1991 yılı Temmuz ayında açtığım Gündem kitapevi 22 yıl 6 ay sonra 2013 yılı Aralık ayında kapandı. 80li 90lı yıllarda kitapevlerin İslami mücadelede önemli bir fonksiyonu vardı. Kitapevleri bulundukları şehirlerde bir nevi İslami mücadelenin merkezi konumunda olurlardı. Fikri ve ilmi tartışmalar kitapevlerinde yapılır, Müslümanlar birbirlerini kitapevlerinde bulurlardı. 80lerin İslamcı kuşağı olarak, rızkımızı temin edeceğimiz işimiz aynı zamanda İslami mücadelemizin, ideallerimizin, Tevhidin ve adaletin hakim olduğu bir toplum oluşturma, Tevhid ve adaletin hakim olduğu bir dünyada kurma hayallerimizin bir parçası olsun istedik. Onun için yapmayı düşündüğümüz ilk iş kitapevi açmak oldu. Kitapevimizde kırtasiyede bulunduracak böylece evimizin çocuklarımızın rızkını da temin edecektik. Rabbime hamdolsun. Müslüman`ca yapmaya çalıştığımız ticari hayatımızda İslam hukukuna, İslam ahlakına uygun ticaret yapmaya çalıştık. Borçlarımızı vaktinde ödedik, kredi kullanmadık, faize düşmedik ve bilerek kul hakkı yemedik. Bununla birlikte yaptığımız hatalardan günahlardan dolayı rabbime tövbe ediyor bağışlanma diliyorum. Elimizden geldiği kadar gönül kırmamaya çalıştık ama mutlaka kırdığımız gönüller olmuştur onlardan da helallik diliyorum. İnsanları kitapla buluşturmaya çalışırken karı değil tebliğ gayesini, tevhidin, İslam`ın anlaşılmasını önemsedik. Allah`ın kitabı daha doğru anlaşılsın, Allah`ın kulları, Allah`ın kitabı ile buluşsun diye çabaladık. Rabbim hem bu çabalarımıza, hem de rızkımıza bir bereket verdi hamdolsun. Oturacak bir evimiz, binecek bir arabamız oldu. Rabbimin ikramı ile haccımızı da yaptık. Şu fani dünyada daha ne ister insan. Gündem kitapevi İslahiye`de geleneksel cemaatlere bağlı olmayan İslamcı Müslümanların uğrak yeri, tartışma ve tanışma merkezi oldu her zaman. Dostlarımızla sıcak çayımızı yudumlarken yaptığımız ilmi, fikri ve siyasi tartışmaları unutmak mümkün değil. Bu muhabbetlerin tadı hep damaklarımızda kalmaya devam edecektir. İslahiye`de yapılan İslamcı eylemlerin çoğu (basın açıklaması yapma, konferans, panel düzenleme gibi vs) Gündem kitapevinde kararlaştırılmıştı. Kimi zaman insanlar “Gündem kitapevine gitmeyin orası polis tarafından gözleniyor, onlar radikal, onlardan uzak durun” gibi sözlerle engellenmeye çalışılmış, sanki kanunsuz işlerin merkezi gibi gösterilmeye çalışılmıştı. Ama biz bu tür propagandalara aldırış etmedik, kanunsuz işlere de tevessül etmedik. Bu süreçte Gündem kitapevi bir kez Gaziantep merkezli bir operasyonda polis tarafından ziyaret edildi. 