Yukarıdaki başlıktaki tırnak içindeki bölüm TYB Gaziantep Şubesi kurucu başkanı Zekeriye Efiloğlu’na ait.
Hayır, yanlış anlaşılmasın, yazımıza başlık bulacak birikime sahip olamadığımız için Zekeriye Bey’in başlığını (ç)alıntılamadık.
Sadece TYB Gaziantep Şubesi Kurucu Başkanı olmak gibi saygın bir sıfatı CV’sinde taşıyan çok değerli bir şair ve yazarın arzusunu yerine getirelim istedik.
Nasıl mı? Açıklayayım efendim.
TYB Gaziantep Şubesi Kurucu Başkanı, değerli yazar ve şair Zekeriye Efiloğlu Bey “Nasılsa gündeminiz olacak” başlıklı bir yazı yazdı.
Yazıyı 22.9.2011 tarihinde TYB Gaziantep Şubesi’nin sitesindeki köşesinde yayınlandı.
Malum-u âliniz, TYB Gaziantep Şubesi’nin sitesi pek fazla okunan bir site değil.
Yani, “Sen, ben, bir de bizim oğlan…” hesabı, orada yazan kadr-ü kıymeti pek bilinmeyen üç beş yazar ile onların aile efradı tarafından arada bir bakılan bir site olduğu için muhterem yazarın mühim yazısı kıyıda kenarda unutulma riski taşıyordu.
 Buna gönlüm elvermedi.
Her ne kadar muhterem yazar bu mühim meselenin bir gün gündem olacağından emin olarak yazısının başlığını “Nasılsa Gündeminiz Olacak” koysa da, yazı TYB Gaziantep Şubesi’nin sitesinde yayınlandığı için ben o kadar emin olamadım.
İşi şansa bırakamazdım.
Onun için yazının şimdiden gündem olması için sevabına bir el atayım dedim.
Makaleyi dikkatle okudum.
Hani, bir fıkra var ya; adam sormuş, diğerine, “Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını okudun mu?” diye… Diğeri, “Okudum” demiş, “Galiba olay Rusya’da geçiyor”…
Şimdi siz de, “Neymiş bu mühim makale, neden bahsediyor?” diye sorarsanız, ben de fıkrada olduğu gibi kısaca “Su’dan meseleler” diyebilirim; ama olayın nerde geçtiğini tam anlayamadım. Galiba birazı Rusya’da birazı da Türkiye’de geçiyor.
Ama siz bakmayın öyle “su”dan meseleler dediğime… Mevzu “derin”, fikir ise “çılgın”.
Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun nehirlerindeki suyu kanallarla İç Anadolu’ya taşıma önerisi Başbakan’ın çılgın projesinin karizmasını çizecek düzeyde bir proje…
Ama nedense bu çılgın düşünce beni o kadar heyecanlandırmadı.
Son zamanlarda “çılgın projeler”le fazla karşılaştığımız için galiba bağışıklık oluştu.
Ama bu mühim makalenin % 80’inin başkalarından aşırıldığını fark edince “İşte” dedim, “Ben çılgınlık diye asıl buna derim
Zira çılgın fikirler üretmek marifet değil; zaten yazarlarımızın işi o.
Bence aslolan çılgın eylemler gerçekleştirebilmek.
Nasıl mı?
Başkalarına ait cümleleri paragraf paragraf “kopyala – yapıştır” yaparak çılgın yazılar yazmak gibi…
CV’sinde TYB Gaziantep Şubesi Kurucu Başkan’ı gibi çok mühim bir sıfatı bulunan saygıdeğer bir şair ve yazarın yapabileceği en büyük çılgınlıklardan birisi yazdığı makalenin yüzde 80’ini başkalarından (ç)alıntılayıp, aldığı kişi(ler)in ve yer(ler)in adını anmamasıdır.
Buna edebiyat aleminde kibarca “intihal” diyorlar.
Günümüz Türkçe’sinde bunun tam karşılığı “aşırma”dır. Diğer bir ifade ile söylersek “çalma”, yani “hırsızlık”.
Ancak edebiyat âlemi zürafadan (zarif kimselerden) oluştuğu için onlar böylesi kaba kelimeler kullanmazlar.
Şahsen bizim de az da olsa edebiyat âlemindeki zürafa (zarif kimseler) ile bir miktar oturup kalkmışlığımız vardır.
Bu yüzden ben de şahsen bir yazar için bu tür ifadeler kullanılmasını doğru bulmam.
Bunun yerine “(ş)aşırmış” demeyi tercih ederim.
Ne de olsa yazar da insandır, “(ş)aşırabilir”, öyle değil mi?
