Ramazan ÇETİN Yazdı…

   

     Ey özgürlük! Seni seviyorum, ne olur esirgeme benden o gülzarını, gel sevindir yeniden bu çağın çocuklarını.  Sana aşığım… Sana vurgunum!  Ey ruhumu hafifleten cennet rüzgârı, ey sevdası kalbime işlemiş yükseliş baharı. Seninle var oldum, sana yar oldum, nevbahar oldum, hayat adınla güzel, seninledir  en  güzel  doğmak.. Seninle başkadır yaşamak, seninledir sevgiliye ulaşmak. Işık ve nur sendedir, varlığın, derdin, kanayan yüreğimdedir. Seninle varım, seninle yaşarım, seninle doğdum ve varlığınla güzel yarınlarım. Bir hiçim sen elimden tutmayınca, tatsız ve tuzsuzum sensiz, zamanın zebunuyum, leylasını kaybetmiş bir mecnunum.  Aldığım her nefes bir zindandır ruhuma, her bakış bir zulmet varlığıma. Resmimde aşkın adı yoktur sensiz.  Duygularım cansız ve kefensiz, seni soluduğum sürece yüreğimde fecir ışıkları parıldar. Ruhum hafifler. Ben ben olurum. Ben kendimi sende bulurum. Hayatın elifi  sensin, sen elifle güzel olansın….

Ey özgürlük!  Senin kutlu ırmaklarınla arındım, yıkandım, coşkun pınarlarınla suya kandım. Sen yok ken kavruldum yandım. Aşk deryasında sedefleşen gönlümün incileri, senin keskin bakışlarından beslenmiştir. Senin kırlarında açan çiçeklerdir cennetimin yıldızları. Sen ey masum güzel,  ne olur çevirme yüzümden bakışlarını, yoksa bitiremem zülüm kışlarını. Kalbimin kanatları kırılır, ben ben olamam. Ben beni bulamam. Ey özgürlük!  Ey endamı ruhları okşayan dilber, gönlüm olsun seninle beraber, bilirim her şey seninle güzel. Sen ekmekten lezzetlisin,şekerden  tatlısın..Varlığımın, ruhumun şahikasıdır senin şarkıların, gönlümün  nağmeleridir ezgilerin. Ruhumun  “hıra”sıdır, bakışlarının vadileri,  yüreğimin deryasıdır beslendiğim şarkıların. Seninle aşkın sırrına agâh olurum, selamınla yolumu bulurum. Sen ey barış rüzgârı, kutlu doğuşların feryadı, zamanın adını seninle koydum, senin alfaben olmayınca çağın dilini okuyamadım. Oldum içinde yanlışların, bulanan bakışların, yanlış duruşların…

Ey özgürlük! Nerdesin ne zaman akacaksın çölleşmiş hayatıma, ne zaman bir sevda kitabı yazacaksın adıma, sen olmadan kim kulak verir feryadıma! Nağmelerin dilsiz ve güçlü, senin masum gülüşlerindir kardelen çiçeğinde tebessüm eden. Sen olmayınca söyle nedir ki beden!

Ey özgürlük! Seninle sevseydim, seninle bilseydim, seninle yazsaydım seninle aksaydım…

Ey ebedin sönmeyen çırası, ey sonsuzluğun parlayan şafağı, ey kutlu gözyaşı, ey peygamberlerin adına yüceldiği güzellik, ey sözlere sığmayan derinlik. Alfabenle yazılmayan her kitap eksiktir, evine sığınmayan her düşünce karanlıktır, sana dokumayan herkes yetimdir. En yakın olduğun mümin gönüller, nerdeler,  nereye gittiler, neden semalardan gelen müjdeyi terk ettiler.

