Geleneksel Bülbülzade Vakfı İftarı Yapıldı

IMG_4186

Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından her yıl geleneksel olarak yapılan İftar Programı Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Kompleksinde yapıldı.

09 Temmuz Çarşamba günü yapılan iftar programına ev sahibi Bülbülzade Vakfı başkanı Turgay Aldemir,  Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkâmil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanı Prof. Dr. Muhyiddin Benena, Yerel Yönetimler, Yardım ve Mülteciler Bakanı Dr. Osman Budeyvi, Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gür, İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci, Gaziantepli kanaat önderlerinden Ökkeş Eruslu, Ahmet Ziylan, il ve ilçe müftüleri, eğitim yöneticileri, daire amirleri, Gaziantep ve çevre il ve ilçelerden gelen STK temsilcileri, Suriye’den misafirler, ilgililer ve 600’ü aşkın davetli katıldı.

Program Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu üyesi İdris Tekin’in sunumuyla gerçekleştirildi. İftar yemeği ve akşam namazının ardından açılış konuşmasını yapmak için Bülbülzade Vakfı başkanı Turgay Aldemir mikrofona davet edildi.

Ramazan Özeleştiri Ayıdır

Aldemir konuşmasında iftar davetine icabet edenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Değerli dostlar Ramazan dünyamızda ekseninden çıkan her şeyi yeniden yörüngeye, istikamete taşıyan bir aydır. Ramazan denge, yavaşlama, bedenlerle ruhların yeniden buluşmasını, insicama dönüşmesini anlatması açısından önemli bir buluşmadır. Ramazan bizlere arınmayı, temizlenmeyi, yardımlaşmayı, yetimi, fakiri fukarayı gözetmeyi, aslında yıl boyunca kendi derdimize düştüğümüz mekânlarımızdan çıkarak hayata yukarından bakmayı öğreten bir okul, bir mektep, bir alınma, bir olgunlaşma mekânı ve zamanıdır. Bunun için bizim bu aydan en üst noktada istifade etmenin çabasına girmemiz lazım. Bizler Bülbülzade Vakfı ve üst çatı kuruluşu Anadolu Platformu bileşenleri olarak biz bir ocağız. İnsanlık davasının mücadelesini güdüyor ve bulunduğumuz her noktada genciyle, kadınıyla, erkeğiyle adaletin, özgürlüğün nöbetini tutmaya, mücadelesini vermeye çalışıyoruz. Halis niyetlerle ve bilinçle bu yolculuğumuzu sürdürme gayretindeyiz. Niyetimizdeki halisiyetin amellerimizdeki eksiklikleri hep tamamladığına şahitlik ettik. Bizler biliyoruz ki inancın olduğu yerde her daim umut vardır, gelecek vardır. Bu konuda Hz. Mevlana der ki; ‘kişi inandığı yolda yürürse, Allah görünmeyen melekleriyle ve dostlarıyla onu destekler, onu menziline ulaştırır.’ Değerli dostlar; İslam dünyasında ve ülkemizde İngilizlerin hem sınırlarımıza, hem de beyinlerimize kazıdığı suni tel örgüler ve mayınları temizlenmenin çabası, sancısı ve gayretinin yansımalarına şahitlik ediyoruz. 5 milyon kilometreden oluşan Osmanlı topraklarından 774 bin kilometrelik bir coğrafyaya sıkıştık. Ancak yaşadığımız bu topraklar imparatorluk çeşitliliğini ve genini taşıyan topraklar olarak varlığını sürdürüyor. Bunun için farklılıkları kuşatan, bunları bir fırsat gören, hikmet eksenli bir üst alıkla, yeniden tarihi mirasımıza sahip çıkmak durumundayız. Büyük ailenin, ümmettin dağılmış Kürt, Türk, Arap, Acem fertlerini yeniden toplayarak adaletin, özgürlüğün hâkim olduğu selam yurtlarını kurmak için bu ayı vesile kılıp bir tefekkür ortamını oluşturmamız gerekiyor. Bunun için ülkemiz insanlık adına önemli bir sınavla yüz yüze. Hamdolsun sınır boylarımızdaki yaşayan insanlarımız ve ülkemizin içi kısmında yaşayan insanlarımız 1,5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptı ve yapıyor. Aşını, ekmeğini, sevgisini merhametini ve insanlığını paylaşarak; dünyaya adeta insanlığın öldüğü, insan onurunun çürüdüğü bir dönemde yeniden bir muştu olarak sesimizi yükselttik.

IMG_4230

Vakıf Olarak Hayatın Her Alanına Dönük Çalışmalar Yapıyoruz

Artık gelinen noktadan sonra siyasal aklı önemsediğimiz kadar entelektüel aklı ve irfanı da önemsemeye bu ayları bir vesile kılmamız gerekir. Bunun için hayatın her alanına temas eden çalışmalarımızla insan yetiştirmeye geleceğe tohum atma çabasındayız. Vakfımız 22’yi aşkın komisyonla; ilköğretimden ortaöğretime, üniversiteye, esnaftan iş adamına, kadınından erkeğine her insanın sokakta ihtiyaç olan her konudaki alanlarda çalışmalar yapmakta ve bunları bir bilinçle geleceğe doğru taşımakta. Bunların en önemli amili de gençlik çalışmalarıdır. Şu an içerisinde olduğumuz bu vakıf eseri 4 binadan oluşmakta. Buraya emeği geçenlere, tüm hayırseverlerimizin rabbim hayırlarını kabul eylesin. Bu tür mekânların şehrimizin her bölgesinden yükselmesini, o mekânların şehrin vicdanı olan, yüreğinin attığı, merhamet yerlere dönüşmesini kolaylaşsın.

