10309070_946688355414941_6212591554400365763_n

Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca 14.08.2012 tarih ve 124 sayılı kararları ile 2012-2013 eğitim öğretim yılından bu yana ortaokullar ile orta öğretim kurumlarında (liselerde) seçmeli derslerle ilgili değişikliğe gidilmiş olup, bu tarihten itibaren okullarımızda ‘Kur’an-ı Kerim’, ‘Hz. Muhammed’in Hayatı’, ‘Temel Dinî Bilgiler’ dersleri, seçmeli ders olarak müfredatta yer edinmiştir.
Medeniyetimizin omurgasını oluşturan bu derslerin eğitim sistemimiz içinde yer edinmesi, uzun uğraşlar sonucunda elde edilmiş bir kazanımken,geride kalan yaklaşık üç yıllık zaman diliminde bu derslere gösterilen ilginin azaldığı yönündeki haberleri hem AKA-DER üyesi hem de bu medeniyetin birer ferdi olarak bizleri derinden üzmüştür.
Toplumumuzun birleştirici unsuru konumunda bulunan bu seçmeli derslerin,ana teması hoşgörü ve insan sevgisidir. Cahiliye toplumunu karanlıktan aydınlığa çıkarmış olan bu ders içeriklerinin,modern çağın yalnızlaşan insanın ve merhametin yeniden tek çözümü olabileceği gerçeği her daim göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu noktanın yetkili mercilerce,mevcut durum üzerinde bilimsel veriler ışığında, konun paydaşları ile durum değerlendirmesi yaptığını düşünmekteyiz, öyle olduğunu ümit etmekteyiz.
Bu süreçte mevcut durumu ele alırken içerisinde önerilerimizin de olduğu şu soruların göz önünde bulundurulmasını kamuoyunun bilgisine sunarız.
1- Mevcut yönetmeliklerde seçmeli dersler hakkında okul idarelerince öğrenci ve velilere bilgilendirme yapılması.
2- Bu derslerde görevlendirilen öğretmenler için belli kriterlerin olması (din kültürü ve ahlak bilgisi yada ilahiyat meslek dersleri öğretmeni) Diğer taraftan ekders karşılğı olarak görevlendirme yapılmaması.
3- Özellikle siyer dersi için ahlak, erdem, davranış gibi faziletlerin uygulamalarının, anlatıcıların vasıfları arasında olmasına özen gösterilmeli.
4- Bu derslerin neden seçmeli ders olduğu ve müfredata neden konulduğu, eğitim camiası olarak içselleştirilmeli, veli ve öğrencilere bu durum anlatılmalı.
5- TEOG, YGS ve LYS’de bu derslere ilişkin çıkan sorular ve bu derslerin üst öğrenim kurumlarına geçişteki önemi hakkında kamuoyu detaylı olarak aydınlatılmalı.
6- Bu ders içerikleri hazırlanırken aile ve öğrenci beklentileri göz önünde bulundurulmalı.
7- Din eğitiminin aileler ve öğrenciler için anayasal bir hak olduğu ve din eğitiminin güvence altında bulunduğu, bu duruma ilişkin geçmiş olumsuz kaygıların bertaraf edildiği anlatılmalı.
8- Bu dersler kapsamında merkezde Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı, yerelde Okullar ile Müftülükler arasında işbirliği ve koordinasyon sağlanmalı.
9- Hepsinden önemlisi bu derslerin içeriğinin duyuşsal alana yönelik olduğu, ders öğretim ve değerlendirmesinin bilişsel alan öğretim ve değerlendirmesinden çok başka bir şey olduğu, bu derslerin hayata dönük yüzü göz önüne alınarak eğitimciler için ayrı bir pedagojik formasyon eğitim programları düzenlenmeli.

AKA-DER olarak bizler şunu iyi biliyoruz ki bazı şeyleri elde etmek için gösterdiğimiz çaba, o şeyi elde tutmak için yetmez daha fazla çaba göstermemiz gerekir. Bu bilinçle daha çok mücadele edilmesini gerektiğini belirtir, saygılarımızı sunarız.
AKA-DER Yönetim Kurulu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here