Ey özgürlük!  Ey inşirah leylasının menekşesi, ey sevda gülzarı! Senin reh-ü reyhanındır zulümlerden azade eyleyen, kutlu bakışlarındır, esaretten kurtaran. Varlığım, hayatım, aşkım ömrüm, seninle değerli, seninle manalı ve güzel. Derin ve akıcı sözündür zindan kapılarını kıran, yücelten kelimelerindir, ruhları esaretten kurtaran. Ben sana vurgunum, sana aşığım. Aklımın köprüsüdür, benliğime çizdiğin hatlar, sensiz kuru bir dikendir sanatlar… Ey insan olmanın ilkesi, ey hürriyet meleği, bir an bile bırakma ellerimden, ışığın kaybolmasın gözlerimden,  ey sevda çemeni lalezar, yalnız senin yolunda hayat var, zalimlerin nefret ettiği gülistan! Cihana yayıldıkça senin güllerin, olur mu üstünde kafes bülbüllerin. Ey gecelerin karanlığını aydınlatan kutlu mum!  Şanlı çerağ!  Yastığım yatağım sen ol, beni hep yanında yar kıl,  uyanık gönüllerin gıdası sen ey tatlı ezgi!  Senin tahtın kurulunca yeryüzünde boynu bükük kalmayacak çiçekler, senin olduğun yerde çocuklar gülecekler, genç kızlar sevgiden mahrum kalmayacaklar, sefalete gömülenler saadete erecekler. Kalbime çöken gamları giderensin, beni aşkınla mest-ü hayran edensin. Ey boynu bükük lale! Benim savaşım  yarasalarla,  zulmetin,  ayrılığın,   fitnenin,  fesadın  dikenleriyle.. Üşüten ürkeklerden, can yakan zalimlerden bıkmışım usanmışım!  Daralmışım, “dine karşı din” kuranlardan, amatör din tüccarlarından, ahmak fıkıh komandolarından, ayarsız din bezirgânlarından, içi boş mücahit çavuşlarından nefret etmişim!  Ben gam ve kederimi seninle paylaşıyorum. Sözlerimi,  sevgi kanatlarının üstünde yazıyorum, senin durduğun yalçın dağlarda esmek isterim her daim. Kurtulmak ve kurtarmak isterim tüm engellerden, esaretlerden, zincirlerden, zindanlardan. Akıl, ruh  kalp  zihin  beyin   varlık   zincirlerinden!… Sen ki   elleri  kelepçeli, gözleri bağlı  yüreği  dağlı bir  ceylan  gibisin, seni   hangi   dağın doruğunda bulayım, seni nasıl bulayım, seni  hangi yaprağın şebneminden sorayım, gece gündüz seninle  nasıl kalayım?.. Hamurumda senin aşkın  vardır  bilirim, yalnızlığımın  evrenidir  parlayan yıldızların, gönül  fezamın    yörüngesidir   çizdiğin  yollar.. Ah dostlarıma anlatabilseydim varlığının yokluğunu, ah ki senin hayat olduğunu tümüyle idrak edip ettirebilseydim. Senin hayalinle doğarım her sabaha, seninle yücelirim resülülllah(sav)’a,  seninle secdedeyim Allah’a!  Maveranın sevdasında melül olunca bakışların, bilmem ki ardından doğar mı aşk baharı kışların. Seninle gelenle görüşmek isterim, seninle zenginleşsin hayallerim, ümitlerim tazelensin neşvü nema bulsun. Senin rahmet yağmurunla, hürriyetim kirlenmesin şu çağın çamuruyla… Fitneler vadisinden beni sen azad kıl. Sen tuttukça ellerimden,  ümit  şelalesi  akacaktır  yüreğimden.. Ey benim güzel dostum!  Sımsıcak bakışlarınla ısıt içimi şu dondurucu çağlarda, saf ve berraklığınla aydınlat düğümlenmiş fikirlerimi. İnşiraha kavuştur dilimin durağanlığını. Karmaşa zindanlarında kaybolan gönlümü bulmama yardım et! Öyle bir hayatım olsun ki    “ölmeye” layık olsun, ölümüm dirilişlerin baharı, yükselişlerin gülşeni olsun isterim, isterim öyle bir sevda isterim, ezel ve ebed kokulu, benim dileğim aşk okulu! Düşünce ve irfanımı besleyecek, yollarını aç bana, nerde olduğunu daim bileyim, bileyim ki senin yazdığından başkasını kalbimden sileyim!  Varlığımın semasında senin kutlu bayrağın dalgalansın, öze dönüş olsun her adımım, aşka bağlanış olsun her nefesim, tüm çağlara yankılanıp dursun sesim. Çamurlara   takılıp  kalmasın  hevesim.. Bileyim küçük âlem olduğumu, bulayım aşktan bir parça olduğumu. Ruhuma üflenen nefhayı candan, ilhamlar yağsın üstüme sultandan, bihaber kalmasın gönlüm canandan. Peygamberin varisi kıl, ilim ve hikmetle,  yaşat beni irfan ve izzetle… Bana tevhidin nakşını göster, bileyim Leyla benden ne ister, ruh-u canım yalnız O’nu ister!  Aşk ateştir, hürriyet  dumanıdır, cihana can  verecek  müminin   imanıdır!…

 

 

 

 

 

 

1 YORUM

  1. Ey ruhu yükselen beden
    Özgürlüğe Muhtaç her dem
    Bir Nefes olsa bir yudum
    Özgürlüğü soluyan tutsak beden

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here