Yaklaşık iki hafta önce sitemizde bir haber yayınlandı. Çok sık dışarıda dolaşan biri olmamama rağmen o haberden sonra, cenaze, taziye yada değişik sebeplerle ne zaman kalabalığa karışsam bir şekilde kulağıma fısıldanan soru şu oldu: “Zekeriya Efiloğlu ile niye uğraşıyorsun? “
Evet, sitenin genel yayın yönetmeni olmam hasebiyle o tip haber başlıklarının genelde benim elimden çıktığını bilen dostlarım kendilerince haklı bir soru soruyorlardı. Ancak ben bahse konu Eğitim Bir-Sen şube başkanı Sayın Zekeriya Efiloğlu’nu inanın yolda görsem tanımam. Özel bir tanışıklığım olmadığı gibi özel bir problemim olduğunu da hatırlamıyorum.
 Dostlarımın “manalı” sorusuna muhatap olmama sebep olan haber, Milli Eğitimde yeni yapılan müdür atamalarından sonra yapılan bir toplantı ile ilgili olarak Anadolu Ajansından bize gelen habere  kondurduğum başlık: “Böyle sendika başkanı,hükümetler başına
 Anadolu ajansından bize geçilen haber metninde, toplantının açılış konuşmasını Eğitim Bir-sen Gaziantep şube başkanı Zekeriya Efiloğlu’nun yaptığını ve toplantıda yapılan diğer konuşmaları ve katılımcıları aktarılıyordu. Ben haberi şöyle bir okudum ve doğrusu şaşırdım. Eğitim gibi çok sıkıntılı bir alanda sendika başkanı birinin yapacağı  konuşma da eğitim camiasının özlük hakları başta olmak üzere, eğitimle alakalı her konuda ana başlıklarla da olsa istek, ve eleştirileri olmalı değil miydi? Ama bize gelen metinde değil eleştiri, bir eleştiri iması bile olmadığı gibi, eski ve mevcut müdürlere övgüler vardı.
 Olumlu muhalefet, yapıcı eleştiri elbette çok daha istenen şeydir. Bende Zekeriya başkan niye kırıp dökmemiş demedim. Ama bir sendika başkanı Milli eğitim camiasının idarecilerini eline geçirmişken, haklı beklenti ve taleplerini niye kamuoyu önünde dile getirmez ki?
 Bu haberi biz 23 Şubat’ta yayınladık. Aradan beş gün geçti ve 28 Şubat’ta gazetelere Akparti Gaziantep il başkanı Ahmet Uzer ve Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın Gaziantep’te eğitimle alakalı içler acısı durumu ortaya koyan demeçleri yayınlandı.
 Bir sendika başkanı, neredeyse tüm okul müdürleri ve Milli eğitim’in üst düzey idarecilerinin olduğu bir toplantıda, eğitimle alakalı tek kelime eleştiri ve talepte bulunmazken, iktidar partisi milletvekili ve il başkanından şu sözleri duymak beni haklı çıkarmaz mı?
“AK Parti İl Başkanı Ahmet Uzer, “Şehrimizin eğitim durumu herkes gibi bizleri üzüyor” diyerek, “Bu sorunu çözme noktasında bizde elimizden gelen çalışmayı yürütüyoruz. Özellikle bu derslik açığını kapatma noktasında, son bir ay içersinde çok ciddi çalışmalarımız oldu. Geçen hafta Milli Eğitim Müdürünün, Özel İdare Genel Sekreteri`nin, ilçe kaymakamlarının katıldığı bir toplantı yapıldı. Dünde bu konuyla ilgili olarak Ankara`daydım ve Milli Eğitim Bakanımızla görüştüm. Çok üzücü bir notta iletmek isterim. 81 vilayet içerisinde derslik sayısına düşen öğrenci sayısında, Gaziantep 80. sırada yer alıyor…”
Bir şehir’de iktidar partisini il başkanı bunları diyecek, koskoca bir sendika başkanı da müdürlerin gönlünü hoş edecek. Ben bunu anlayamadığım için o manşeti attım. Pişman değilim, ilgili kişilere ve sitemkar eğitim bir-sen üyesi dostlarıma saygılarımla duyururum. 

07.03.2010