‘İstanbul’a gittiğinde nereleri göreceksin?’ dediklerinde, görmek istedikleri yerleri saymaya başladıklarında ilk akla gelenlerden birinin mutlaka Panorama 1453 Tarih Müzesi olmalı… İstanbul’a gelen herkesin ajandasında not olarak bulunması gereken, görenleri duygulandırarak başka âleme taşıyan bir mekân…
Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nda: “Bir dahaki Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda Panorama 1453 Tarih Müzesi’ni görmeyen Bakan kalmasın” dediği ve böyle yüksek bir iltifatı kazanan bu eseri herkes görmek isteyecektir sanırım.
Peki, biraz da tanıyalım isterseniz.
31 Ocak 2009 tarihinde Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı gerçekleşen Panorama 1453 Tarih Müzesi, başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük desteği ile İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş’ın himayesinde ve Kültür A.Ş. Genel Müdürü Sayın Nevzat Bayhan’ın büyük gayretleriyle İstanbul’a kazandırılmıştır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül olmak üzere devletin zirvesine de ev sahipliği yapmıştır diğer namıyla Fetih Müzesi.
Burası Topkapı, İstanbul kuşatmasının en çetin geçtiği, aşılamaz denilen surların aşıldığı, kutlu askerlerin bekledikleri günün yaşandığı yer… İstanbul’un fethe açılan kapısı… Burada İstanbul`un fethine yeniden tanık olacak ve kente giriliş anını neredeyse aynen yaşayacaksınız. Macar topçu ustası Urban`ın döktüğü toplara dokunup Kostantinopolis`in surlarına doğru onların patlamalarına şahit olacaksınız. Sultan II. Mehmed`in binlerce askerinin tekbir seslerini ve Mehter Marşı`nı duyup, belki de eşlik edeceksiniz.
Burası 14 yıl önce Topkapı`daki Trakya Otogarı`nın olduğu, bugün ise “Topkapı Kültür Parkı”nın bulunduğu yer. Solunuza bakınca Edirnekapı`daki surları, karşıya bakınca Topkapı Surları`nı yani Kostantinopolis`e ilk Türk askerinin girdiği kapıyı ve sağınıza dönünce de Silivrikapı`daki surları görürsünüz. İşte Sultan II. Mehmed`in “Fatih” unvanını alışına şahit olacağınız ve İstanbul`un fethini yaşayacağınız yer tam da burası.
Panorama’nın kalbi olan resim, 38 metre çaplı bir yarım küre üzerine yapılmıştır. Yarım kürenin iç yüzeyini kaplayan resim, 2350 m2 olup, resimle ziyaretçi platformu arasındaki 650 m2`lik 3 boyutlu objeler platformuyla birlikte, toplam 3000 m2`lik dev bir büyüklüğe ulaşmakta ve ziyaretçiyi her yönden kuşatmaktadır.
Müzenin, panoramik resim ile ilgili çalışmalarına 2005 yılında başlandı, 2008 yılında tamamlandı. Bu çalışma 8 sanatçı tarafından yapıldı. Resimde 10.000 figür çizimi var. Surlardaki yıkılmış bölgeler ve bu bölgelerin büyüklükleri, İstanbul`un ilk belediye başkanı olan Hızır Bey`e, surların tamiri ile ilgili olarak sunulmuş bir rapora dayanmaktadır.
Çerçevesi ve sınırı olan bir resim, ne kadar derinlik ve üç boyut duygusu uyandırırsa uyandırsın çerçevesini ya da sınırını görebiliyorsanız, onun sizden ne kadar uzakta asılı olduğunu anlarsınız. “İSTANBUL 1453 Panoramik Müzesi”ndeki çalışmada resmin bittiği yer diye bir şey olmadığı için, resme bakan kişi optik alışkanlıklarıyla eserin gerçek boyutlarını kavrayamayamıyor. İzleyici, platforma çıktığı anda 10 saniye kadar sürecek bir şok yaşamakta. Bu durum, resmin gerçekliğini ve boyutlarını kavramayı sağlayacak referanslar, başlangıç ve bitiş gibi dayanak noktaları bulamamanın şaşkınlığıdır. Burası insana, kapalı bir mekâna girildiği halde, bir şekilde tekrar üç boyutlu dış mekâna çıkılmış duygusunu yaşatmaktadır.
Fetih gününe davetlisiniz.
Gelip de görmeniz dileğimle…

01.08.2010