Her Türlü Vesayete Karşıyız

Ülkemizde sosyal ve siyasal alanda belirgin bir değişim yaşanıyor. Devlet ya da siyasal iktidarla İslam’ın 200 yıldır ilk kez hayatın içinde omuzları birbirine temas etmeye başladı. Biz bu yeni sürecin her aşamasını konuşarak yol almalı, bundan uzak durarak gelecekte asla var olamayacağımız bilinciyle bu günleri tefekküre dönüştürmemiz lazım. Değerli dostlar İslam’ın siyasallaşması değil, İslam’ın artık yaşadığı çağa siyaset üretmesi, bilgi üretmesi, fikir üretmesini konuşmamız ve buradan yeni bir gelecek çıkarmamızın çabası içerisinde olmalıyız. Bizler ülkemizde askeri, bürokratik, oligarşik, yargı vesayetlerine kaşıyız. Unutmayalım ki bu vesayetçilerin teknesinde nifak yürüten cemaat görünümlü casus şebekelerinin varlığına da halkımızla beraber kaşıyız ve asla bu tür işbirlikçi girişimlere müsaade etmeyeceğiz. Bir taraftan İslam dünyasında desteklenerek selefilik adı altında vehhabilik, mezhepçilikle İslam’ın bu evrensel mesajını şu aziz günlerde gölgeye düşürüldüğüne hepimiz şahitlik ediyoruz. İslam adına dünyaya kötü imaj veren bir tiyatro sergilenmekte, Müslümanların tarihi kültürü, edebi, sanatsal birikimlerine karşı barbarca, vahşi saldırılara hepimiz şahit olmaktayız. Bu yapılar adeta Kuran sayfalarını mızraklarına takan ümeyyeoğullarının askerleri gibi hareket etmektedir. Bu insanlar bu işleri hala ahlak fazilet erdem cihat adına yaptıklarını iddia ediyorlarsa bu meseleleri en temelden yeniden tartışmamız, ramazan münasebetiyle Kur’an’ın Hz. Peygamberin mihengine vurarak şurada bulunan her Müslüman’ın üzerine bir sorumluluktur. İçimizdeki bir topluluğa bu işleri vererek, yöneticilerimize havale ederek bu sıkıntıları çözemez ve yeni dünyanın geleceğinde İslam ve Müslümanlar olarak söz sahibi olamayız.

Sığ bilginin yüceltildiği, hoşgörüsüzlüğün, fanatizmin erdem sayıldığı, her yeniliğe karşı olmanın tavizsizlik zannedildiği, grupçuluğun asabiyetin cemaat olarak algılandığı bir atmosferde değil toplumsal mücadele nefes almak bile zordur. islami hareket olarak toplumsal meşruiyet alanını genişletmek zorundayız. Bunun için sahih İslam algısının yeniden insanlıkla buluşması gerekir. Bilmeliyiz ki bilgiye dayanmayan bir hareket geleceğe dair bir değer oluşturmayacaktır. Kendimizle yeniden barışırken toplumumuzla yeninden kucaklaşırken dünyaya yabancılaşmadan bu yeni süreci mutlaka sürdürmemiz gerekir. Bunun için bizlerin bu süreci bu ramazanda aşmamız gerekir.” dedi.

Aldemir’in konuşmasının ardından selamlama konuşmalarına geçildi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve Şehitkâmil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu selamlama konuşmalarında Bülbülzade Vakfı’nın çalışmalarından övgüyle bahsederek iftara katılmaktan duydukları memnuniyeti de dile getirip Ramazan’ın barış, mutluluk, huzura vesile olması temennisinde bulundular.

Gaziantep Büyükşehir belediye Başkanı Fatma Şahin’de konuşmasında Bülbülzade Vakfı’nın gönüllülük ilkesiyle yaptığı çalışmalarından dolayı teşekkür ererek; “gönüllü olabilmek için verecek bir şeyiniz olacak, birikiminiz olacak, bir kararlılığınız, bir inancınız, bu konuda bir iradeniz olacak. Bu bakımdan her kes gönüllü olamaz, herkes sivil toplumcu olamaz. Aslında bu yaşadığımız günlere bunun ne kadar önemli olduğunu, istikametini iyi koyamazsan nasıl savrulup gittiğini gören bize çok öğretici günlerden de geçiyoruz. Bu bakış açısının bu istikametin ülkemizin selameti için ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Hepimiz için başımızı yaştığa koyup günün, ayın, ömrün muhasebesini yapmak için bu gün insanlık için ne yaptın dediğimiz bir aydayız.” dedi.

Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanı Prof. Dr. Muhyiddin Benena’da Bülbülzade Vakfına ve belediyelere Suriye halkına verdikleri destekten dolayı teşekkür ererek başladığı konuşmasında dinimizin eğitime çok önem verdiğini vurgulayarak; “Biz eğitim bakanlığı olarak çocuklarımıza, gençlerimize çağın gerektirdiği gibi eğitim vermeye çalışıyoruz. Unicef kaynaklarına göre 5 milyon Suriyeli çocuk eğitim göremiyor.  Birçok çocuk da komşu ülkelere sığınmış durumda. Suriye’nin çocukları ümmetin çocuklarıdır. Beraber, el birliği ile bu çocuklara yardım etmemiz lazım.” dedi.

IMG_4354

Program yapılan konuşmaların ardından sona erdi.