18.yüzyılın son dönemi ile 19.yüzyılın başlarında önemli bir ilim ve kültür merkezi olan Antep’in yetiştirdiği en önemli isimlerden birisi olan Mütercim Asım efendi Antep’in bilginler yetiştirmiş bir ailesinden gelir. Tam adı Ahmet Asım olan Mütercim Asım’ın babası Şer’iye Mahkemesi Başkâtibi Seyyid Mehmed Cenani Efendi`dir. Doğu kültürü güçlü bir çevrede yetişti. İlköğrenimden sonra babasından ve tanınmış bilginlerden zamanın bilimleriyle, Arapça ve Farsça öğrendi. Hoca Necip Abdullah Efendi’yle Kilisli Şair Ruhi Mustafa Efendi hocaları arasındadır.

Mütercim Asım Efendi, Türk sözlükçülerinin babası olarak da isimlendirilir. Eserlerinde Türk dilinin zenginliğini göstermiş olmakla, dilimize büyük bir hizmeti olmuştur. Mütercim Asım’ın sarsılmaz bir çalışma gücü vardı. Kamus adlı eseri dilimize çevirmek için sekiz yıl süreyle çalıştı. Bu eserin çevrilmesinde Türk diline olan büyük hâkimiyeti hemen göze çarpar. Onun için Kamus, Türk dili araştırmalarının kaynaklarından biri sayılabilir. İki ciltlik Tarih’i de III. Selim zamanının bir kısmını aydınlatır. Bunlardan başka Arapçadan Napolyon’un Mısır’ı aldığı yıllara ait bir tarih kitabı ile daha birçok kitaplar çevirdi ve birçok eserler yazdı. Türkçe, Arapça, Farsça manzumeler yazmıştır. Daha sonra Antep’te mahkeme kâtipliği yaptı. Bir ara Battalzade Mehmed Nuri Paşa’nın divan kâtibi oldu. Paşa, yolsuzlukları nedeniyle idama mahkûm edilince 1790’da önce Kilis’ e sonra da İstanbul’ a kaçtı.

İstanbul’ da sarayın ve dönemin önde gelen kişileriyle tanışıp ilişkiler kurdu. Burada Tebrizli Hüseyin bin Halef’in Burhan-ı Katı adlı Farsça sözlüğünü Tibyan-ı Nafi’den Terceme-i Burhan-ı Katı adıyla altı yılda Türkçeye çevirdi ve padişah 3. Selim’e sundu. Çeviride metne bağlı kalmamış, açıklamaları başka kaynaklardan denetlemiş, yeni bilgiler eklemiş, sözcüklerin olabildiğince Türkçe karşılıklarını vermeye çalışmıştır. Padişah bu çalışmalarına karşılık Mütercim Asım’a müderrislik, bir ev ve yüklüce para bağışlamış ayrıca ailesini İstanbul’ getirebilmesi için de aylık bağlatmıştır. Mütecim Asım, 1798’de Tufe-i Asım adlı Arapça-Türkçe manzum sözlüğü yazmıştır. Bunun ardından Halepli İbrahim Efendi’nin Hz. Muhammed’in yaşamını ve savaşlarını anlatan kitabını, Terceme-i Siyer-i Halebi adıyla Türkçeye çevirmiş ve 3. Selim’e sunmuştur. 1802’de hacca gitmiş, dönüşünde ailesini de İstanbul’a getirmiştir. 1807’de atandığı vakanüvislik görevini yaşamının sonuna kadar sürdürmüştür. Kamus’u Türkçeye çevirirken, bu sözlükte kimi açıklamaları eleştirmiş, yanlışları düzeltmiş, yeni eklemeler yapmış, sözcüklerin Türkçe’deki çeşitli karşılıklarını vermeye çalışmıştır. Sözlüğü dönemin padişahı 2. Mahmut’ a sunmuş, 2. Mahmut da onu bilginlikte yüksek bir aşama olan Süleymaniye müderrisliğine yükseltmiştir. Daha sonra da kendisine Selanik kadılığı verilmiş, vakanüvislikle beraber bu üç görevi yaşamının sonuna değin sürdürmüştür.

Mütercim Asım’ın sözlük çevirilerinden sonra en önemli yapıtı, tarihidir. “Asım Tarihi” olarak bilinen iki ciltlik eseri, 1791-1808 yılları arasını kapsar. Bunun 1806-08 arasını içeren bölümü daha ayrıntılıdır. 1808-18 arasını kapsayan notları ise daha sonraki vakanüvis Şanizade Ataullah Efendi’ye devredilmiştir.

19. yy.da şöhreti oldukça artan Asım efendi, lügat ilminde gösterdiği başarılardan sonra Mütercim Asım adıyla anılır olur.1820 yılında vefat eder.

20.10.2009