OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Savcı Kiraz’in şehit edilmesi, polis yerleşkesine düzenlenen intihar saldırısı, Fenerbahçe Otobüsüne yapılan silahlı saldırı son bir haftadır ülkemizin en önemli konuları oldu kuşkusuz. Bu tatsız olayların devamının geleceği, hatta daha büyük olayların olacağı da öngörülüyor.

Peki bu ülkenin % 80’i,  hatta %90′ ı bu olayları lanetlerken ve kabullenmezken nasıl oluyor da bu olaylar bu kadar sansasyon meydana getirebiliyor. Türkiye’nin gündemini bu kadar meşgul edebiliyor. Bizim de içinde bulunduğumuz basın, manipulatif ve algı yönetimi konusunda nasıl bu kadar mahir davranabiliyor.

Şöyle ki; gerçekten ekmek almaya gidiyor bile olsa polisin kazara ölmesine sebebiyet verdiği Berkin Elvan bayraklaştırılabiliyor. Öte yandan fakirlere yardım için gittiği kesin olan Yasin Börü ve arkadaşları bile-isteye hunharca katlediliyor ama Berkin’in çeyreği kadar bile gündem olmuyor.

Savcı Kiraz olayıyla ilgili birçok CHP’li kınama ve lanetleme mesajı yayınlaması o kadar medyada yer almazken,  bir vekilin terörist aileye yaptığı taziye manşetlerden düşmüyor.

Son zamanlarda sosyal medyada kimin yazdığı belli olmayan bir yazı dolaşıyor. Yazıdan bazı alıntılar yaptıktan sonra yazımıza devam edelim.

 “Bir Cumhuriyet savcısı düşünün, İmam Hatipli, şehit olmadan önce abdest almış, namaz kılmış. Eğer böyle bir savcınız varsa, sizi rahat bırakmazlar.

Bir baba düşünün, evladı şehit olmuş ama o mütevekkil, imanlı, kendini ve evladını Allah’a adamış.

Bir evlat düşünün şehit babasının cenaze namazında, Yusuf yüzlü, melek yüzlü, ay yüzlü.

Bir Cumhurbaşkanı düşünün, şehit ailesinin evine gidip, ayakkabılarını çıkarıyor, sonra bir Aşrı Şerif okuyor, ezberden.

Sağlam durun gençler, bacılar, dostlar, eğer sizin ülkeniz İslam dünyasının umuduysa, sizin milletiniz ümmetin gönlünde ayrı bir sevgiye sahipse, sizin şehriniz hala payitaht diye anılıyorsa…

Sağlam durun kardeşlerim. Bir ümmetin perişan olmuş coğrafyasında tek umutsanız, medeniyetinizi yok etmek için bitmeyen Haçlı Seferleri yapılıyorsa hala, düşen sancak senin topraklarında kaldırılacaksa yine, bir büyük uyanış, diriliş ruhu tekrar bu topraklardan yayılacaksa dünyaya…

Sağlam dur iki gözüm, seni de, ülkeni de rahat bırakmazlar. 
Sağlam dur ki yıkılmasın ümmetin son savunma hattı ve son kalesi.
Sağlam dur ki insanlık kazansın…”

Bu tespitlerden de anlaşılıyor ki bizi rahat bırakmayacaklar. Ortadoğu ülkeleri gibi iç kavga ve istikrarsızlıklar çıkana kadar devam edecekler.

Bize düşen en önemli sorumluluk yaptığımız konuşma ve paylaşımların kime hizmet edeceğini iyi tespit edip ona göre hareket etmek.

Allah birliğimizi bozmasın , bu ülkeyi karıştırmak isteyenlere fırsat vermesin. Dünyayı, ahiretimizi kazanacak güvenli bir imtihan alanı kılsın.

Selam ve dua ile…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here