Sunay Akın’ın konuk olarak katıldığı ‘Abbas Güçlü ile Genç Bakış’ programı Gaziantep Üniversitesinde gerçekleştirildi.

GAÜN Atatürk Kültür Merkezinde öğrencilerin yoğun katılımıyla başlayan program Soma’da önceki gün hayatlarını kaybeden maden altında kalarak yaşamlarını yitiren şehitler için saygı duruşuyla başladı. GaziantepÜniversitesinin 40 yılı geride bırakan, Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden birisi olduğunu belirten Abbas Güçlü, 40 yılı deviren çok sayıda üniversitenin olduğunu ama Gaziantep Üniversitesini farklı kılan çok önemli, farklı özelliklerinin olduğunu belirterek, “Türkiye’nin dört bir yanından çok değerli arkadaşlarımızı buraya getiren çok farklı özellikler var. Nasıl ki pek çok güzelliklerin farkında olmadığımız gibi GaziantepÜniversitesinin yarattığı güzelliklerinde farkında değiliz” dedi.

Soma madeninde şehit olanlara yardım amaçlı kampanya düzenlenmesi için Gaziantep Üniversitesinin telefonlarının kilitlendiğini söyleyen Abbas Güçlü, “Onların aileleri için başlatılacak bir kampanyayı ‘Genç Bakış’ olarak, üniversiteliler olarak destekliyoruz. Bu yönde çok sayıda gerek sosyal medya üzerinden gerekse telefon bağlantılarıyla talep var. Şehitlerimizin yakınlarının yeniden maden ocaklarına mahküm olmaması için taşın altına elimizi koymaya hazırız” diyerek, Gaziantep Üniversitesiöğrencilerinin bu duyarlılığının örnek olması gerektiğini söyledi.

Soma’da yaşanan maden kazasından büyük üzüntü duyduğunu ifade edenSunay Akın, çözüme yönelik olarak girişimde bulunulması gerektiğini ifade ederek, “Maden mühendislerimiz var ve ne yapılması gerektiğini onlar çok iyi biliyor. Bu gün Soma’da yaşananlar sadece bir sonuç. Bu gün ne yapılması gerektiğine kulak verilmemesinin faturasını ödüyoruz. Bu günden sonra konuşulan her şey ise aramızdan ayrılan emekçilerimizi ne yazık ki geriye getirmeyecek. Bu acıları yeniden yaşamak için bir yerden başlamak gerekir” şeklinde konuştu

Toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Akın, “Toplumu oluşturan bireyler beyinlerinde taşıdıkları sözcük sayısı kadar kendilerini anlatabilir ve beyinlerinde taşıdıkları sözcük sayısı kadar karşısındakini anlarlar. Ne kadar sözcüğün varsa o kadar anlatabiliyorsun ve ne kadar sözcüğün varsa karşındakini o kadar anlıyorsun. İşte bilinçlenme budur” diyerek, ülkemizde konuşulan alt kelime sınırının 600 sözcükle sınırlı olduğunu söyledi.

Abbas Güçlü ve Sunay Akın’a Gaziantep Üniversitesine geldikleri için teşekkür eden Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, “Yüreğimizin yandığı bir günde, bizlerle birlikte acımızı paylaşmak üzere ama bunları bilimin, insani duyarlılığın ışığında tartışmak üzere bizimle bir aradasınız. Yüreğimiz yanıyor, dağlanıyor. Bu toplantıyı hiçbir aşırılığa kaçmadan, acıyı paylaşarak, Soma’da kaybettiğimiz şehitlerimize buradan destek olmak amacıyla ertelemedik. Şu anda 300’lere yaklaşan Soma da kaybettiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, Fatiha gönderiyoruz. Kalanlara sabır diliyoruz” diyerek, herkesten şehitlerimize Fatiha göndermesi için rica etti.

‘Parlayan Yıldız’ Gaziantep Üniversitesinin birer pırıltıları olarak öğrencileri işaret eden Prof. Dr. Coşkun, “Biz üniversite olarak ‘Parlayan Yıldız’Gaziantep Üniversitesiyiz. Hepiniz farklı fikirlerde, düşüncede olabiliriz ama bugün bir arada, etik düzeyde, bu insani duyarlılığın olması gereken günde son derece seviyeli bir tartışma için buradayız. Öğrencilerime güveniyor ve seviyorum” diye konuştu.

Gaziantep Üniversitesi olarak farklılıklar ortaya koymaya çalıştıklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Coşkun, “Öğrencilerimizin kendi alanlarında son derece iyi yetişmeleri konusunda akademik kadroya, bilimsel yeterliliğe sahip düzeye sahibiz. Onun ötesinde eğitimin bu son durağında insani duyarlılıkları öğrencilerimizle paylaşmak ve bu anlamda da donanımlı kılmak insana dair değişik alanlarda dokunmak ve bir şeyler bırakmak üzere bir eğitim çabası gösteriyoruz. Çünkü büyük bir ülkeyiz, medeniyetiz. Geçmişten getirdiğimiz medeniyet değerlerini geleceğe taşımak için bilimin, yeni bilginin ışığında, elbette ki diğer duyarlılıklarımızı da birlikte koyarak geleceğe taşımak, geçmişte yaşadığımız büyük medeniyeti gelecekte daha büyük ölçekte yaşamak üzere, üniversite olarak kendimizi vazifeli addediyor, bu anlamda da gençlerimize iyi bir donanım veriyoruz” şeklinde konuştu.

Birinci sınıfta okuyan öğrenciler için ‘Toplumsal Duyarlılık Projeleri Dersi’ koyduklarını ve bu dersin tüm öğrenciler için zorunlu olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkun, “Anlamının daha iyi kavrandığı bu günde gençlerimizin her alanda topluma duyarlı bireyler olması ve topluma bir katma değer üretmesi, onlarla hemhal olması, onlarla duyguları paylaşmak üzere bu dersi koyduk. Türkiye’de bir ilktir. Esas itibariyle ‘Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değer değildir’ diyorsa eğer Sokrates biz de insanlara hayatı ve kendini sorgulama, en azından etik değerlerin bir şekilde kazandırılması noktasında etik dersler koyduk. Öbür yandan intörnlük dediğimiz, mühendislikte ve iktisadi idari bilimler fakültesinde gelecek yıllarda sosyal bilimlerde de mutlaka hayatın içerisinde hem öğrenerek, hem de hayatın içerisinde yaşayarak öğrenmenin yollarını öne çıkardık” dedi.

Prof. Dr. Coşkun, bilimsel bakımdan yeterli akademik kadroya, üniversite-sanayi, üniversite-toplum işbirliği gibi bütün bu noktalarda bir dünya kentiGaziantep’te bir dünya üniversitesi modeli ortaya çıkarmaya çalıştıklarını vurguladı.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Gür, Prof. Dr. Türkay Dereli, Prof. Dr. Cahit Bağcı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. M. Yaşar Gündoğdu, Prof. Dr. Murat Ağarı, Genel Sekreter Ercan Eroğlu ve çok sayıda öğrencinin katıldığı programın sonunda, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkuntarafından günün anısına Sunay Akın’a ve Abbas Güçlü’ye hediye takdim edildi.