Şuurlu Öğretmenler Derneği, ÖĞ-DER Gaziantep Şube Başkanı Levent İLHAN’ın Öğretmenler Günü Münasebetiyle yaptığı basın açıklamasıdır.

‘Ben Muallim Olarak Gönderildim’ diyen efendimiz, rehberimiz, önderimiz Hz. Muhammed (SAV)’in varisleri olan öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlar, Öğretmenlerin gönülden iştirak edecekleri, kökü derinlerde bir Öğretmenler Günü özlemiyle; Peygamber efendimizin(SAV)peygamberliğin geldiği 610 yılını öğretmenler günü olarak kutlanmasını teklif ediyoruz. Talim ve Terbiye insanlık için hayati derecede önemlidir. Talim ve Terbiyenin gayesi iyi insan yetiştirmektir. Bu hususta öğretmenlerimiz çocuklarımızın hem rehberi hem de rol modelleridir. Biz öğretmenler, üzerimizdeki büyük sorumluğun her zaman farkında olarak tüm çocuklarımıza Rabbimizi tanıtmak ve dinimizin gereklerini öncelikle öğretmek zorundayız. İlk emri ‘Oku’ olan bir dinin mensubu olan öğretmenler olarak doğruyu, güzeli iyiyi öğretmek için var gücümüzle çalışmalıyız ki, Allah’ın rızasında mahrum kalıp kaybedenlerden olmayalım. Toplumun ilim önderleri, eğitimin yükünü omuzlayanlar, bizler öğretmenler olarak; öğrencilerin ıslah için çalışmak, marufu ve münkeri, hayrı ve şerri, helali ve haramı öğretmek, faydalı olan şeyleri yaptırmak, zararlı olan şeylerden sakındırmak, eğitim ve öğretimlerine öncülük etmek, kendilerini dünya ve ahirette mutlu edecek saadet yolunu göstermek ve salih nesiller olarak yetişmelerini sağlamak için var gücüyle çalışan kimseler olmak durumundayız. Aynı zamanda öğretmenler, sevginin, barışın ve kardeşliğin, özgürlüğün, adaletin, saygınlığın, hoşgörünün, refah ve bereketin, güvenin, izzet ve onurun olduğu; “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya”nın kurulması mücadelesinin de öncüleri olmak durumundadırlar. 12 Eylül darbesinden sonra ihdas edilen ve 1981’de kutlanmasına karar verilen Öğretmenler Günü; 12 Eylül 1983 tarihinde Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği’nin yayınlanmasından sonra kışla düzeni anlayışıyla her yıl kutlanmaya devam etmektedir.

Darbecilerin ruhunu yansıtan, izlerini taşıyan, törenleri ve ritüelleriyle sorgulanmaksızın her yıl tekrarlanan Öğretmenler Günü, millet iradesini hiçe sayanların himmetiyle “öğretmenlere de bir gün olsun” denilerek ihdas edildiği günden beri kabul sorunu yaşamaktadır. Darbecilerin yeri millet vicdanında nasıl meşrulaşmadıysa, 24 Kasım da aynı şekilde meşrulaşamamıştır.

Öğretmenleri kendi mesleki geleneklerinden ve dünya öğretmen dayanışmasından koparmayı hedefleyen 24 Kasım, aynı zamanda 100’ü aşkın ülkenin aynı tarihte kutlamasından soyutlanmanın da tarihidir.  Milletin tercihlerine pranga vuran antidemokratik müdahalelerin zirve noktası olan darbe sonrası; suç işleyenlerin yapmak istedikleri mühendisliğe öğretmenleri de ortak etmek için tahsis ettikleri bugün, aynı zamanda milletin bin yıllık geçmişini bir kalemde silip atmayı sevimli kılmaya çalışan yaklaşımları da bünyesinde barındırmaktadır.

12 Eylül darbesi sonrası olduğu gibi 28 Şubat’ta da geniş salonlara yoklama yapılarak alınan öğretmenlere antidemokratik diskur çekilmiş, kutlanmaya başladığı günden bu yana içi doldurulamayan, yasak savmak kabilinden törenler ve beylik konuşmalarla Öğretmenler Günü geçiştirilmiştir. Öğretmenlere pratikte herhangi bir katkı sunamayan, çocuk masumiyetinin suni teneffüsüyle bugüne kadar gelen 24 Kasım, ideolojik devletin bir ritüeli olmaktan öteye geçemeyen bir ‘belirli’ gündür.

Öğretmenlerin günü kutlanacaksa, bu, militarist biçimde öğretmeni belli saatte, belli yerde bulunmaya zorlayarak değil, öğretmeni bir makama götürüp ‘günümü kutla’ yaklaşımı yerine, bütün devlet erkânının da hocası olan öğretmenlerin kendi mekânlarında ziyaret edildiği ve önemsendiği bir nezaket çerçevesinde olmalıdır. Eğitim yöneticilerini ve öğretmenleri heyetler halinde protokolü oluşturan zevatın ayağına götürerek; komedi programlarındaki skeçlere seza uygulamalara imza atılma dönemi kapanmalıdır. Yıllardır devam edegelen şablonların yönetmeliklerle devam ettirilmesi de, 24 Kasım’da sorgulanmalıdır.

Günümüzde Öğretmenler, eğitimi düşünmesi gerekirken, geçim derdine düşürülmüş, aybaşını nasıl getireceğini, hangi ek işleri yaparak para kazanabileceğini düşünür hale getirilmiştir. Yapılan komik zamlarla adeta öğretmenlerle dalga geçilmektedir.

*Denetmenlere verilen 3600 ek gösterge, öğretmenlerden esirgenmiş, emekliliğinde de haksızlığa ve yokluğa mahkûm edilmiştir. 3600 ek gösterge öğretmenlere de verilmelidir.

*Öğretmenlerimize yemek ve yol parası verilmemektedir.

*Erkek öğretmenler için de kılık kıyafet serbestisi tam olarak sağlanmalıdır.

*Okulların birçok branşta öğretmen ihtiyacı varken ve atama bekleyenler olmasına rağmen dersler ücretli öğretmen çalıştırmaktan vazgeçilip yeterli sayıda öğretmen ataması yapılmalıdır.

*Öğretmenlerimizin Cuma Namazlarına serbestçe gidebilmesi için mesai saatlerine esneklik getirilmeli, meslektaşlarımız okul müdürünün inisiyatifiyle diken üstünde ibadetini yapmaktan kurtarılmalıdır.

*Müdür ve müdür yardımcılarına diğer kurumlarda olduğu gibi makam tazminatı verilmelidir.

Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak, eğitim camiamızın içinde bulunduğu sorunlara acilen çözüm bulunmasını ve öğretmenlerimizin hak ettikleri güzel bir yaşama kavuşmalarının sağlanmasını istiyoruz.

Şuurlu nesillerin ancak şuurlu öğretmenler elinde yetişeceğini belirtirken, öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü yeniden kutlar, hayat boyu mutluluklar dilerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here