Omuzlarındaki birkaç yıldız ile bu yıldızların gücüne, kudretine güvenerek güne kadar kendilerine itaat ettirmeye alışmış kesim, bunun devam etmesi için gayret sarf eder durur.
Muhalefet partileri de bunların en büyük hamisi.
Rivayet o dur ki:
Bir asker, namaz kılan en zor şartlarda bile terk etmeyen diğer askere sordu:
-Arkadaş kaçıncı çağda yaşıyoruz niçin kendini zahmete sokup her gün 5 defa namaz kılıyorsun?
 Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi:
-Şu insan: sen niçin her gün yanından geçerken toplanıyor, selam veriyor ve bütün emirlerine itaat ediyorsun.
Yat dese yatıyor, kalk dese kalkıyorsun.
0ysa bir bak: o da senin gibi; iki ayağı, iki eli ve bir başı olan bir insan değil mi?
Diğer asker cevap verir:
-Evet oda benim gibi bir insan ama omzunda yıldızı var.
Namaz kılan askerin cevabı müthişti tabi ki:
-Ey arkadaş sen ki omzunda yıldızı var diye…
Senin gibi bir insana itaat ediyorsun da ben yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini tespih tanesi gibi kudret eliyle çeviren RABBİM`e niçin itaat etmeyeyim…, demiş.
Evet, yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini tespih tanesi gibi kudret eliyle evirip çevirenin olduğun farkına varan insanlar, nihayet çıktı karşımıza.
Eğer onlar yıldız yarışı yapıyorlarsa, bence hiç yapmasınlar.
Zararlı çıkacak olanlar onlar olur.
Eğer güç kudret yıldız âdetindeyse, buyursunlar saysınlar kendilerinin mi yıldızı çok gerçek itaate layık olanın mı?
Kafalarını kaldırsınlar da gökyüzüne baksınlar.
Ama şapkalarını çıkarsınlar da öyle baksınlar.
O şapkayla gökteki yıldızları göremezler tabi ki.

08.08.2010