Ama siz illa da başka bişi diyecekseniz “(ç)alıntılamış” diyebilirsiniz.
Ama ne derseniz deyin, yazarın çılgınca bir şey yaptığını inkar edemezsiniz.
Ancak Zekeriya Beyin de hakkını yememek lazım; yazının yüzde yüzünü (ç)alıntılamamış; sadece yüzde 80’ini (ç)alıntılamış.
Mesela makalenin ilk cümlesini bizatihi, evet bizatihi “kendisi” yazmış.
Sonra isim vermeden WİKİPEDİA’dan uzunca bir paragraf (ç)alıntılanmış.
“WİKİPEDİA ne ki?” demeyin.
Malum-u âliniz WİKİPEDİA kamuya açık, kopyalaması serbest sanal bir ansiklopedidir.
Yani kaynak gösterme zorunluluğunuz yok.
İsterseniz oradan istediğiniz kadar kopyalayıp, dost, ahbap ve arkadaşlara kendiniz yazmış gibi hava atabilirsiniz.  
Yerlerse bir sakıncası yok.
Zekeriya Bey muhtemelen “(Ç)alıyorsam miri malı (ç)alıyorum” diye düşünmüş olabilir.
Malum-u âliniz kendileri aynı zamanda şair olduğu için bilirler, rivayete göre Şeyh Galib’e şiirlerindeki imgeleri Mevlana’dan yürüttüğü söylenildiğinde, muhterem “Çaldımsa miri malı çaldım” buyurmuşlardır.
WİKİPEDİA da “miri malı”, yani kamunun kullanımına açık bir sanal ansiklopedi olduğu için isim vermeden oradan (ç)alıntılanmasında bir sakınca yoktur.
Sadece Şeyh Galip ile Zekeriya Bey arasında küçük bir fark var: Şeyh Galip imgeleri (ç)alıntılamıştı, Zekeriya Bey ise cümleleri (ç)alıntılamış.
O kadarlık da olsun di mi?
Zekeriya Bey WİKİPEDİA’dan (ç)alıntıladığı bu uzun paragrafın ardından “bizatihi kendi elleriyle” bir cümle daha yazmış.
Sonra da 21.03.2011 tarihli Yeni Şafak Gazetesinde yayınlanmış olan İHA’nın bir haberinden uzunca birkaç paragraf daha (ç)alıntılanmış.
Hayır, bizim açımızdan bir sorun yok da, hasbelkader Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Halil Kumbur bu yazıyı okursa, “Bu cümlelerin hepsi sanki hık demiş benim ağzımdan dökülmüş” diye şaşkınlıktan ağzı bir karış açık kalır.
Her ne kadar Zekeriya Bey`in Prof. Dr. Halil Kumbur’dan (ç)alıntıladığı uzun paragraflardan birisinin başına – muhtemelen – “özgün bir katkı” olsun diye eklediği “bir kelime” cümlenin gramerini bozmuş olsa da, bunu çok fazla büyütmemek lazım. Ne demiş atalarımız; “O kadarlık kusur kadı kızında da olur”.
Ama herşeye rağmen makalenin sonuna, – yine “bizatihi kendisi tarafından” kaleme alınan – beş on cümle ekleme kadirşinaslığını göstermiş; aksi taktide Zekeriya Beyin çılgın projesini nasıl öğrenecektik ki?
Ve netice itibarıyla “kopyala – yapıştır, sonra da aralara birkaç cümle serpiştir” yöntemiyle ortaya çılgın bir makale çıkmış.
Böyle çılgın bir yöntemle çılgın bir makale kaleme aldığı için şahsen kendilerini tebrik ediyoruz.
Şimdi siz olsanız bu kadar çılgın bir yöntemle kotardığınız çılgın bir makalenin TYB Gaziantep Şubesinin okunmayan sitesinde heba olup gitmesini ister misiniz?
Şahsen ben olsam ben de istemezdim.
Doğal olarak muhterem yazar ve şair, TYB Gaziantep Şubesi Kurucu Başkanı Zekeriya Efiloğlu Beyefendi de istemedi ve onun içindir ki “Nasıl olsa gündeminiz olacak” dedi.
Biz de gündem olmasına yardımcı olalım istedik.
İçi rahat olsun, bu zat-ı âlilerinin bu yazısı hepimizin gündemi olacak.
Şahsen kendileri şimdiden yeni yazılarını yazmaya başlayabilir.
Bana sorarlarsa yeni yazılarının başlığı “Ben dememiş miydim, nasıl da gündeminiz oldu?” olsun.
Bundan böyle yazı yazmayı düşünürse tabi…

26.09.2011