2011 Milletvekilliği seçimini geride bıraktık.
Seçimin tartışmasız galibi hem Türkiye genelinde, hem de Gaziantep özelinde Ak Parti’dir.
Türkiye genelinde % 50 oy alan Ak Parti Gaziantep`te aldığı % 61,85 oy ve çıkardığı 9 milletvekili ile büyük bir başarıya imza attı.
Ancak bir de seçimin kaybedenleri var.
Nitekim her seçimin kazananı da olur kaybedeni de.
Seçimin somut galibi açısından herhangi bir sorun yoktur. O zaten galiptir; açıklanan oy ve çıkarılan milletvekili sayısı bunu açıkça gösterir.
Ancak yenilen taraf(lar) için durum böyle değildir.
Yenilen taraflardan bazıları –parti yahut lider bazında- yenilgiyi kabul ederek siyasi hayattan çekilir; bazıları ise yenilgiden bir zafer çıkarmaya çalışır.
Doğrusu yenilgiyi bile bir zafer gibi sunabilmeyi becerebilenleri taktir etmek lazım.
Çünkü bu hiç de kolay değildir.
Ancak bir hususu gözardı etmemek lazım: Eğer bu sunum taraftarlar nezdinde bir karşılık buluyorsa sorun yoktur; değilse mağlubiyeti tescillenmiş partilerin yahut liderlerin çok fazla ömrü olmuyor.
Aslında bu yazıyı yazmamın nedeni e-mail kutuma gelen mail.
Aşağıdaki cümleler mağlubiyeti zafer olarak algılayabilme başarısını gösteren bir milli görüşçü kardeşimize ait.
Basın yer vermeyecek,
devlet yardım yapmayacak,
belediyeler bayraklarını kesecek,
hacı-hoca takımı son gece mesajları ile oy çalacak,
genel başkan yaptığın uzun boylu adam partini bölecek,
…liderin vefat edecek
ve sen meclise giremeyen partilerden en çok oyu alan olacaksın.
Saadet Partisi ne zorlukları aştı şu seçim döneminde.
Milli Görüş devam edecektir
.”
Görüldüğü gibi aslolan olaya hangi zaviyeden baktığınız.
Vaktiyle % 21 oy almış ve iktidar olmuş bir siyasi partinin taraftarları %1,27 oyu bir galibiyet olarak okuyabiliyorlarsa ortada sayıca az bile olsa inanmış bir kitlenin varlığından söz edilebilir.
Şayet tüm teşkilat bu inanca sahip olursa Milli Görüş bir süre daha siyaset arenasında boy gösterecek demektir.

13.06.2011