Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, Türkiye’deki Suriyelilere yönelik provokasyon uyarısında bulundu. Provokasyonları kışkırtan ulusalcı çevrelerin olduğunu iddia eden Kapusuz, amacın içeride Ak Parti’yi köşeye sıkıştırmak, dışarıda ise Suriye’deki Zalim Esed’in elini güçlendirmek olduğunu söyledi.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Salih Kapusuz,Twitter hesabında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Partili Kapusuz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun, “Adam gibi, tıpış tıpış sandığa gideceksiniz” sözlerini “Kılıçdaroğlu daha muhalefetteyken otoriter eğilim gösteriyor” sözleri ile eleştirdi.

Milletin “tıpış tıpış” değil “koşa koşa” sandığa gideceğini belirten Kapusuz, “Bu millete parmak sallamak, halkı tehdit etmek kimsenin haddi değildir. Hele Kılıçdaroğlu gibi her girdiği seçimde milletin tokadını yiyen bir muhalefet genel başkanının hiç haddi değildir. Partisinin eski yöneticilerini toplamış, gözlerinin içine baka baka masayı yumruklamaya devam ediyor ve tüm CHP’lilere ‘Adam gibi çalışacaksınız’ diye tehditler savuruyor. Orada oturan CHP’li eski bakanlar ve yöneticilerden de çıt çıkmıyor. Orada,Kılıçdaroğlu’nun bu ağır sözlerine ‘Dur bakalım sen kimi tehdit ediyorsun?’ diyecek bir CHP’liyi de göremedik. Bağırıp çağırıp, masayı yumruklayan bu adama, birileri de ‘Gandi Kemal’ diyor. Doğrusu; bu hareketleri ‘Gandi’ değil ‘Külhanbeyleri’ yapardı” dedi.

CHP’de kurduğu otoriter yapıyı Türkiye’ye uygulamasına milletin müsaade etmeyeceğini belirten Kapusuz açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“CHP yönetimi azarlanmaktan ve baskıdan memnun görünüyor kiKılıçdaroğlu’nun otoriter yapısına göz yumuyor. Önceleri millete ‘Bidon kafalı’ ve ‘Koyun’ diyen bu zihniyet şimdi Kılıçdaroğlu ile yeni bir aşamaya geçerek “Tehdit” işlerine başladı. Bu millet senin tehditlerine pabuç bırakır mı sanıyorsun! Elbette bırakmaz. Bu milletin feraseti büyüktür. Sandığa gider. Ama sen seçmen kaydını bir kontrol et istersen zira geçmiş referandumda oy verememiştin.

-“FİLİSTİN’DEKİ MÜSLÜMAN DA, SURİYE’DEN KAÇIP TÜRKİYE’YE SIĞINAN MÜSLÜMAN DA MAZLUM”-

Filistin’deki mazluma gösterdiğimiz hassasiyeti Suriye’deki zalimin elinden kaçıp evsiz kalan ve çoluğuyla çocuğuyla Türkiye’ye sığınan mazlumlara da göstermeliyiz. Bu insanlar Türkiye’ye keyfi sebeplerden değil; bombalardan ve katliamlardan kaçarak gelmişlerdir. Yaşlı annesini Kilometrelerce sırtında taşıyan ve Türkiye sınırına geldiğinde yere düşüp bayılan Suriyeli din kardeşimize sınırı nasıl kapatabilirdik? İspanya’daki zulümden kaçan Yahudilere sahip çıkan ecdadın torunları olarak Suriyeli Müslümanlara elbette sınırı kapatamazdık. 100 yıl önce Suriye bizim eyaletimiz değil miydi? Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Gaziantep; Halep’e bağlı birer il değil miydi?

-PROVOKASYON UYARISI-

Esed’in bu vahşet ve katliamları bittiğinde, Suriye’yi Suriyeliler yönetmeye başladığında, Türkiye’nin bu insani duruşu tıpkı ecdat Osmanlı gibi tarihe geçecektir. Filistin’deki din kardeşimize gösterdiğimiz merhameti,Suriye’den kaçıp Türkiye’ye sığınanlara esirgemeyelim. Bu gibi provokasyonları kışkırtan ulusalcı çevrelerin amacı içerde Ak Parti’yi köşeye sıkıştırmak, dışarıda ise Suriye’deki Zalim Esed’in elini güçlendirmektir. Mazlum Suriyelilere karşı halkı kışkırtmak isteyen birtakım ırkçı çevrelerin oyununa gelinmemelidir. Zira bizim dinimizde de, geleneğimizde de, medeniyetimizde de ırkçılık ve ayrımcılık yoktur.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here