Eleştirel bir dilim olduğu doğru.
Bu bir kusur ise, bu kusurumu kabul ediyorum.
Ama, başka işim yokmuş gibi sürekli STK’ları ve cemaatleri eleştirdiğim şeklindeki algı doğru değil.
Bu algı, yazdıklarımı anlama sorunu yaşayan bazı arkadaşların ürettiği bir algıdır.
Bunun hiçbir gerçekliği yoktur.
Çünkü ben, daha önce Asım Güzelbey, Celal Doğan, Rıdvan Fadıloğlu, Ahmet Uzer, Gaziantep Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürü, Olay Medya, Pusula Gazetesi, Sankopark vb. pek çok kişi kurum ve olayı eleştirmişim.
Yine de bu arkadaşlara kızma yerine, bu algılarının yanlışlığını göstermekte fayda var.
Bunun ise en kolay yolu bu zamana kadar yazıklarımı göstermektir.
Aslında, yazdığım köşe yazılarına ek olarak, sitenin “arama” butonuna “Kerem Doğu” yazan herhangi bir arkadaş bu zamana kadar sitede yazdığım haber-analizlerin kolayca bir listesini çıkarabilir.
Ama “bağcıya sövmek” daha kolay olduğu için, bu arkadaşların “üzüm toplama” zahmetine katılmayacağını bildiğim için bari ben bu yazıların bir listesini çıkarıvereyim dedim.
En azından böylece Kerem Doğu’nun sadece STK ve Cemaatleri eleştirmediğini görmüş olurlar.
Bu meyanda yazdığım bazı yazıları ilgililerinin dikkatine sunuyorum…
–          Şehrin merkezine yığılan ve alışveriş merkezlerine ve bunlara izin veren belediyeleri eleştiren “Alışveriş Merkezlerinin merkezde ne işi var?” başlıklı yazı…
–          İşçi, emekçi muhabbetiyle yıllarca CHP’den Belediye Başkanı seçilip, burada ekmek kalmadığını anlayınca sağcı DP’sine geçen Celal Doğan’ı eleştiren “Vay Celal Ağam vay!” başlıklı yazı…
–          Gaziantep’teki Amerikan misyonuna / misyonerliğine dikkat çekmek için Amerikan Hastanesini yapılış sürecini konu alan “Antep Amerika’nın nesi olur?” başlıklı yazı…
–          Olay Medya’nın yaptığı bir haber üzerine, bu haberi ve bu habere hâkim olan dili eleştiren “Ahmet Uzer tek parti döneminin il başkanı mı?” başlıklı yazı…
–          Gaziantep’teki siyasi parti teşkilatlarının web sayfalarını yetersizliğini eleştiren “Partilerin İl Teşkilatları web kullanma özürlü.” başlıklı yazı…
–          Bir belediye Meclis Üyesinin “Antepliler yüksek binalara alışsınlar” şeklindeki bir açıklamasını eleştiren “Antepliler yüksek binalara alışmayacak bayım!” başlıklı yazı…
–          Kültür Müdürlüğü binasını camlarla kaplı modern görünümlü bina haline getireceklerini söyleyen İl Kültür ve Turizm Müdürünü eleştiren “Kültür ve Turizm Müdürünün kültür düzeyi!” başlıklı yazı…
–          Şehre yüksek binalar yaparak deneme yapacaklarını söyleyen Şehitkamil Belediye Başkanını eleştiren “Antepdeneme tahtası değil sayın başkan!” başlıklı yazı…
–          Turistik mekanlarda içki içildiği ile ilgili haberimiz üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey’in yaptığı “Buralarda içki içilmezse turist gelme” mealindeki açıklamasını eleştiren “Antep’e gelen turist kafa bulmaya gelmiyor Sayın Başkan!” başlıklı yazı…
–           Valiliğin “İnsan Hakları Haftası” münasebetiyle yaptığı programın yetersizliğini eleştiren “Çelebi, böyle olur bizde İnsan Hakları Haftası!” başlıklı yazı
–          İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Binasının hilkat garibesi bir mimariyle bir sürü paraya restore edilmesini sağlayan İl Kültür ve Turizm Müdürünü eleştiren “Önce bu kafanın restore edilmesi lazım!” başlıklı yazı…
–          Ayakkabı fuarında ayakkabılardan ziyade mankenleri ön plana çıkaran ve güzel güzel mankenlerle boy boy resimler çektiren Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer’i eleştiren “Hatunlar güzelmiş bay Nejat Koçer!” başlıklı yazı…
–          İslahiye Belediye Başkanı Malike Uludağı’ın makamında başörtülü oturduğunu ihbar edercesine basit bir haberi haber yapan PUSULA gazetesinin bu tutumunu eleştiren “Pusula’nın yönü 28 Şubat’ı gösteriyor” başlıklı yazı…
–          Yılbaşı dolayısıyla Sankopark’ta dikilen devasa yılbaşı çamını eleştiren  “Sankopark işgalden ne zaman kurtulacak” başlıklı yazı…
E, tabi bunların yanı sıra bir de tarihi Bayazhan gibi mekânlarda içki içilmesine engel olmayan, bunu geçtik, “Buralarda içki içilmezse turist gelmez” diyen Büyükşehir Belediye Başkanını Asım Güzelbey’i eleştirmek için bir basın açıklaması yapmaya cesaret edemeyen bazı STK’ları eleştirmek için “Kuzuların Sessizliği” başlıklı bir yazı yazmak zorunda kaldık. STK’larla ilgili diğer yazılar ise bu yazıya gösterilen tepkiler üzerine yazıldı.
Yani özel bir gıcıklık söz konusu değildi.
Kısacası Kerem Doğu sadece doğru bildiği şeyleri yazıyor ve sadece STK’ları değil, yanlış yaptığını düşündüğü kişi ve kurumların hepsini eleştiriyor.
Bundan böyle de eleştirmeye devam edecek.
* * *
SON NOT:
Herkes kendi işini yapsın” diyen Bay İlgili’ye…
Bay İlgili! Kerem Doğu’nun işi bu.
Yani, cemaatler cemaat olacak, STK’lar STK, Kerem Doğu da yazar olacak…
Herkes kendi işini yapsın, eğer Kerem Doğu kendi işini yapmazsa o zaman “Kerem Doğu niye işini yapmıyor” diye ortak basın açıklamaması yaparsınız…

29.12.2010