Aktif İyiler Derneği’nin 15. 06. 2015 Pazartesi günü Gaziantep – Şahinbey Belediye konferans salonunda düzenlediği program Kuran’ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra okunan ayetlerin meali okundu.

20150615_203931-1Programın sunuculuğunu Gaziantep’in sevilen sanatçılarından Muhammed Uğur Çelik yaptı.

Mealin ardından; Aktif İyiler Derneği başkan yardımcısı Adem Demir açılış konuşması yaptı.

Demir konuşmasında;

“Gaziantep Kuran Halkaları’nın yürüyüşü çok eskiye dayansa da kurumsallaşması 4 yıllık bir geçmişe sahip.

Kuran’ın hizmetinde bulunan Gaziantep Kuran Halkaları, Şahinbey yoğunlukta olmakla beraber Şehitkamil, İslahiye ve Nizip’te erkek ve hanımlar olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Lise ve üniversiteli kız ve erkek öğrencilerimize yönelik çalışmamız bir yıldır devam etmekte. Yine çalışmalarımıza ilk başladığımız günden beri içimizde bir yara olan ilkokul çocuklarımıza yönelik çalışmamızda Nisan ayı itibarı ile başladı.

Yaz mevsiminde de bazı mahallelerimizde de devam edecek inşallah. Peki, daha önce bizden haberdar olmayan kardeşlerimiz, sizde bir Kuran Halkasında bizimle beraber Kuran’ı anlama derslerine katılmak istemez misiniz?

Kuran’ı anlama sancısı ile oturduğumuz ilahi sofrada bizimle olmaya ne dersiniz?

Gaziantep Kuran Halkaları bir doğum yaptı. Kuran Halkaları çatısı altında buluşup tanışan bu insanlar 7 ay önce Aktif İyiler Derneğini kurdu.” Dedi

Programda daha sonra önce; Kuran halkaları tanıtımını yapan slayt gösterisi yapıldı. Gösterinin ardından;

20150615_205920Gaziantep Cıvıltı çocuk kulübü üç ezgi ile programa renk kattı.

Çocukların ezgileri dinleyicilerden büyük alkış aldığı gözlendi. Cıvıltı çocuk kulübünün ezgilerinden sonra Gaziantep Aktif İyiler Derneğini tanıtan bir slayt gösterimi yapıldı.  

Slayt gösterisinden sonra, Cıvıltı çocuk kulübü bir skeçle yeniden sahne aldı.

Kuran’da anlatılan tarla sahipleri kıssasının anlatıldığı skeç ilgi ile izlendi. Tarla sahipleri kıssasını anlatan ayet mealleri de okunarak skecin Kuran’la bağlantısı kuruldu.

 Programın sunuculuğunu yapan Gaziantep’in sevilen sanatçılarından Muhammed Uğur Çelik bir ezgi  ile programı renklendirdi.

 Daha sonra Araştırmacı- Yazar Ramazan Deveci Hz. Fatıma’yı anlattı.

 Ramazan Deveci konuşmasında;  

 “Peygamberimiz Fatıma’yı terbiye ederken onu kimi helallerden de sakındırıyor,  Fatıma’nın gönlünde dünyaya meyil olsun istemiyordu.

hz-fatima-benim-basima-gelen-gunduze-cokse-gece-olurdu97f861f8750277f1f2f8

 Allah resulü dünyanın geçici süslerine arkasını dönmüştü. Dünya hayatının aldatıcı  güzelliklerine eğilim göstermiyordu ve dünyaya meyletmenin ne büyük felâketlere yol  açtığını çok iyi biliyordu.

 

 Dünya hayatının zorluklarına sabrederken, dilinden Rabbinin zikrini eksik etmeden  sorumluluğunu yerine getirme hususunda muazzam bir sabır örneği sergiliyordu. Ve  sevgili kızına da bunu öğretiyordu Allah’ın resulü…

 

Hani yüce resul diyordu ya “Fatıma benden bir parçadır” sanki bir bütünün iki parçası gibi idiler. Peygamberimiz bir yere gidiyor da Fatıma’yı yanında götürmüyorsa en son Fatıma ile vedalaşır, gittiği yerden döndüğü zaman ise herkesten önce Fatıma’yı ziyaret ederdi.

