Gaziantep’de Osmanlı döneminde yapılan, bakımsızlık nedeniyle zamanla harabeye dönen Millet Hanı’nı alarak restore ettiren iş adamı Mustafa Geylani, Gaziantep’in geleneksel sanatlarını yaşattığı hanı adı gibi milletin hizmetine kazandırdı.

Yıkılarak otopark yapılmaktan kurtardığı handa kutnudan bakıra kadar pek çok geleneksel el sanatının yaşamasına katkı sağlayan 72 yaşındaki iş adamı Geylani, yaptığı açıklamada, ailesinin 500 yıldan uzun süredir Gaziantep’te yaşadığını, bu nedenle Gaziantep’e ve onun değerlerine derinden bağlı olduğunu söyledi.

Eski adı Aziziye Hanı olan Millet Hanı’nın 1571-1572 yıllarında Sadrazam Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığını ifade eden Geylani, kervansaray, Ermeni Kız Lisesi, hapishane, deri işleme yeri, kutnu dokuma merkezi, Gaziantep Savunması’nda silah fabrikası olarak da kullanılan hanın daha sonra kaderine terk edildiğini ve harabeye döndüğünü aktardı.

Gaziantep’te yaklaşık 30 yıl ticaret odasında yöneticilik yapan Geylani, Millet Hanı’nı 1996’da ihaleyle alarak otopark yapılmaktan kurtardığını belirterek “Burası aldığımda yıkıntı halindeydi, mezbelelikti adeta. Ederinin neredeyse 3 katına aldım burayı çünkü ihaleye giren diğer kişi aldığı yerleri yıkarak otopark yapan birisiydi. Antep’in bu değerinin yıkılarak otopark yapılmasına gönlüm razı gelmedi.” dedi.

Hanın adeta sıfırdan inşa edildiğini, özel olarak Şanlıurfa’dan getirilen taşların ustalarca yapıya uygun olarak yontulduğunu dile getiren Geylani, şöyle devam etti:

“Böyle tarihi eserlerin restorasyonları genellikle belediyeler ve valilikler yaptırır. Millet Hanı bu anlamda da tek olan bir han. Kendi imkanlarınla böyle bir restorasyonu yapmak çok pahalı bir iş. Ama Cenabıhak bize böyle bir imkan verdi, yaptırdık. Hanın adı önceden Aziziye Hanı’ymış. Atatürk Antep’e geldiğinde buranın tapusunu ona vermek istemişler. O da Aziziye Hanı’nın adını Millet Hanı olarak değiştirmiş, ‘Burası milletin malı olsun, millet kullansın.’ demiş. Handa 64’ü içeride olmak üzere 74 iş yeri var. Burası Gaziantep’in malı, gücümüzün yettiği kadar burayı ayağa kaldıralım, bizden sonraki nesil de ‘Bu bizim Antep’imizin malı, babasına rahmet yaptıranın’ desin düşüncesiyle bu işe giriştim. Hanı aldığımda Gaziantep’in el sanatlarının yaşatılacağı bir yer olsun istemiştim. Bunu da gerçekleştirdim. Bu işten büyük lezzet alıyorum. Gaziantep’in geçmişiyle bağının güçlenmesini istiyordum. Antep’e ait hangi el sanatı varsa burada yaşasın düşüncesindeydim. Çok şükür bunu hayata geçirdim.”

Handa, bakırdan kutnuya, yemeniden baklavaya kadar pek çok Gaziantep’e ait değerin hayat bulduğuna dikkati çeken Geylani, “Antep’in yerel kültürünü, sanatını, medeniyetini tanıtıyoruz. Gaziantep için kazanılmış bir değer oldu.” diye konuştu.

Millet Hanı 

Sadrazam Lala Mustafa Paşa tarafından 1571 ve 1572 yıllarında iki katlı olarak yaptırılan Millet Hanı, önceleri̇ kervansaray olarak kullanıldı.

Osmanlı kervansaraylarının özelliklerini taşıyan han, 19. yüzyıl ortalarından itibaren Antep’e mahsus kutnu kumaşı imalatı ve satış yeri̇, Antep savunmasında mermi ve silah imalathanesi olarak hizmet verdi. Hanın güneyindeki bölümünün bir kısmında ise bir dönem zeytinyağı imalathanesi faaliyet gösterdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here