fatihtamer

Fazlasıyla yüklenmiştik bir ara ama herhalde bizim de enerjimiz ara ara kesiliyor. Ama büyük dertler, büyük sabır gerektiriyor anlaşılan. Anteppress’den de defalarca söylediğimiz bir konu vardı. Gaziantep , ekonomik ve gastronomik gündeminden çıkmalı ve kalbe , akla dokunan gündemlerle inşa edilmeli. Şehrin yaşanmazlığı, biraz da meseleyi dümdüz cebimize giren-çıkan ya da midemize girenin fazlaca hesaplamamızdan olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Kitap, dedik, kitabevleri dedik. Okuyanlar bir araya gelmeli, paylaşmalı, anlatmalı… Hele çocuklara ki internetle ,televizyonla ve yeni hastalıkları olan akıllı(!) telefon ve tabletlerle çocukluğunu da insanlığını da unutmaya başlayan çocuklara kitabı sevdirmeli , kitapla birlikte bir hayatı mümkün kılacak ortamları sağlamamalıyız dedik.

İlk emri “oku” olan ve kainatı, hayatı okuması emredilen , inananlarını bir kitapla her an besleyen bir dinin müntesipleri olarak, bu konuda daha fazla duyarlı olmak zorundaydık. Gaziantep özelinde, kitapla haşr-neşir olanlara söyledik, anlattık. Neler yapılabiliri konuştuk. Küçük adımlar oldu, bazı vakıf ya da dernekler toplu kitap okuma tarzında etkinlikler yaptı.

Hatırlarsanız Mavera Gençliğin başlattığı Zarifce şiir okumaları vardı. Nacizane 3-5 kişiyi zor topladığımız sokak ortasında şiir okuma ya da şairler hakkında konuşmaya dair etkinlik uzun sürmedi ama arkasından belirli yazarların kitaplarının sırayla okunması ve değerlendirilmesi şeklinde gerçekleşen “okuma etkinlikleri” gerçekleşti şehrin farklı mekanlarında…

Şimdi önümüzde tüm bu söylediklerimizi birer birer katlayacak yeni bir etkinlik var. Biz yerele de razıydık ama düzenleme komitesi büyük düşünerek Uluslararası diyerek bir kitap festivali tertip etmişler. Üstelik de başlangıcında bir yürüyüş gerçekleştirerek…

Kimler gelecek neler olacak hiç önemi yok bence. Gündemin birkaç günlüğüne de olsa kitapla dolması başlangıç için yetecek. Elbette birileri laf olsun diye, hava atmak için hiç de öyle olmadıkları halde kitapsever gözükecekler biliyoruz. Kitapsavar olmasınlar da öyle görünsünler sanat sevicilerimiz, dert değil…

Ama bu işin acısını çeken, çare arayan dertlenenler için büyük bir fırsat. Gidelim bu festivale kendimizi gösterelim, vaktimizi ayıralım. Hele hele geçtiğimiz yıllarda Hışva Han ile ilgili bir talebimiz olmuştu ya. Müze olmasın da kitap sarayı gibi bir yer olsun, gidelim arkadaşlarla, çocuklarla çay simit eşliğinde konuşalım. Kitapçılarımız olsun, bir buluşma noktası olsun bir mihenk noktası. Kitap sarayımız olsun şehrin göbeğinde ve kebabın, baklavanın bir adım ötesine geçelim dedik.

Hışva Han ile ilgili taleplerimizi tekrar iletelim. Sosyal medyadan Ahmet Ümit destek oluruz demişti , konuşalım demişti. Konuşalım anlatalım. İnşallah bu etkinlik hayırlı bir adım olur.Talebimiz  neyse biz de ancak o olacağız sözünü hatırlayalım tekrar tekrar…

Son olarak festivale Tarık Tufan ve Selahattin Yusuf’un da katılacağını belirtelim . Tarık abi cumartesi ordayız inşallah demişti. İnşallah güzel bir kapı açılır ve geleceğe miras bırakacak hayırlı bir emek ortaya konur… Bakalım şeytanın bacağını bu sefer düzelmemek üzere kırabilecek miyiz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here