1966917_1480139438867344_1423793945_n

 

Bu hafta Çarşamba sohbetlerinde İlk-Der Gençlik Akademisi koordinatörü Rahşan Kaya ile söyleşi yaptık.

 

Rahşan Kaya ile İlk-Der gençlik akademisinin çalışmalarını ve gençliğin sorunlarını konuştuk.

 

Rahşan Kaya genç ve idealist bir öğretmen. Öğrencilerine ahlakı, erdemliliği, İslam’ın sorumluluk anlayışını kazandırmaya çalışıyor. Gençliğin sorunlarına dair önemli tespitler ve yerinde çözüm önerileri sundu.

 

Sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Çok verimli bir söyleşi olduğuna inanıyorum. Eminim sizlerde sıkılmadan okuyacak, okuyunca da çok beğeneceksiniz.

 

Ramazan Deveci sordu;

 

Öncelikle sizi tanıyalım Rahşan Kaya kimdir?

 

1989 yılında Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesinin Sakarkaya Köyü’nde doğdum. Eğitim hayatım köyde başladı. İlköğretimimi Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde tamamladım. 28 Şubat sürecinde insanımızın İmam Hatip liselerinden kaçtığı dönemde, liseye Gölbaşı İmam Hatip Lisesinde başladım, Gaziantep İmam Hatip Lisesinden 2007 yılında mezun oldum. Bursa Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesini kazandım. Bursa’da geçen 4 yıllık eğitim sürecinden sonra 2012 yılında İslahiye Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne öğretmen olarak atandım.

 

İlk-der gençlik akademisi çalışmaları ne zaman başladı ve bu çalışmalarda neler yaptınız?

 

İlk-Der uzun yıllar İslahiye’de faaliyet gösteren bir dernek. Çalışmaları İmam Hatip ağırlıklı olmakla birlikte bir çok alanda eğitim ve yardım faaliyetlerinde bulunan bir dernek. Elbette İlk-Der’in gençlik çalışması da yıllar öncesinden başlamış. Ben İslahiye’ye geldikten sonra İlk-Der’in çalışmalarına katıldım. İlk-Der’in Gençlik akademisinin çalışmaları ise 5 ay önce başladı. 5 ay gibi kısa sürede çok şey yaptık. Kitap okumaları, Pazar kahvaltıları, Hadis okumaları, Kelam Problemleri dersleri, Geleneksel cuma kermesleri, geziler ve daha birçok şey…

 

Bu çalışmaların içeriğinden biraz bahseder misiniz?

 

Her hafta bu gençlerle bir kitap okuyup, Çarşamba günleri konuklar davet ederek, bu kitapların mütalaasını yaptık. Önemli kitaplar okuduk gençlerle. Yaşlarının ve seviyelerinin çok üstünde olan bu kitaplara gençlerin ilgisi büyüktü. Endişeliydim ilk zamanlar sıkılıp, devam ettiremeyecekler diye ama gençler şaşırttılar beni. Kitapları zamanında okudular hatta anlamadıkları yerleri 2-3 defa okudular. Kitapların mütalaası yapılınca da iyice anladılar okuduklarını. 5 aylık sürede 12 tane kitap okuduk. Bu kitapların neler olduğundan bahsetmek istiyorum izin verirseniz…

 

Tabi ki bahsetmelisiniz, çok da güzel olur buyrun lütfen.

 

Okumalarımıza Seyyid Kutup’un ölüm fermanı niteliğinde olan Yoldaki İşaretler kitabıyla başladık. Bu kitabın öğrencilerimiz üzerinde büyük tesiri oldu. Sonra Yusuf el- Karadavi’nin Her Müslümanın ortak Davası KUDÜS kitabını okuduk. Bu kitapla ve Abdurrahman Kılıçhocamın eşsiz ve derinden anlatışıyla bir Kudüs algısı oluştu gençlerimizde.

 

Sonra Mustafa YILDIZ’ın Aşkınlık Dersleri, Yusuf ile Züleyha, Hayatın Özüne dair ve Modernizmin Kıskacında kitaplarını okuduk. Kitapların mütalaasını bizzat kitapların yazarı,Mustafa Yıldız hocamız yaptı.

