Resim_1389773714ANTEPPRESS-GAZİANTEP 

14.01.2014 tarihinde “El Kaide Operasyonu” adı altında farklı illerde Terörle Mücadele birimleri eş zamanlı bir operasyon gerçekleştirmiş bu operasyonda Kilis ilinde faaliyet gösteren İHH İnsani Yardım Vakfına ait ofis aynı gün sabah saatlerinde basılmış, Türkiye genelinde ise 3 kişi operasyon kapsamında gözaltına alınmıştır.

Suriye ve Suriyeli mültecilerin yaşadığı ülkeler başta olmak üzere, ırk, din, dil, inanç gözetmeksizin muhtaç insanlara insani yardım götüren İHH`nın kurumsal kimliğiyle doğrudan ilişkisi bulunmayan bir operasyona konu edilmesi kabul edilemezdir.
Kurumda çalışan bir personele ilişkin suç iddiaları var ise zanlı ile ilgili iddiaların soruşturulması için ikametgahına gitmek yerine İHH bürolarına baskın düzenlemek hukukun çiğnenmesidir. Bununla birlikte baskının başka bir şehirden gelen TEM polislerince yapılması, kurum bilgisayarlarına hukuksuz olarak el konulması, arama sırasında avukatların beklenmemesi, avukat beklenmediği gibi kurum yetkililerinin aramaya refakat etmek istemesinin engellenmesi, her türlü kötü niyetli ve sahte delil üretme ortamının hazırlanması, aynı mekânı kullanan başka bir kurum olan Katar Kızılay’ına ait mekânın aranması ve bilgisayarlarına el konulması, baskın sırasında el konulmasına ihtiyaç duyulmayan kimi evrakların fotoğraflarının alınması yaşanan hukuksuzlukları göstermesi açısından önemlidir.
Delilden sanığa gidilmesi evrensel ilkesinden değil, sanıkdan delile gitmek gibi bir yolun izlenmesi hukuki olmadığı gibi keyfi ve kötü niyetli olarak değerlendirilebilecek bir uygulamadır.
MAZLUMDER, hukuk çiğnenerek hukuk üretilemeyeceğini, şahıslarla ilgili iddialar nedeniyle kurumların itibarsızlaştırılmasının eğer kasıtlı yapılmıyorsa yanlış olduğunu, hatırlatarak, ilgili bütün kurumları hukukun evrensel kaidelerine riayet etmeye davet eder.