Eğitimin bir çok açıdan ele alınması gerektiğini yıllardır herkes söyler durur. Gerçekten de “eğitim” kelimesinin kendisi de dahil olmak üzere eğitimle ilgili bütün kavramların yeniden yapılandırılması hatta değiştirilmesi gerektiği aşikar.

Aslında; maarif (irfan kazandırmak) yerine eğitim (eğmek,eğitmek), talebe(talep eden) yerine öğrenci (öğrenen),  muallim (talim eden) yerine öğretmen (öğreten), mektep yerine okul, sübyan yerine ilk, rüştiye yerine orta, sultani yerine lise gibi isimler koyarak eğitimin içini kendi ellerimizle boşaltmış olduk.

Şu anda eğitim sistemimizin ve ”eğitim-öğütüm kurbanı” nesillerimizin geldiği noktaya bakarsak bu konuda ne kadar çok hata zinciri yaptığımızı daha iyi anlarız. Bu yüzden yeni bir eğitim paradigmasına ihtiyaç var. Aklı başında, bu konuda kafa yormuş insanların analiz ve açılımlarına ihtiyaç var.

Gönüllülüğe ve talep etmeye dayalı eğitimin yerine zorunlu ve tektipçi bir eğitim anlayışı ile toplumu kontrol etme düşüncesi, bizi bilim ve ilimin dışına atan en önemli mefhumlar oldu ne yazık ki. Oysa ki eğitim konusunu halletmiş toplumların küllerinden nasıl doğduklarını, ellerindeki ilim silahıyla nasıl güçlendiklerini görmemiz gerekirdi.

Batının işe yaramadığı ve kayıp nesiller ortaya çıkardığı için kendi tarih çöplüklerine attıkları sistemleri getirip bize pazarlaması ve kayıp nesillerimizi gururla izlemesi uzak zamanlarda olan hadiseler değil.

Bizim ise batıya alternatif olsun diye ortaya koyduğumuz bütün versiyonlar “zorunlu ve körertici eğitimin” kötü bir taklidinden öteye gitmedi.

Şimdi yeniden bir yol haritası çizmenin vakti geldi:

Hz. Muhammed’in, Ebu Hanife’nin, Nizamül-mülk’ün, Akşemseddin’in nasıl bir eğitim anlayışına sahip olduğunu iyi okumalı ve bundan kendimizi ve neslimizi kurtaracak dersler çıkarmalıyız. En önemlisi de Allah’ın eğitim anlamına gelebilecek ama ondan çok kapsamlı olan Mürebbilik (Rab) sıfatını ve bu sıfat çerçevesinde kullarını nasıl eğitip terbiye ettiğini çok iyi araştırmalıyız.

Bu kapsamda “Eğitim Mülakatımız”daki sorulara cevap veren herkese teşekkür ediyoruz. Sizleri de sorularımıza cevap vermeye; görüş ve önerilerinizi aktarmaya davet ediyoruz.

Gelen cevapları her gün bu sayfalardan aktarmaya başlayacağız.

İlginize teşekkür eder, mülakatımızın hayırlara vesile olmasını dileriz.

Selam ve Dua ile…

2 YORUMLAR

  1. kişinin cahilliğini eğitmek belki biraz gayret, biraz sabır, birazdan biraz fazla bilgi ve de hilm ile mümküdür… tesbitleriniz çok yerinde vede isabetli fakat, benim sormak istediğim gönülleri nasıl eğiteceğiz? yada gönlümüzü nasıl eğeceğiz? yada şöyle diyeyim birbirimizin gönlüne nasıl eğileceğiz???
    selam ve dua ile…
    (sevde)

  2. Selamlarımla bu yazının içeriği çok hoşuma gitti.Eksik yönlerimizi yazan bir içeriğe sahip eğitim anlayışımızın ne kadar geride ve eksiğimizin olduğunu ortaya koyuyor.inşallah bu yazılara kulak asalım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here