 

Cevdet Said’in Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları  kitabını okuduk. Haliyle bu kitapta gençlerimiz çok zorlandı ama Abdurrahman Kılıç hocamızın açıklamalı anlatımıyla daha iyi anladılar.

 

Hüseyin Algül’ünÂlemlere Rahmet Hz. Muhammed kitabıyla gençlerin siyer bilgileri arttı. Muhammet Emin Yıldırım’ın Efendimizi Sahabe Gibi Sevmek  kitabıyla sahabe algısı oluştu ve Efendimize muhabbet hisleri arttı. Bu kitap duygusal yönden çok etkiledi gençlerimizi.

 

Mustafa Kutlu’nun Ya tahammül ya sefer , Fatma Barbarosoğlu’nun İmaj ve Takva ve Ali Şeraiti’nin  Medeniyet ve Modernizm kitapları da gençlerimizin okuyup, çok etkilendikleri kitaplar oldu.

 

Kitap okumaları bence çok önemli bir çalışma, günümüz gençlerinin en önemli eksiklerinden biri, kitap okuma alışkanlıklarının olmaması. Bu çalışmalarınızdan dolayı sizi özellikle kutlamak istiyorum.

 

Teşekkür ederim.

 

Rica ederim… Mümkünse kitap okumalarının dışındaki çalışmalarınızı da dinlemek isterim. İlk-Der gençlik akademisinin diğer çalışmalarını da anlatır mısınız?  

 

Tabi ki memnuniyetle kısaca anlatmaya çalışayım.

Salı günleri Günümüz Kelam Problemleri dersindeReenkarnasyonDünya Kardeşlik Birliği ve Faaliyetleri, Bahailik, Vedia Bülent Çolak ve Alfa Kanalı, İllümünati, Alevilik gibi önemli konuları konuştuk. Bu konulara gençlerimizin ilgisi büyüktü. Aynı zamanda bu derste,Necip Fazıl’ı anma programı yaptık. Gençlerimiz Üstad Necip Fazıl’ın hayatına ve eserlerine vâkıf olmakla birlikte, onun birçok şiirini ezberlediler.

 

Perşembe günleri Riyazüs-salihinden hadisler okuduk. Okuduğumuz bu hadisler üzerine konuştuk.

 

Cuma günleri geleneksel kermesler yaptık. Bu kermesin her aşamasında gençlerimiz oldu. Yiyeceklerin hazırlanmasında da, satışa sunulmasında da hatta bulaşıkların yıkanmasında da hep bu gençler vardı.

 

15 günde bir, Pazar günleri Pazar Buluşmaları adı altında önemli konuklarla bir araya geldik. Kahvaltı eşliğinde sıcak, samimi ve verimli sohbetler yaptık. Özellikle kişilikleri ve meslekleri gereği gençlerimize örnek olabilecek kişileri davet ettik. Mesela yazar Mehmet Devecimilli eğitim müdürü Halil İbrahim Demirtaş, Avukat aynı zamanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Yaşar Atılgan, Doktor Yahya Çelik ve Ekran Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ramazan Deveci konuklarımız oldu.

 

Bunların dışında geziler düzenledik. Bu gençlerimiz başta olmak üzere 90 kişilik bir grupla Kahramanmaraş’a sinemaya, Sürgün İnek filmine gittik. Yaklaşık 50 kişilik bir grupla Antakya’ya gittik. Güzel bir Antakya kahvaltısının ardından şehri gezdik.

 

1149027_1480138355534119_209393185_n

Gençlerin ilgisi ve geldikleri yer itibari ile verimli bir dönem geçirdiğinizi söyleyebilir misiniz?

 

Elbette, çok verimli bir süreç geçirdik. Gençlerimizin ilgisi beklentilerimizin üzerindeydi. Biz bu eğitim sürecinde hayata dair birçok şeyi vermeye çalıştık. Sadece Kitap okumakla veya geziyle sınırlı değildi yapılanlar. Derneğimizin fizikî yapısı uygun olduğundan, bu gençler istedikleri zaman yemek yapıp, bulaşık yıkadılar, temizlik yaptılar. Her şey hazırlanıp, önlerine sunulmadı. Bu sürecin her aşamasında fiili olarak yer aldılar. Her bir faaliyeti, bizim gözetimimizde, bir öğrencimiz yürüttü. Bu da onların sorumluluk bilincini artırdığı gibi, organizatörlük gibi önemli beceriler kazandırdı.

