Anayasa Mahkemesi’nin hakkındaki “ihlal” kararının ardından, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nce tahliyesine karar verilen eski emniyet müdürü Hanefi Avcı, Adana’da MİT’e ait tırların durdurulmasını doğru bulmadığını belirterek, “Ben savcıyım’ diye devletin kurumlarının her işine karışacağım diye böyle bir görevi yok” dedi.

Avcı, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti’nde (GGC) düzenlenen sohbet ve tanışma toplantısında, devletin kurumlarının birtakım görevler yapabileceğini belirterek, bunların bazılarının yanlış olabileceğini, siyaseten bu yanlışın araştırılıp, eleştirilebileceğini belirtti.

Devletin kurumlarının birbirini engelleyemeyeceğini söyleyen Avcı, şöyle devam etti:

“Sağlık müdürlüğünün yaptığı bir işi burada polis teşkilatı engelleyemez. O kurum yanlış çalışabilir. O kurum hatalı olabilir. Onu düzeltmek benim görevim, polisin ve adliyenin görevi değildir. Savcı suç araştırması yapar ama savcı devletin başka kurumunun görevini engelleyemez. Tereddüt edebilir, savcıya gelen ihbar ve bilgiye bakar. Orada bir tereddüdü varsa devletin ilgili kurumuna sorar, valisine sorar. Yani ‘Ben savcıyım’ diye devletin kurumlarının her işine karışacağım diye böyle bir görevi yok. Herkesin görevi kanunlarla çizilmiştir.”

Herkesin kendi görev sahası içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Avcı, şunları söyledi:

“Devletin MİT’le organize bir görevi olabilir. Silahlı Kuvvetlerle olabilir, polisle beraber olabilir. O devlet sistemi içerisindeyse siyaseten eleştirebilirsiniz, ben de ‘yanlış’ diyebilirim, eleştirebilirim ama ona müdahale etme yetkim yok. Öyle bir gücüm de yok. Buradaki olay, bir kamu kurumunun görevi var. İsterseniz bunu siz deyin ki tırlarla yük taşınması, isterseniz Sağlık Bakanının görevi kabul edin. Eğer kamu kurumu görev yapıyorsa, o kamu kurumun yaptığı görev kendi yasalarına uygunsa onu kendi amirleri denetler. Devletin burada herhangi bir malzemeyi, bu yiyecek de olabilir, telsiz telefon da olabilir, silah da olabilir. Bir yerden bir yere naklediyorsa buna hukuken karışamazsınız.”

Devletin bir yerden bir yere bir şey göndermeye karar vermesi halinde bunun suç olmayacağını belirten Avcı, siyasi sorumluluğu olanların, ‘Biz bunu yapıyoruz’ diye karar almışsa sorumluluğun onlara ait olduğunu kaydetti. “Yanlışsa, yanlış politikanın bedelini öder. Buna itirazım yok. Ama ceza hukuku açsısından buna karışamazsın. Karışırsan anarşi çıkar” diyen Avcı, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına da değindi. Bu mahkemelerin kaldırılmasında geç kalındığını ifade eden Avcı, şunları kaydetti:

“Özel yetkili mahkemelerin kurulması gerektiği konusunda hükümeti en çok zorlayan biriyim. Türkiye terörle uğraşıyor, uyuşturucuyla uğraşıyor. Ciddi güvenlik sorunları vardır. Burada uzman, biraz yetkileri artırılmış, bölgesel bakan özel yetkili mahkeme olması gerektiği konusunda uğraştım ve gayret gösterdim. Bizim düşüncemiz farklı, bugün ortaya çıkan realite farklı.”

Bir gazetecinin, “MİT’e sınırsız yetki verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusu üzerine de Avcı, “Bütün kurumlara yetkinin fazla verilmesi yanlıştır. Demokrasi, hukuk, standartları var. Dünyayı biz yeni keşfetmiyoruz. Batılı devletler var, ülkeler var. Halkın hizmeti için birtakım yetkilerin verilmesi normal. Ama bunu aşıyorsa, elbette normal değil. Akıl var mantık var” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de yargının kendisinin sorun haline geldiğini savunan Avcı, yargıyı düzeltmenin yolunun da kendi sistemi içinde olduğunu kaydetti. Yargının dışarıdan düzeltilmeye kalkılması halinde başka sorunlar çıkacağını anlatan Avcı, Türkiye’de yargı sorunlarının yaşandığını ancak önümüzdeki dönem bunun adım adım düzeleceği kanaatinde olduğunu bildirdi.

Avcı, bir gazetecinin ‘Hükümet-cemaat kavgasının geleceğini nasıl görüyorsunuz?” sorusuna, devletin kazanmak ve galip olmak durumunda olduğunu belirtti. Avcı, şu ifadeleri kullandı.

“Devlet mutlaka devlet olacak, devlet dışı hiç kimsenin, hiçbir kurumun devlete alternatifi olmaz. Böyle bir şey olamaz. Bazıları bazı şeyler denemeye kalkabilir ama akim kalacak bir şeydir. Çünkü devlet hepimizin devleti. Bugün devleti yönetenlerin, devlet sahibi gözükenlerin farklı işleri olabilir. Yarın devlet sabittir. Bu toplumun, hepimizin ihtiyacı olan şey.”

Şahsi olarak kırgınlık ve küskünlüğünün olmadığını belirten Avcı, “Ama ülkem adına, halk adına, devlet adına elbette kırgınlığım küskünlüğüm var” dedi.

İlerleyen günlerde yeni bir kitap yazacağını da söyleyen Avcı, iç güvenlikle alakalı bir kitap kaleme alacağını belirtti. Önce Güneydoğu’yla ilgili bir kitap yazmayı düşündüğünü anlatan Avcı, “Türkiye’nin güvenlik sürecini anlatacağım. İç güvenliğin çok önemli olduğuna inanıyorum. Cemaat olayı sonra araya girdi. Yoksa benim düşüncem daha çok Güneydoğu’nun veTürkiye’nin güvenlik problemleriydi. Onunla ilgili yazmayı düşündüğüm bazı şeyler var. Nasip olursa onları yazmayı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Toplantının ardından GGC Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Ay, Avcı’ya bakır işlemeli pilavlık hediye etti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here