ANTEP PRESS yazsa kaç yazar?
Bazı arkadaşlarımız Kerem Doğu’yu anlamakta zorluk çekiyorlar.
Kerem Doğu birilerini eleştiriyorsa mutlaka onunla bir husumeti olması gerektiğini düşünüyorlar.
Ya da ne bileyim, Kerem Doğu ile ANTEP PRESS’i özdeşleştirip Kerem Doğu’ya olan kızgınlıklarının acısını ANTEP PRESS’ten çıkarmak istiyorlar.
Oysa Kerem Doğu sadece ANTEP PRESS’in vicdanı olmaya çalışıyor.
Kerem Doğu sadece yanlış gördüğü bir şeyi düzeltmeye çalışıyor.
Bu yanlışlık ANTEP PRESS yazarlarında da olsa, hatta Kerem Doğu’ya yazma ortamı sağlayan ANTEP PRESS’in kendisinde de olsa bir şey değişmez.
Yanlış yanlıştır.
Şimdi bu arkadaşlarımızın anlamasını kolaylaştırmak için ANTEP PRESS özelinde, ama aslında tüm medyanın yaptığı bir yanlışlığa değinmek istiyorum.
Bu yapacağım eleştiri ANTEP PRESS’de de örneklerine rastladığım bazı haberlerle ilgili.
Gerçi bu tür haberler belki de en az ANTEP PRESS’de geçiyor ama, yine de geçiyor.
Dolayısıyla eleştirinin doğrudan ve ilk muhatabı ANTEP PRESS ve tabiatıyla Genel Yayın Yönetmeni Osman İslamoğlu’dur.
Gelelim yapılan yanlışlığa…
Aşağıdaki haberin başlığı ANTEP PRESS’den alınmıştır:
Şahinbey kilit taşı döşemeye devam ediyor
Neresi haber bunun?
Belediyenin zaten yapması gereken rutin işi değil mi bu?
Ne yani, ”Ey ahali, bakın, gördüğünüz gibi sokaklarınıza taş da döşüyoruz. Adam olun, kıymetimizi bilin. Yoksa taş falan döşemeyiz de çamurun içinde debelenir kalırsınız” mı denilmek isteniyor.
Artık bunun üzerine şöyle bir haber yaparsınız: “Kerem Doğu eleştirmeye devam ediyor
Ne de olsa işimiz eleştirmek. E, bu işi düzenli olarak yaptığımıza göre, en azından “Şahinbey Belediyesinin kilit taşı döşemeye devam etmesi” kadar haber değeri taşıyor.
Hatta daha fazlasını hak ediyor.
Zira Kerem Doğu üzerine vazife olmadığı halde ANTEP PRESS’i de eleştiriyor.
İşin şakası bir yana, şimdi şöyle bir haber okuduğunuzu düşünün:
Öğretmen Ali Bilmemkim bugün de dersini işledi.
Bugün bilmem hangi ilçemizdeki bilmem hangi okulda öğretmenlik yapan Ali Bilmemkim dersini işledi.
Bilmem hangi branşın öğretmeni olan Ali Bilmemkim’in daha önce de derslerini düzenli bir şekilde işlediği biliniyor.
Bilmem hangi Ajansa açıklama yapan Ali Bilmemkim “Büyük bir görev aşkıyla okula gelip, dersine girip, büyük bir zevkle öğrencilerine dersi anlattığını” söyledi.
Medya bize yeterince yer vermiyor” diyen Ali Bilmemkim, “Bir Belediye Başkanı görevi gereği yola taş döşeyince haber değeri taşıyor da, bir öğretmen görevi gereği dersini işleyince niye haber değeri taşımıyor” diye dert yandı.
* * *
Haber garibinize gitti değil mi?
Neresi garip?
Oysa benzer haberleri hergün birçok yayın organında – ara sıra da ANTEP PRESS’de – okuyorsunuz.
Bilmem hangi ilçenin belediye başkanı bilmem hangi sokağa, zaten işinin gereği olarak yapması gereken taşı döşetince haber değeri taşıyor, bu haber kimsenin garibine gitmiyor da, bilmem hangi okulun öğretmeni işinin gereği olarak dersini anlatınca ya da bilmem hangi sokağın çöpçüsü işinin gereği olarak sokağı temizleyince neden haber değeri taşımıyor?
Asıl, bir belediye başkanı sokağa taş döşemediği için insanlar çamur içinde kalıyorlarsa bu haber değeri taşır. Ya da görevinin yanı sıra toplum yararına fazladan bir şeyler yapıyorsa o haber değeri taşır.
ANTEP PRESS’in bir an önce bu tür haberciliği bırakması lazım.
Şimdi sevgili Genel Yayın Yönetmenimiz Osman İslamoğlu kardeşimiz, “Kerem Doğu aslında haklı! İşin doğrusu olayın o tarafını pek düşünmüyoruz. Bunları Anadolu Ajansı haber olarak geçiyor, biz de düşünmeden giriyoruz işte! Bundan sonra inşallah elimizden geldiği kadar bu konuda dikkat edeceğiz. Kerem Doğu’ya bizi yanlışlarımızdan dolayı uyardığı için teşekkür ederiz. Allah kendisinden razı olsun!” derse mesele yok. Bundan sonra yine burada sık sık birilerini eleştireceğiz demektir. Buna Kerem Doğu’nun kendisi de dahil.
Ama, “Kardeşim, sen de çok ileri gittin. Nedir bu Müslümanların senden çektiği. Herkesi eleştirdin yetmedi, şimdi de sıra ANTEP PRESS’e mi geldi? Sana yazdırıyoruz diye sanki bize ödül mü veriyorlar? Hatta senin yüzünden ağzımızla kuş tutsak bile artık kimse bize ödül vermez! Sayende takışmadığımız kimse kalmadı. En iyisi biz yola sensiz devam edelim.” derse, sizlere “Elveda” demek zorunda kalabilirim.

19.01.2011