Gaziantep İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı iken Kırıkkale İl Milli Eğitim müdürlüğüne atanan Yusuf Tüfekçi görevine başladı.

Eğitim camiasının büyük dua ve desteğiyle Gaziantep’ ten ayrılan Tüfekçi,  sosyal medya hesabından büyük bir vefa örneği göstererek şu paylaşımı yaptı.

Müdürümüze yeni görevinde başarılar diliyoruz.

 

BU BİR “VEDA” DEĞİL, “VEFA” YAZISIDIR

Gidiyorsun dediler: “Fıstığın, baklavanın, tadına doyamayacağın kebapların diyarına Gaziantep’ e gidiyorsun. Gecenin ayazında beyran içecek, şafağın serinliğinde katmeri tadacaksın. Çay, ‘ kaçak mı Türk mü?’ diye sor mutlaka dediler. Ha bir de kahveyi Tahmis’te içeceksin, İmam çağdaş uğrak yerin olacak, Halil Ustanın sofrasına ise mutlaka otur.’’ dediler.

‘’Bir sabah namazı sonrasında Besmele ile açılan Bakırcılar Çarşısı’nın havasını mutlaka solu.’’ dediler. ‘’El emeği göz nuru, her bir deseninde alın terinin izlerini hissedeceğin şaheserlerine ve bunların mimarı ustalara bir selam ver, bakırı döven çekicin sesine kulak kesil.’’ dediler. ‘’Yarım ekmek, bir dilim kaşar, bir dilim sucukla nam salmış Tostçu Erol’u görmeden sakın geçme.’’ dediler.

‘’Asırlara meydan okuyan Antep kalesinden şehri temaşa eylemek ayrı bir huzur verir insana.’’ dediler. ‘’Kurtuluş destanının nağmelerini dinle, tarihini kokla orada ve gör Şahinbey’i, Şehitkamil’i, bir de senin ismine anlam katan Tüfekçi Yusuf’u.’’ dediler.

‘’Ha bir de sen sporcusun, Kavaklık Parkının vazgeçemeyeceğin havasını solu bir kez de.’’ dediler. Şehrin Akciğeri, lalelerin renk cümbüşü ile renkten renge boyadığı Kavaklık Parkında, bir bardak çay iyi gelir.’’ dediler.

‘’Sonra Dülük Baba Ormanına kaç bazen. Çam ormanının tüm güzelliğine mangal sefalarının güzelliğini kat.’’ dediler. ‘’Hayvanat bahçesine mutlaka uğra birde, bir güne sığmayacak genişlikte doğa harikası bu bahçeye de bir zaman ayır.’’ dediler.

‘’Unutma bu şehir “Gazi” bir şehirdir. Şehitleri, şehitliği de unutma seyir defterine yaz.’’ dediler. ‘’Bir Fatiha yolla ruhlarına onların da. Tarih kokan Kale altı evleri ve Bey mahallesini gezmeden gitme bu şehirden.’’ dediler.

Aldım elime seyir defterimi, adım adım yaptım hep bunları, belki de daha fazlasını. Ama her şeyden önemlisi; “başım üstüne” dedikten sonra hayatını bile ortaya koyan Ayıntap’ın güzel insanlarını yaşadım bu şehirde. Misafirlik üç gün iken dört yıl boyunca beni misafir gibi ağırlayan muhteşem insanları yaşadım. Neredeyse yerli nüfusu kadar muhaciri, hiçbir karşılık beklemeden, ‘Ensar’ inceliğinde misafir eden cömert insanları yaşadım. Var olanı zaten veren, yoklukta bile lokmasını bölüp paylaşan cefakâr, vefakâr insanları yaşadım.
Mevzu bahis ‘Bayrak’ olunca gövdesini hiç çekinmeden ortaya koyan, korku nedir, bilmeyen yiğitleri yaşadım bu şehirde.

Evet, bu bir Veda değil, “Vefa” yazısıdır. Nakış nakış yüreğime işleyen Gaziantep’e ve onun güzel insanlarına, -hadi haksızlık etmeyelim- güzel mutfağına, Şahinbey’in Şehitkamil’in, Tüfekçi Yusuf’un torunlarına ‘ Vefa’ yazısıdır.

Ayrılık gözle sevenler içindir, gönülden sevenlere ayrılık yoktur. Saatler sayılıdır, tükenir elbet, ama tüm güzellikler gönüllerde ölümsüz yerini alır.

Veda etmiyorum sana Gazi Şehir, veda edemiyorum. Tüm güzelliklerine, yürekleri ile yaşayan tüm canlarına vefa borcum olduğunu bir kez daha not düşüyorum defterime.

Var ol Gazi şehir, var olun Gazi şehrin güzel insanları.

 

22 Mart 2018
Yusuf TÜFEKÇİ