28 Şubat sürecinde, ben emniyete götürülerek Selam gazetesini neden, sattığım sorgusuna çekildim. Biz bir çok İslami dergi ve gazeteyi sattığımız gibi Selam gazetesini de sattık ve satmaktan onur duyduk. Çocuklarım kitapevi ile birlikte büyüdüler sayılır. Gündem kırtasiye açıldığında büyük kızım dört, küçük kızım iki yaşında idi. Oğlum ise daha doğmamıştı. Cumartesi sabahlarının benim için ayrı bir özelliği vardı. Cumartesi sabahlarında çocuklarımla çay ve simitle kitapevinde kahvaltı yapar ondan sonra, onlar dershaneye giderlerdi. Çocuklarımla birlikte kitapevinde simit ve çayla kahvaltı yapmak, onlarla muhabbet etmek benim için büyük bir mutluluktu. Şimdi tatlı bir hatıra oldu. 28 şubat süreci ile birlikte insanımızın kitap okuma seviyesinde ciddi bir düşüş oldu. İnsanlar yeni kitap almayı bırak evdeki dini kitaplarını atmaya başladılar. Rabbim o günleri bir daha yaşatmasın. İnsanlar fikri kitapları bırak, sıradan dua kitaplarını almaya bile korkar oldular. 2002 Ak parti iktidarı ile birlikte ülkemizde yeni bir süreç başladı. Ak parti hükümeti düzelen ekonomi ile birlikte okul kitaplarını ücretsiz dağıtırken, lüzumsuz bürokrasiyi kaldırma adına birçok evraktan fotokopi istemeyi bıraktı ve tüm okullara devlet dairelerine fotokopi makinesi verdi. Bunlar güzel hizmetlerdi. Ama kırtasiye sektörüne de zarar veriyordu. 28 şubat kitapları, Ak parti iktidarı kırtasiyeyi vurmuştu. Kitapevleri insanları kitaplarla buluşturmaya devam etse de seksenlerdeki fonksiyonunu icra etmiyordu artık. Kırtasiyeciliğinde bir cazibesi kalmamıştı. Bizde artık dede olmuştuk. 2013 yılının ocak ayında bir torunum olmuştu. Mayıs 2014`de emekli oluyorduk. Dedik ki kendi kendimize bu fani işleri bırakalım. Rabbim ömür verirse ömrümüzün kalan kısmını bütünü ile İman ve Kuran hizmetine adayalım. Bundan sonraki işimiz dernek faaliyetleri, tefsir dersleri yapmak, okumak, yazmak olsun. Birde imkanlar ölçüsünde ümmet coğrafyasını gezelim dedik. Ve Gündem kitapevi- kırtasiye`yi kapatmaya karar verdik. Ve 2013 Aralık ayı itibari ile kapattık. 24 Aralık 2013 Salı günü sabah kitapevine geldiğimde kardeşim tadilatlara başlamış kitapevi boşalmıştı. İçimi bir hüzün kapladı. 22 yıl gözümde canlandı bir film şeridi gibi hatıralar gözümün önüne geliyordu. Artık her sabah gidip açacağım bir kitapevi yoktu. Hayatımda yeni bir dönem başlıyordu. Akşam eve geldiğimde eşim üzülüyor musun dedi. Üzülmedim desem yalan olur dedim. Sen üzülme sen üzülürsen ben daha çok üzülürüm dedi. Çocuklarla telefonla konuşurken sesim titriyordu. Dedim ki kendi kendime ne üzülüyorsun bu senin kendi kararın öyle ise üzülmeni gerektirecek bir durum yok. Dünya fani idi. Bu dünyada insanlar bile sürekli değişim, dönüşüm yaşarken, nesiller değişirken işyerlerinin değişmesinden daha doğal ne olabilirdi ki. Önemli olan bu dünyadan giderken geride hoş bir seda bırakabilmekti. Amel defterine salih amel adına güzel kayıtlar düşebilmekti. Gündem kitapevinden geride benim için güzel hatıralar hoş sedalar kaldı diye düşünüyorum. Birde amel defterimde kayıtlı Salih ameller kalmışsa ne mutlu bana. Amel defterimde kayıtlı günahlarım varsa onlardan tövbe ediyorum. Rabbim affına ve rahmetine sığınıyorum. Bir fani olarak bende bu dünyada geride hoş bir seda bırakabilirsem ne mutlu bana diyorum.

02.01.2014

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here