Bir gün Hz. Aişe; “Ey Allah’ın resulü Fatıma’yı ne kadar çok seviyorsun” demişti. Allah Resulü “ Fatıma’da cennet kokusunu alıyorum” diye cevap vermişti.

 Babasının annesi lakabını Hz. Fatıma’ya ne kadar da yakışıyor değil mi? Babası da  onu kızı gibi seviyor, annesi gibi saygı duyuyordu.

20150615_204400

 “Babasının annesi” Hayatının merkezine babasını koyan kız. Her şeyini babasına  göre ayarlayan yüce kız. Babası için hem anne, hem de kız olmuştu.

 Babası ile o kadar bütünleşmişti ki babası öldükten sonra Fatıma’nın güldüğü hiç  görülmemişti

 

 Peygamberimiz hastalığının arttığı dönemlerde Hz. Fatıma çok üzülmüş ağlamaya başlamıştı. Peygamberimiz “Ağlama kızım demişti babana bundan sonra acı çekmek yok.” ve eğildi peygamberimiz biricik kızının kulağına bir şey söyledi.

 

Hz Fatıma ağlamaya başladı. Sonra tekrar bir şeyler söylediğinde Peygamberimiz Hz. Fatıma’nın güldüğü görüldü.

 

Daha sonra Hz. Fatıma’ya Peygamberimizin ne söylediği ve kendisinin birincisinde ağlayıp ikincisinde neden güldüğü sorulduğunda,  şöyle diyecekti:  “Birincisinde babamın vefat edeceğini anladığım için ağladım, ikincisinde ise bana Ehli Beytimden ilk sen kavuşacaksın dediği için güldüm ve sevindim.” 

Peygamberimiz, sevgili kızına yakında öleceğini söylüyor, Hz. Fatıma da babama erken kavuşacağım, diye seviniyordu.

 Peygamberimiz Hz. Fatıma’nın kucağında vefat etmişti. Peygamberimizin vefatı üzerine Fatıma şu şiiri  okudu:

 

 Öyle musibetler başıma geldi ki;

 

 Gündüzün başına gelseydi, 

 

Kararır gece oluverirdi.”

 

 O kadar çok ağlamıştı ki Medineliler Fatıma’nın ağlamalarından huzursuz olmuşlardı. O artık Medinelilere göstermeden ağlıyordu. Ne zamana kadar, ölme vakti yaklaşana kadar.

20150615_203855

 Torunlarından İmam Cafer daha sonra Hz. Yakup gibi, büyük annesinin de ağlamakta aşırı gittiğini  söyleyecekti. Fatıma babasının annesi idi ama aynı zamanda cennet gençlerinin efendisi olan yüce resulün torunlarının annesi idi.

 

O babasından sonra ilk ölen olacağı için sevinmişti. Ve ölme vakti yaklaştığında da babasına kavuşacağı için seviniyordu.

 

Bir anne geride bıraktığı çocukları olduğu halde öleceğine nasıl sevinir. Geride evlatları yetim kalırken ölüme sevinmek bir anne için normal şartlarda mümkün değildir.

 

Ben bu gerçeği anlamakta gerçekten çok zorlanıyorum. Ve diyorum ki ancak Fatıma gibi ilahi bir kişilik olursa Muhammed gibi bir babası, sevdiği olursa, Rabbi ile bütünleşirse ancak o zaman sevinebilir diye düşünüyorum.

 

İşte babasını hayatının merkezine koymak da bu  olsa gerek.

 

Fatıma hayatında babası ile o kadar bütünleşmişti ki Hz. Aişe’nin ifadesi ile oturup kalkması, tutum ve davranışı, yürümesi ve hareketleri Hz. Peygambere, Fatıma kadar benzeyen ikinci bir kimse yoktu. “ dedi.

 

Ramazan Deveci’nin konuşmasından sonra program sona erdi. Programdan sonra araştımacı-yazar  Ramazan Deveci kitaplarını imzaladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here