Peki, IŞİD değilse kim?

Öncelikle şu noktanın altı çizilmeli. Yetkililerin de belirttiği gibi terörist saldırıyı gerçekleştiren büyük olasılıkla bir IŞİD militanı. Hatta kısa süre içinde akrabalarının örgüt içindeki yeri ve konumuna kadar birçok detay ortaya çıkacaktır. Ancak, her örgüte olduğu gibi IŞİD’e de sızmak ve yönlendirmek mümkün. Kısa bir süre önce IŞİD’in kendisi tarafından hazırlanan bir infografikte Türkiye uyuyan hücrelerin yer aldığı ülke olarak yer alıyordu. Bu hücrelerin ne kadarının “merkez” ile doğrudan bağlantısı olduğu bilinmiyor. Sızma olasılığı küçümsenmemeli. Geçmişte merkezden gelen talimatlarla gerçekleşmeyen olaylardan sonra IŞİD örgüt içi cezalandırma mekanizmasını kullandı. Yakında örgüt “bürokrasisi”nde yaşanabilecek bir değişiklik bu olasılığı değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Eylem, Türkiye’de halen hassas olan etnik ve dini farklılıkları hedef alıyor. Saldırının yapılmasının üstünden birkaç saat bile geçmeden olayın “Kürtlere” yönelik bir saldırı olarak tanımlanmaya çalışıldığı görülüyor. Türkiye öylesine kırılganlaştı ki bu tanımlama hemen destekçi buluyor. Karşısında ise PKK’nın artan saldırılarının biriktirdiği tepkiler var. Saldırı sonrası hastanelerin önünde yaşanan tablo bu hassasiyetin nasıl gerginliğe dönüşebildiğini gösteriyor. Eylemi planlayan ve uygulatanların hedefi, Türkiye’ninSuriye’nin kuzeyinde girişebileceği bir hareketliliği engellemek ve ülke içindeki şiddet sarmalını örgütleri çeşitlendirerek artırmak. Böylece, Türkiye’de güvenlik sorunun çok boyutlu olduğu ve kolay çözülemeyeceği izlenimi yaratılmaya çalışılıyor. Özetle, saldırının uygulayıcısı bir IŞİD hücresi olsa da eylemin asıl sahibi Türkiye’nin daha fazla karmaşaya sürüklenerek paralize olmasını isteyen rakipleri gibi görünüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here