Selahattin Demirtaş’ın, “Recep Tayyip Erdoğan, HDP var olduğu sürece başkan olamayacaksınız” açıklaması siyasiyeleri isyan ettirdi.

Mehmet Erdoğan: “Türkiye’nin sözünü halk söyler, sokağa çağıranlar değil” derken, Derya Bakbak: “Herkes her şeyi söyleyebilir, önemli olan halkın iradesidir. Yakın zamanda cumhurbaşkanlığı seçiminde de halkın iradesini en iyi şekilde gördük. Halkın iradesi üzerinde hiçbir güç yoktur. Unutmamak gerekir ki, seçilmiş ilk cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Cumhurbaşkanımızın, toplumun ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak olan başkanlık sistemini istemesinin tek nedeni daha müreffeh, daha itibarlı ve daha güçlü bir Türkiye hedefi ve düşüncesidir. Bu aynı zamanda hepimizin ortak hayali, ortak hedef ve amacıdır. Başkanlık sistemine müsaade etme yetkisine sadece milletimiz sahiptir. Buna ne HDP ne de Selahattin Demirtaş karar verebilir.”

Nejat Koçer: “Bu tarz açıklamaları ciddiye almak mümkün değil. Bu açıklamayı kendi seçmen tabanlarına mesaj vermek için yapıyorlar. Başkanlık sistemine karar verecek olan, milli iradenin yansıdığı sandık sonuçlarıyla oluşan Meclis’tir. Halkın oyları ile seçilen ilk cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan zaten cumhurun başkanıdır. Anayasal olarak başkanlık, AK Parti sandıktan çoğunluk yetkisini aldığında değerlendirilecek bir konudur.” ifadelerini kullandı.

Ali Şahin, “Recep Tayyip Erdoğan var olduğu sürece Selahaddin Demirtaş gibi çatışma kültürünün ürünü siyasetçiler siyasetçiler siyaset zemini bulamayacaklar. Selahaddin Demirtaş bugün meydanlarda Kürtçe siyaset yapabiliyor ise doğan çocuğuna Kürtçe isim verip ona Kürtçe eğitim verebiliyor ise, mahkemelerde kendini Kütçe savunabiliyorsa Erdoğan sayesindedir. Leyla Zana Erdoğansız bir Türkiye düşünemiyorum derken Selahaddin Demirtaş’ın Erdoğanlı bir Türkiye düşünemiyorum demesi bir HDP garabetidir. Leyla Zana Sn Erdoğanın geçirdiği ameliyat sonrası benim de bulunduğum bir ortamda sn Recep Tayyip Erdoğanın sağlığını sormuş ve Erdoğansız bir Türkiye düşünemiyorum demiştir. Türkiye’nin ve HDP’nin Zana gibi kardeşlik ve barış kültürü ile soluk olan siyasetçilere ihtiyacı vardır. dedi.

Mehmet Şeker: “Türbine oynama başladı. Cumhurbaşkanı Kürt sorunu yok bu ülkede dedi. Kürt sorunu yoksa bunlarla ne konuşuyorsunuz? Abdullah Öcalan sorunu mu var bu ülkede diye sorarlar? Tam da bu söylem üzerine Selahattin Demirtaş çıkıp bir açıklama yaptı. Selahattin Demirtaş AKP’ye oy vermeyecek ya da mevcut siyasi partilere kızacak ama HDP’ye gelecek oy için bir şeyler söyledi. Bizim bir ittifakımız yok anlamına gelen bir açıklama yaptı. Yarın bir gün bu söylemler, söyleyenin karşısına çıkar. Demirtaş’ın açıklaması, bizim anlaşmamız yok anlamına gelen bir açıklamaydı. Seçim bildirgesi sayabiliriz. Yapılan bir pazarlık var ve bu pazarlıkta Türkiye Cumhuriyeti’nin lehine olan bir durum yok. Ülkenin geleceği için, gençlerimizin ölmemesi için bir çalışma değil.” dedi.

Edip Semih Yalçın: “HDP’nin ve AKP’nin bu tür kavgalarını kayıkçı kavgasına benzetiyorum. Kavga ediyor görünüyorlar, ama arka planda PKK üzerinde pazarlık edebiliyorlar. Anayasayı değiştirmek adına her ikisi de gayret içinde. Seçim ittifakı yapmış durumdalar. Halkı uyutmak ve kandırmak adına kavga ediyor gibi görünmeye çalışıyor olmalarını inandırıcı bulmuyorum.”

Mehmet Karayılan: “Genel başkanımız tarihinde en kısa genel kurulunu yaptı. Tek cümle ile söyleyeceği her şeyi söyledi. Bu anlamda tarihi bir açıklamadır.  Bizim tribünlere oynama ya da kimseyle kavga etme derdimiz yok. Bizim temelimiz, toplumsal duyarlılık çerçevesinde toplumsal algı anlamında sorunlara çözüm olmaktır, toplumun istemlerine tercüman olmaktır. Biz HDP olarak başkanımızın söylediğine il eş başkanı ve il yönetimi olarak başkanımıza katılıyoruz.” Dediler.

 

 

Mahmut ÖZKILIÇ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here