Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görevli Hattat Mehmet Bali, öğrencilik yıllarında severek başladığı hat sanatına, 30 yıldır öğrenci yetiştirerek devam ediyor.

Son yıllarda hat sanatına olan ilginin artması ile özellikle gençlerin bu sanatı öğrenmek için büyük bir ilgi gösterdiğini söyleyen Hattat Mehmet Bali, hat sanatını gelecek nesillere aktarmak için üniversite ve imam hatip okullarının yanı sıra kendi imkânları ile kurduğu atölyede de öğrencilere kurs verdiğini söyledi.

Hat sanatını “Kur’an-ı Kerim’i güzel yazma sanatı” olarak niteleyen Bali, sanatın ilk hocasının ise Hz. Ali olduğunu söyleyerek, hat sanatının İslam sanatı olduğuna dikkat çekti. Kendi alanında birçok öğrenci yetiştiren Bali, stres yaşayanlara hat sanatına başlamalarını önererek, hat sanatının en çok kişiye sabrı öğrettiğini, insanların kemale ulaşmaları için bir vesile olduğunu belirtti.

Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi başta olmak üzere imam hatip okulları ile çeşitli kurslarda alanında birçok öğrenci yetiştiren ve yetiştirmeye devam eden Bali, bin yıllık gelenek olan hat sanatının yaşatılması için daha çok çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Konya Selçuklu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan Bali, ilk hat derslerini de Konya’da aldığını belirterek, “Daha sonra da İstanbul’da hattat Kamil Nazik hocamdan icazet çalıştım. Şu anda iki tane icazetim var. Sülüs, Nesih ve Talih yazı alanlarında icazetli olarak çalışıyorum. Gaziantep’te icazetli olarak çok az olan hattat gruplarının içerisindeyiz. Gümrük Han’ında Şahinbey Belediyesi’nin yaşayan el sanatları müzesinde hattat bölümünde devam ediyorum. İmam Hatip Lisesi ve üniversitelerde hat dersi veriyorum. Hat sanatını öğretmek için hem kurslarda hem öğrencilerimize değişik tarzda ders veriyor ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Kur’an-ı Kerim’i güzel yazma sanatı olarak bilinen hat sanatının canlandırılması için çaba gösterdiğini belirten Bali, hat sanatı harf devriminden sonra unutulduğunun altını çizerek, “Hat sanatı Kur’an-ı Kerim’i güzel yazma sanatı olarak başlatılmıştır. Biliyorsunuz İslamiyet’te heykel traşı, resim gibi güzel sanatlar yasak edildiğinden dolayı insan içerisindeki bu güzel sanat duygusunu tatmin etmesi için hat sanatına yönelmiştir. ‘Kur’an yazsını en güzel nasıl yazarız?’ diye uğraşmışlar. Kur’an-ı Kerim’i daha önce ‘mahreci ve tecvidi ile en güzel şekilde okuyalım’ diye çalışan alimlerimiz daha sonraları yazı sanatını da en güzel şekilde yazmak için uğraşmışlar. Bu sanata bu şekilde başlanılmış. Daha sonra Kur’an-ı Kerim’i yazma sanatı ilerlemiş ve güzel sanatlar da ilerletilmiş.” ifadelerini kullandı.

Bali, “İlk etapta Kur’an-ı Kerim ‘kufi’ yazı ile yazılırken, daha sonraları ise ‘nesih’ yazı dediğimiz bir yazı türü ortaya çıkarılmıştır. Ölçülerini Türkler, Osmanlılar ve Selçukluların son dönemi itibari ile Türkler koymuşlar. Bütün dünyaya da öğretmişler. ‘Nesih’ yazı ile Kur’an-ı Kerim yazmışız. Daha sonra ‘Sülüs’ yazı ile camilerde, levhalarda, tablolarda, saraylarda ve çeşitli şekillerde de süsleme sanatı olarak da kullanılmış. Divane yazıyı Osmanlılar daha çok uluslararası resmi yazışmalarda kullanmışlar. ‘Rika’ yazsını hızlı el yazısı olarak kullanmışlar. Bir de İran yazsısı ‘Talik’ yazımız var. O yazıyı da İranlılardan alıp Mustafa Rakım Efendi döneminde hem ölçülerin kurallarını koymuş hem de İranlılara ve bütün dünyaya öğretmişiz.” şeklinde konuştu.

