Bu gün Fatih Camii’nde hüzünlü bir cenaze töreni vardı.
Hüzünlü diyorum, hakikaten hüzünlüydü.
Hem de utanç verici.
Üç Çeçen mücahit dün hunharca Zeytinburnu’nda, cadde ortasında katledildi.
Bu Çeçenler bizim misafirimizdi.
Hainler misafirlerimizi kendi evimizde katlettiler ve söyleyecek bir sözümüz de yok bu durumda.
Mazeretimiz yok.
Evimizin içinde can evimizden vurdular.
Üzgünüz,
Dertliyiz,
Kederliyiz,
Utanıyoruz,
Hem de çok utanıyoruz, utanmalıyız, ah vah etmeliyiz.
Sahip çıkamadık emanetlere.
Ümmetin emanetine,
Allah’ın emanetine…
Bu hunharca gerçekleşen katliamdan hemen sonra haber ajansları apar topar “mafya hesaplaşması” diye geçtiler olayı.
“Mafya hesaplaşması” bilgisi Rusya ajanlarının medyaya vermiş olduğu özel malûmat olduğu aşikar. Gerçekleştirdikleri alçakça cinayetlerini kamufle etmek içindi.
Soytarılıklarına,
şımarıklıklarına,
namertliklerine bir kulptu sadece.
Çok fazla zaman geçmeden olayın aslı hemen çıktı ortaya.
Ülkemizde misafir olarak bulunan; Çeçen dağlarının kartalları, ümmetin cesur evlatları Rus Ajanları tarafından katlediliyordu. Olayın gerçeği bu idi. Bu gerçeği nasıl örtebilirlerdi ki?
Asla!
Cenaze töreninde Özgürder Genel Başkanı Rıdvan Kaya: “Emanete sahip çıkamadık, bunun utancı içindeyiz” diyordu.
Evet,
Çeçenya’da Rusları dize getiren Ümmetin Yiğit Evlatlarına sahip çıkamadık.
“Emanete sahip çıkamadık,
 bunun utancı içindeyiz”
Yüreğimize öyle bir hançer saplandı ki,
Bu acı sızım sızım sızlatacak tüm hücrelerimizi.

18.09.2011