 

Sizce günümüzde gençliğin en önemli sorunları neler?

 

Bu sorunun cevabı olarak birçok şey söylenebilir elbette… Ama bana göre gençlerin en önemli sorunu,  “hedefsizlik”. Bir hedefleri yok hayata dair, bundan dolayı bir fikirleri de yok. Lakayt yaşıyorlar hayatı. Etraflarında yaşanılanlardan bîhaberler. Umursamaz bir yapıları var. Bencilce davranıyorlar. Fedakârlık duygusuna yabancılar. Olumlu veya olumsuz bir fikir algıları yok. Sadece tüketiyorlar, üretme gibi bir dertleri yok…

 

Bunlar bana göre de  çok önemli tespitler. Peki bu sorunların çözümünde  neler yapabilir sizce?

 

Ben tespit ettiğim bu sorunların en büyük kaynağının aile olduğunu düşünüyorum. Sorunun temel kaynağı aile olduğu için, ancak ailede çözülebilir diye düşünüyorum. Aileler sorumsuz bir nesil yetiştiriyor farkında olmadan. Bencil, kendinden başkasını umursamayan, paylaşmayı bilmeyen, diğerkâmlık nedir bilmeyen çocuklar yetiştiriyor.

 

Tabi bunda modernizmin payı büyük. Kişisel gelişim kitaplarıyla, Tv ve birçok iletişim kanalıyla, toplum algısı, bilinçli olarak değiştiriliyor. Çocuk hayatın merkezinde, tüm varlıklar onun etrafında pervane oluyor bu algıda. Aileler modernizmin seline kapılarak sorumluluk bilinci olmayan, saygı, sevgi, edeb, âdâp bilmeyen nesiller yetiştiriyorlar.

1526732_1480138465534108_752385328_n

 

İlk-Der Gençlik Akademisi olarak bu sorunların çözümü için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

 

Tabi bu çok büyük bir sorun, sel gibi akıp gelen bir modernist algı var toplumda. Değişimi de zor haliyle. Ailelere ve biz eğitimcilere büyük görev düşüyor bu konuda.

 

İlk-der Gençlik Akademisi olarak, bu 5 aylık süreçte, gençlerimizin bencillik, umursamazlık gibi duygularını mümkün mertebe törpülemeye çalıştık. Etraflarında olup bitenlere karşı duyarlı olma his ve algısını vermeye çalıştık. Özellikle fedakârlık konusunda hassas davranıp, her defasında gerekli telkinleri yaptık, fiili olarak bu duygunun açığa çıkmasını sağlamak için, uygun ortamlar oluşturduk. Bunun güzel bir örneğini vermek istiyorum. Bu gençlerimiz Ramazan ayı boyunca gönüllü olarak dernekte Kur’an öğretecekler. Özellikle küçük çocuklarla birebir ilgilenecekler.

Bunun dışında İlk-Der Yönetimi ile konuşularak ailelere yönelik “Ailede çocuk eğitimi” konulu seminerler verdirmeyi düşünüyoruz. Yine dernek bünyesinde ailelere yönelik faaliyetler yapmayı planlıyoruz. İnşallah ileriki zamanda bu tip faaliyetlerimizi artırarak devam ettirmeyi düşünüyoruz.

 

Son olarak Bütün bu faaliyetlerimizde fikirleriyle ufkumuzu açıp, bize yol gösteren, bizden hiçbir yardımını esirgemeyen Mustafa Yıldız hocamıza çok teşekkür ederim.

 

Bizde İlk-Der (İmam Hatip ve İlahiyat Gönüllüleri Derneği)’ne özellikle İlk-Der Gençlik Akademisine çalışmalarında başarılar diliyor söyleşimize katıldığınız için teşekkür ediyoruz.

 

Bende sizlere teşekkür ediyorum….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here