Hat sanatının ilk hocasının ise Hz. Ali olduğunu söyleyen Bali, “Hz. Ali ilk vahiy kâtibidir. Hz. Ali ‘Hatta cennet tadı vardır’ diye buyurmuş. Hat yazısı bir süre sonra insanı stresten uzaklaştırıyor, yani insana adeta cennet tadı veriyor. Hat sanatını öğrendikten sonra yazı yazmadan duramıyorsunuz, hiç boş vakit geçirmek istemiyorsunuz. Hat sanatına başlayan kolay kolay bu sanatı bırakmıyor. Aynı zamanda bir ibadettir. İslam’a uygun olan bir sanattır. Devamlı olarak Kur’an harfleri ile ilgileniyoruz. Kur’an-ı Kerim yazmasını bilmeyenler bile hat yazabiliyor. Benim birçok öğrencim hat yazarak Kur’an-ı Kerim’i öğrenmiştir. Biz ‘Kur’an-ı Kerim ayetlerini daha nasıl güzel yazarız’ diye uğraşıyoruz. O yüzden çok mükemmel bir sanatı icra ediyoruz. Bin yıllık bir geleneği devam ettiriyoruz.” diye konuştu.

Hat sanatında kullanılan malzemelerin de bin yıllık gelenekten gelen malzemeler olduğunu belirten Bali, “Hat sanatında aharlık kâğıt kullanıyoruz. O kâğıdı da 6 defa yumurta beyazı ile aharlıyoruz. 6 ay bekledikten sonra kâğıtlarımıza yazı yazıyoruz. İs mürekkeplere de kandillerde yanan isi topluyoruz. Bir milyon defa Kelime-i Tevhid zikri ile tokmak vuruyoruz. İçine zemzem suyu katarak mürekkep yapıyoruz. Bunun özelliği kâğıdımız bu şekilde yüz yıl çürümüyor, mürekkebimizin de yüz yıl rengi solmuyor.” diye bilgi verdi.

Kendi alanında birçok öğrenci yetiştirdiğini ve yetiştirmeye devam ettiğini belirten Bali, hat sanatının yaşatılmasını ve hattat sayılarının çoğalmasını istediğini belirterek, son olarak şunları kaydetti:

“Bu arada tabi öğrenci de yetiştiriyoruz. Çünkü Gaziantep gibi büyük bir şehirde bir-iki tane hattatın olması çok az. Halkımızın çok talebi var. Birçok kişi halen hat sanatını daha bilmiyor. Buraya gelen bazı ziyaretçiler ilk defa hat sanatı gördüklerini dile getiriyorlar. Herkesin iyi bildiği bir atasözü vardır. Kur’an-ı Kerim Hicaz’da indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı’ denilir. Hat sanatı yazma konusunda İstanbul merkez olmuştur. Şu anda dünyada bulunan hattatların bir önceki hocaları mutlaka Osmanlı hattatlarıdır. Bu sanatı 500 yıl boyunca biz öğretmişiz.”

Hat sanatını öğrenmeye gelen öğrenciler ise bu sanatın çok güzel bir sanat olduğunu, herkese tavsiye ettiklerini dile getirdiler.

İmam Hatip öğrencisi Şeyma Kurtoğlu, “Hafta içi okula, hafta sonu ise hat kursuna geliyorum. Hat sanatı çok güzel bir sanat olduğu için bu sanatı öğrenmek güzeldir. Gerçekten herkesin ilgisini çeken bir sanattır. Herkesin öğrenmesini tavsiye ediyoruz. Şu an biz harf harf ilerlediğimiz için her harfin kendine özgü bir sanatı var. Ben çizim yaparken çoğu arkadaşım beğeniyor. Onlara da tavsiye ediyorum.” dedi.

Bir diğer hat sanatı öğrencisi Abdullah Kurtoğlu, “Arapçaya ilgim olduğu için hat sanatı kursuna geliyorum. Arkadaşlarım ve öğretmenlerimiz de buraya geliyor. Hat çok güzel bir sanat. Ben yazdıkça arkadaşlarımın dikkatini çekiyor. Onlarda kursa gelmek istiyorlar.” şeklinde konuştu.

İLKHA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here