Anteppress:   Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Fatih Tamer:   Gaziantep Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim. Aynı zamanda Yeşilay Şube Başkanlığı’nı yürütmekteyim.

556652_10200116083398434_1568937681_n

Anteppress:    Sizce “Eğitim” nedir? Bize bir “Eğitim” tanımı yapabilir misiniz?

Fatih Tamer:  Eğitim insanların hayat imtihanlarında karşılaşacakları basit ve karmaşık her türlü duruma karşı aklı selimle hareket etme kabiliiyetini açığa çıkarmak ya da bu kabiliyeti belli bir seviyeye getirmek adına yapılan tüm faaliyetler olarak özetleyebilirim.

Anteppress:     Bir “Eğitim Paradigması” oluşturacak olsanız nasıl bir paradigma oluşturursunuz?

Fatih Tamer:   Belirli bir sınırı olmayan ancak hedefleri olan bir eğitim diyebilirim. Marangoz olma kabiliyeti olan bir çocukla, Bilim adamı vasfına haiz olabilecek bir çocuğa aynı dersleri anlatmanın faydası olmayacaktır. Sosyal içerikli konularda ahlaki hususlarda aynı durumda olunabilir ancak teknik açıdan aynı şeyleri bu çocuklara öğretmek zulüm olur. Ayrıca ailelerin çocuklarına istedikleri eğitimi verme hakkı da ön planda olurdu. Buradaki temel sınırlama birlikte yaşanılan toplumun genel geçer kaidelerini göz ardı etmemek olurdu sanırım.

563776_10200543838332040_1676083781_n

Anteppress:    Değerlendirme ölçütlerini (DGS, YGS, LYS, KPSS vs) sağlıklı buluyor musunuz?

Fatih Tamer:    Kesinlikle yetersiz ve adaletsiz. Yılda bir ya da iki kere bu sınavlar yapılarak adaletsiz bir sistem teşkil edilmiş oluyor. Bu noktada bu sınavların elektronik teknolojilerinin katkılarıyla daha sık yapılması ve sınav stresinin ortadan kaldırılması gerekiyor. Atama vb işlemlerin de belirli bir zaman dilimine bırakılmaması gerekiyor. Daha da önemlisi eğitimin İŞ BULMA ile eşitlenen bir mantaliteden uzaklaştırılması gerekiyor. Gittikçe mekanikleşen eğitim kurumları artık ahlaklı dürüst insan yetiştirmenin ötesinde başarıya odaklanmış maddi çıkarlar peşinde koşturan insanları önümüze getiriyor ki bu sürecin suçu hepimizde maalesef.

1897965_10202778821725228_1054895190_n

Anteppress:    Bölge ve Gaziantep’in eğitim seviyesini nasıl buluyorsunuz?

Fatih Tamer:   Maalesef bu konu da, yıllardır sıkıntılı. Eğitime destek vermeyi okul açmak olarak anlıyoruz. ihracaat şampiyonu işadamlarının, kebapçıların ve emlakçıların öğretmenlerden ve ilim adamlarından daha muteber olduğu bir yerde ilim, bilgi değil para konuşuyor demektir. Öncelikle bu anlayış değişmeli. Şehrin okuma kültürü diyebileceğimiz bir kültürü yok maalesef. Geçmişten gelen bilgi birikimleri de  güncel bir şekilde sunulabilmiş değil.

Anteppress:   Eğer düşük olduğunu düşünüyorsanız çözüm öneriniz ne olur?

Fatih Tamer:   Daha fazla kütüphane, kitabevi ve bu minval üzere okuma ve bilgilenme süreçlerini sevdirecek faaliyetlerin artması gerekiyor. Mesela bu konuda bir önerimiz olmuştu. Kalenin karşısındaki HIŞVA HAN’ın bir kitap sarayı olarak restore edilmesi içerisinde kütüphane ve kitabevleri bulunmasını önermiştik ama bakalım ne yapılacak orası merakla bekliyoruz..29047_1406710241371_8111752_n

Anteppress:     Bütün eğitim taraflarını (bakanlık,müdürlük,okul idaresi,öğretmen,öğrenci,veli) eğitime dahil etmek için nasıl çalışmalar yapılmalıdır?

Fatih Tamer:    Özveri en önemli husus. Yine hukukçulara nasıl rahat etmeleri için maaş iyileştirmesi yapılıyorsa eğitim camiası da bu maddi sıkıntılarda boğulmamalı. Okul ortamları araç gereçleri iyileştirilmeli, eğitimcilerin yaptığı işi sahiplenebilecek bir duygu ve bilgi donanımında olabilmeleri gerekmektedir. Bunun için yapılacak hizmet içi eğitim çalışmaları farklı bir boyutta ele alınmalıdır kanaatimce.

314711_2181787098083_512589_n

 

 

Anteppress:      Bir “Egitim Hayali”niz var mı? Ve son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Fatih Tamer:    Lise’yi bitiren gençlerin yaşadığı coğrafyadaki alim ve bilge şahsiyetleri tanıyarak örnek aldığı, Sezai Karakoçun şiirlerini okuduğu, kendi ilim ve bilim tarihine sahip çıkabildiği, klasik ödev yazılı vb süreçlerin ötesinde hayata önce manevi sonra maddi anlam katabilecek çalışmalarla anıldığı bir şehir bir dünya hayali diyebilirim.

 

 

Anteppress:      Katıldığınız için teşekkürler…