Geçen haftalarda 15 yaşında bir çocuk, yok yere katil oldu.

Geçen günlerde 26 yaşında bir delikanlı, hiç tanımadığı ve hiçbir suçu olmayan bir aileyi yok etti.
Geçen yıllarda Doktor Ersin Arslan görevi başında öldürüldü.
Anne, oğul ve gelinin cesedi aylar sonra Afrin Çayı’ nda bulundu.
 Anne Aksoy ve üç çocuğu evinde kurşunlanarak öldürüldü…
“Yeter artık bunlar nasıl haber” dediğinizi duyar gibiyim.
Evet yeter artık!..
Ne oldu bize böyle Allah Aşkına?
Hangi arada bu kadar bozuldu insanımız?
Ne zaman canavarlaştı yufka yürekli gençlerimiz?
Halbuki biz, İyilik ve hayır yapmakla ün yapmış bir ecdadın torunuyuz.
Ecdadımız, camilerdeki hayır kutularına sadaka bırakır, yoksullar da sadece kendisine lazım olan kısmını alıp kalanını başka bir yoksula bırakırdı.  Yani bırakan da bırakılan da “adam gibi adam” dı.
Ecdadımız, karıncayı bile ezmezdi, ezemezdi. Torunları, yolda ezdiği çocukları bırakıp kaçar oldu.
Ecdad, oyunların en saf ve doğalını oynardı. Torunları, şimdilerde içinde kan ve şiddet olan oyunlara rağbet ediyor.
Ecdad, bir kızın yüzüne bakmaya bile hicab ederdi. Torunları, kirlettiği kızların sayısını bilmiyor.
Ninelerimizin, kocasından bahsederken bile hayadan yüzü kızarırdı. Kızları, erkek ayartma yarışları düzenliyor.
Bir hal oldu bize dostlar, bir hal oldu…
Acıyla, elemle, üzüntüyle, kaygıyla, haykırarak ve hıçkırarak soruyorum:
Ne oldu bize böyle?  Ne oldu?

19.03.2013