; hem de acilen.
Cemaatler, STK’lar ve dahi bilumum internet sitesi yazılımcıları uyuyorlar mı?
Niçin bu vahim durumu protesto etmek için ANTEP PRESS’in önünde dev bir miting düzenlemiyorlar?
Niçin bu sistemin değişmesi gerektiğini cümle aleme ve dahi Amerika’ya duyurmuyorlar?
Niçin “Bu sistem bozuktur”; “Bu sistem değişsin”; “Molla’mızın başımızın üstünde yeri var”; “Ya Molla başa, ya kuzgun leşe” gibi sloganları gür bir seda ile haykırmıyorlar?
Yani aziz okuyucularım, hiç olacak şey mi bu?
Böyle bir şeyi Molla’nızın kabullenmesi nasıl beklenebilir?
Bu ne gaflet; bu ne cüret…
Hasbelkader dikkatimi celp etti; fark ettim ki, ANTEP PRESS sitesinin sistem yazılımı bozuk.
Zira, yazarların yer aldığı bölümde hiçbir hiyerarşi yok.
Kim iki satır bir şey yazarsa en tepeye o çıkıyor.
Koskoca Molla iki gün yazı yazmadı mı, sıralamada çoluk çocuğun altına düşüyor.
Gel de kızma bu duruma?
Gel de öfkelenme bu bozuk sisteme?
Yazarlar arasında hiyerarşik olarak en tepede olması gereken Molla’nız iki gün yazmayınca nasıl olur da aşağıya düşer.
Bu ne izansızlık; bu ne insafsızlık…
Yeni yetme bir yazar, iki satır bir şey karaladı diye zeytinyağı gibi onu Molla’nın üzerine çıkaran bir sistem hangi anlayışın ürünüdür?
Bu ne cehalet; bu ne aymazlık…
Böyle bir şeyin kitapta yeri var mı?
Herhangi bir fıkıh kitabına bile baksalar “başa geçecek imamda aranan şartlar”ın hepsi Molla’nızda mevcutken, sitede Molla’nızın gerilere düşmesi kitaba sığar mı hiç?
Asla!
Efendiler, bendenizin böyle bir şeyi kabullenmesi asla söz konusu olamaz.
Hadi ben – büyüklük bizde kalsın deyip – bunu kabullensem bile okuyucularım bunu asla kabullenemez.
Zira benim okuyucularım Molla’nın üstünde hiçbir kimseyi kabul etmezler.
Baş kaldırırlar.
Okumazlar.
Siteyi boykot ederler.
Olmadı, darbe yapmaya kalkışırlar.
Siteyi ele geçirmeye, sonra da sistemi değiştirmeye kalkışırlar.
Ama Molla’nız darbeye karşı olduğu için böyle bir şeye izin vermez.
Biz demokratik yollarla olsun istiyoruz.
Gelin, halkın sesini dinleyin ve şu bozuk sistemi değiştirin.
Yoksa Molla’nız bu işe kızar.
E, kızınca da, öfkesini, zırt pırt zeytinyağı gibi kendisinin üzerine çıkan bu ANTEP PRESS yazarlarından alır.
Sonra demedi demeyin.
* * *
MÜHİM BİR NOT:
Laiklik konusunda hassas okuyucularımın muhtemel sualine cevap:
SUAL:
–          Aziz Molla, sizin ANTEP PRESS yazarları arasında en başa geçmeniz laikliğe aykırı olmaz mı?
CEVAP:
–         Olmaz aziz evladım, olmaz. ANTEP PRESS laik bir site olmadığı için Molla’nızın en başta olması “laik”liğe aykırı olmaz. Ama Molla’nız başta olmaz ise bu “layık”lığa aykırı olur. Zira, her ne kadar Molla’nız “laik” bir yazar olmasa da diğer yazarların üzerinde olmaya “layık” bir yazardır.

03.01.2011